Arslan, paylaşımında Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’e onlarca yıl emek verdiğini belirterek, kenti bilim, kültür, sanat ve çağdaş bir kent anlayışıyla buluşturan güçlü bir vizyonun adı olduğunu ifade etti. Büyükerşen’in yalnızca görevler üstlenen bir yönetici değil, Eskişehir’i marka kente dönüştüren bir isim olduğunu ifade etti.
Rektörlüğü döneminde eğitimi Anadolu’nun dört bir yanına taşıyan bu anlayışın, büyükşehir belediye başkanlığı sürecinde Eskişehir’i toplumcu belediyeciliğin, kamucu yönetimin ve kültür odaklı kentleşmenin örnek şehri haline getirdiğini belirten Arslan, yeşil alanları, müzeleri, tiyatroları, festivalleriyle yaşayan bir Eskişehir’in bu dönemde inşa edildiğini kaydetti.
''TOPLUMCU BELEDİYECİLİĞİN SONUCUDUR''
Altyapıdan ulaşıma, çevreden kent estetiğine, kültürden turizme kadar atılan her adımın kamusal yararı ve geleceği önceleyen bir anlayışın ürünü olduğunu ifade eden Arslan, Eskişehir’in yaşanabilir kentler arasında üst sıralarda yer almasının 25 yıla yayılan tutarlı ve toplumcu belediyeciliğin sonucu olduğunu dile getirdi.
Daha önce beraatle sonuçlanan bir dosya kapsamında yürütülen yargı sürecinde savcılık makamınca esasa ilişkin mütalaa açıklanmasına da değinen Arslan, bu gelişmenin Eskişehir’e ömrünü adamış bir isme yönelik dayanışma duygusunu büyüttüğünü ifade etti.
''YILMAZ BÜYÜKERŞEN YALNIZ DEĞİLDİR''
Arslan mesajında, “Bu kent Yılmaz Hocamızın dürüstlüğünü, kamu kaynaklarına gösterdiği hassasiyeti ve halktan yana yönetim anlayışını çok iyi bilmektedir. Ona sahip çıkmak, Eskişehir’in birikimine ve ortak hafızasına sahip çıkmaktır. Yılmaz Büyükerşen yalnız değildir” ifadelerine yer verdi.





