Eskişehir Kent Konseyi ve Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Ahmet Kapanoğlu, kentlerin yalnızca belediyelerle değil, ortak akıl ve çok paydaşlı yönetim anlayışıyla gelişebileceğini söyledi. Eskişehir’in öncelikli ihtiyaçları arasında çevre yolu ve havaalanının daha aktif hale getirilmesini gösteren Kapanoğlu, madencilikten kentsel dönüşüme, yaşam maliyetlerinden yerel yönetim anlayışına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

BUSE KUŞCU: Eskişehir Kent Konseyi ne zamandır faaliyet gösteriyor ve hangi faaliyette içerisinde yer alıyor?

AHMET KAPANOĞLU: Eskişehir Kent Konseyi, Türkiye'de Kent Konseyleri Yönetmeliği'nin resmi gazetede yayınlanmasından itibaren 2006 yılında hayata geçiyor. O yıldan bu yıla da Türkiye'de Kent Konseyleri Yönetmeliği'nde belirtilen Kent Konseylerinin görevi olan katılımcı yerel yönetişimi şehirlerimizde güçlendirmek ve Eskişehir Kent Konseyi de o yıldan itibaren bu doğrultuda çalışmalarını yürütüyor. İlk olarak 2006 yılında mevzuat çıkıyor. Kent Konseyimiz de 2010 yılında artık iyice aktif hale geliyor.

“Umarım konforunu yaşadığımız bir çevre yolumuz olur”

-Eskişehir Kent Konseyi'nin Eskişehir'de genel olarak gördüğü sorunlar nelerdir?

Türkiye'nin diğer illerinden şehrimize gezmeye gelen insanlar kendi yaşadıkları illeriyle Eskişehir'i karşılaştırınca kentsel gelişim anlamında bugüne kadar Eskişehir'de pek çok doğrular yapıldı. Hatta bu doğrular bir araya geldiğinde adeta Türkiye'de katalog şehir, rol model şehir oluşturduğunu biliyoruz. Örneğin şehrin yayalaştırılması, yaya yollarının arttırılması, Türkiye'de büyük meydanlar şeklinde parkların oluşturulması Eskişehir'in aslında Türkiye'de kentlerimize kazandırdığı örnek kentsel gelişim doğrularından birisi. Bu noktada tabii şehirler de aynı aslında. İnsan yaşamında olduğu gibi sürekli gelişiyorlar, sürekli değişiyorlar ve revizeler de gerekiyor. Biz Eskişehir'in şu anda en önemli kent konusu olarak problemlerinden bir tanesini gayet net, açık bir şekilde hepimizin yaşadığı çevre yolu olarak görüyoruz. Dolayısıyla inşallah bu yatırım programlarına alınır. Yatırım programlarına alındıktan sonra da sadece alınması yetmiyor, çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor. Umarım, bizim de Bursa gibi diğer yakın çevre ilerimizde örneklerini gördüğümüz, konforunu yaşadığımız bir çevre yolumuz olur. Bunu Eskişehir'in şu anda öncelikli ihtiyaçları arasında görüyoruz.

“İnşallah ileride bir havaalanımız daha aktif hale gelir”

Bir diğer ihtiyacımız şehirde Eskişehir Kent Konseyi olarak sürekli her platformda da dinlendirdiğimiz kentsel gelişim açısından bizim mevcut bir havaalanımız var. O mevcut havaalanın aslında hem ulusal hem de uluslararası teknik anlamda donanıma sahip olduğunu ve aslında Eskişehir'de, üniversitelerimizde, teknik üniversitelerimizin de, yerel yöneticilerimizin de Eskişehir'in tüm dinamiklerinin böyle bir ulusal ve uluslararası hizmet verecek havaalanının gelişmesi için heyecanı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu Eskişehir'in motivasyonunu değerlendirmek için inşallah ileride bir havaalanımız daha aktif hale gelir. Bu da şehrin önemli ihtiyaçlarından bir tanesi.

“Madencilik açısından gelişecek alanların ortak akılla belirlenmemesi”

Bunun dışında da tabii Eskişehir'imizde biliyorsunuz çok bereketli topraklarımız var. Hatta Tarım Bakanlığımızın tarımsal sit alanı ilan ettiği Alpu Ovası gibi şehrimizin etrafında, kırsal ilçelerimizde doğasıyla, taşıyla, toprağıyla harika topraklarımız var. Şimdi burada çok önemli olan topraklarda yapılan tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi, desteklenmesi ve aynı zamanda da o verimli toprakların zarar görmemesi için doğru madencilik kurallarına göre uygulanması gereken madencilik ruhsatı verilen yerler var. Dolayısıyla şehrimizin önceliklerinden bir tanesi de maalesef ki şehrimizde madencilik açısından gelişecek alanların ortak akılla belirlenmemesi. Eskişehir Kent Konseyi olarak bunu da önemsiyoruz ve bu noktada şehrin savunuculuğunu da yapmaya devam ediyoruz.

“Belediyelerimiz şehrin gelişiminde tek yetkili makamlar değiller”

-Eskişehir Kent Konseyi çözüm süreçlerinde yer alıyor mu? Alıyorsa hangi olayların çözüm süreçlerinde yer aldı?

Eskişehir Kent Konseyi bu ihtiyaçların belirlenmesi, bu ihtiyaçlar konusunda nelerin yapılması gerektiği, hakkında bir karar vermiyor. Lakin karar vericileri ve karar vericilerin faydalanabileceği bilimsel açıdan konunun sacayakları neyse konunun uzmanlarını bir araya getirip ortak akıl platformu oluşturabilecek anayasal düzenin içerisinde mevzuatta yeri olan bir yapıyla sürece dahil oluyor. Biliyorsunuz artık sadece şehirlerde yerel yönetimler, belediyelerimiz şehrin gelişiminde tek yetkili makamlar değiller. Farklı farklı kurumlarımız var. Tarımla ilgili İl Tarım Müdürlüğümüz var. Çevre ile ilgili Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüz var. Üniversite kampüsleri hakeza, kent merkezlerinde artık Türkiye'de pek çok ilde neredeyse kent yaşamına dahil olan doğal aktörler var. Eskişehir özelinde Eskişehir Kent Konseyimiz de kamp kurumlarımızın, belediyelerimizin ve üniversitelerimizin, akademik odalarımızın bir araya gelebildiği bir yapı…

“Ortak akıl çalıştayı düzenledik”

Bununla ilgili somut bir örnek vermemi isterseniz; Büyükşehir Belediye Başkanımızın, yıllarca hem Eskişehir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nde, hem Eskişehir Barosu bünyesinde, hem de Kent Konseyi Yönetim Kurulu’nda gönüllü olarak görev almış olması; ortak akıldan çıkan sonuçların doğruya en yakın sonuçlar olabileceğini içselleştiren bir yerel yönetim anlayışının oluşmasına katkı sağlamıştır.

Bu anlayış doğrultusunda, Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz tarafından Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlanırken, biz de Eskişehir Kent Konseyi olarak kapsamlı bir ortak akıl çalıştayı düzenledik. Çalıştaya AK Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyeleri ve ilgili komisyon temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, Serbest Mimarlar Derneği gibi meslek örgütleri, ayrıca İnşaat Mühendisleri Odası, Jeofizik Mühendisleri Odası ve Jeoloji Mühendisleri gibi uzman kurumların temsilcileri katıldı. Öncesinde yine, hemşerilerimizin bir araya gelip doğruya ulaşmak açısından iyi niyetle toplantılarımızı gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm örneğini verdim ama bununla ilgili hayvan hakları, çevreyle ilgili yaptığımız çalışmalarda bu çerçevede, bu minvalde ilerliyoruz. Eskişehir'de konunun uzmanlarıyla bir araya gelerek her kurumun faydalanabileceği kaynaklar oluşturuyoruz.

“Ahilik kültürünün yeniden canlanmasını arzuluyoruz”

-Eskişehir’de “yaşam pahalılaştı ve öğrenci şehri olmaktan çıktı” gibi eleştiriler bulunuyor. Kent Konseyi bu eleştirilere nasıl bakıyor?

Öncelikle ben de dahil olmak üzere hepimiz güzel ülkemizin hem doğasıyla, havasıyla, suyuyla bize neler verebileceğini çok iyi biliyoruz. Ve kolay ulaşabileceğimiz, ucuza ulaşabileceğimiz şeylere biz şu anda yaşam maliyetlerimizin gayet arttığı bir seviyede ulaşıyoruz. Dolayısıyla bu noktada hepimizin yaşam maliyetleri arttı. Bu çok açık. Ve ne yazık ki özellikle öğrenciler açısından da hayat çok pahalı oldu. Dolayısıyla biz her zaman şunu savunuyoruz ülkemizde. Bir kere kendi kendine yeten doğal kaynaklarıyla üreten bir ülke olmadığımız sürece ekonominin bizim arzu ettiğimiz yaşam maliyetlerimizin çok kolay karşılanabileceği bir seviyeye gelemeyeceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla üretim çok önemli. Tarımsal üretim bu noktada çok önemli. İşte bugün bahsettiğimiz gençlerimiz ve ondan sonraki gelecek nesillerin şu anda yaşadığımız sıkıntıları yaşamaması için bu üretime dayalı özellikle katma değer yaratacak ürünlerin üretilmesine dayalı bir programa geçilmesi lazım. Bunu hedeflememiz gerekiyor. Tabii bu uzun vadede yapılacak işler. Kısa vadede de biz şunu da gözlemliyoruz. Hem de bunu zaten söylemlerimizde de paylaşımlarımızda da ifade ediyoruz. Biliyorsunuz bizde bir ahilik kültürü vardı. O ahilik kültüründe tamamen insana özgü bütün iyi insani hasletlerin özellikle esnaflarımız tarafından bilhassa dikkat edilerek uygulanması gerekiyordu. Ancak şunun da çok farkındayız: Şu anki mevcut ekonomik durumu kötüye kullanan bazı ticaret insanların, esnafların olduğunu da ne yazık ki gözlemliyoruz. Yani bir şeyin fiyatı bir yerde farklı, yan dükkanında farklı, ondan sonraki şeyde çok daha farklı olabiliyor. İşte biz o ahilik kültürünün yeniden canlanmasını arzuluyoruz. Özellikle bu kültür içerisinde şu vardır: Evlatlarına helal para götürmek ahilik kültürünün omurgasını oluşturur. İşte biz bu fiyat farkında fırsatçılığa da müsaade edilmemesini, yani bunun sadece kamu kurumları tarafından denetlenmesi değil, aynı zamanda vatandaş olarak da eğer bir fiyat farkı varsa hani oradan satın alma gücünü de kullanarak bir şekilde tepki verilmesini arzu ediyoruz. Aslında destekliyoruz da çok açık konuşayım, fırsatçılara da göz açtırmamak gerekiyor.

“Eskişehir'de diğer illere bakarak biz biraz daha bu konuda iyiyiz”

-Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında yaşanan gerilimler kent hizmetlerini etkiliyor mu?

Merkezi yönetim ve yerel yönetimin çalışma alanları zaten mevzuatta gayet açık ve net bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu andan itibaren gelen birikimle çizilmiştir, bellidir. Biz Eskişehir Kent Konseyi olarak hem kamu kurumlarımızla hem yerel yönetimlerimizle bir kere gayet uyumlu çalışabiliyoruz. Ve bu noktada Eskişehir'de tüm yerel yöneticilerimizin de Eskişehir'in o Yunus Emre sevgi şehrinden gelen doğasına, atmosferine rahat ettiklerini görüyoruz. Yani Eskişehir'de işbirliklerinin olması bizleri mutlu ediyor ve çalışmalarımızı da açıkçası kolaylaştırıyor. Zaten herkes hem merkezi yönetimin atadığı temsilciler, yöneticilerimiz hem yerel yöneticilerimizin aslında tek bir ortak noktası var. O şehirde yaşayanların yaşam kalitesini arttırmak, yaşam refahını geliştirmek. İşte bu noktada da şehirlerde yapılabilecekler aslında belli. Fikir ayrılıkları elbette olabilir. Bu fikir ayrılıklarının Eskişehir'de konuşulabiliyor olması aslında bir ortak doğruyu oluşturacaktır. Eskişehir'de diğer illere bakarak biz biraz daha bu konuda iyiyiz, bu konuda da rol modeliz. Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı da olduğum için Ülkemizdeki diğer illere göre kıyaslayabiliyorum. İnşallah bu noktada böyle tüm şehirlerimiz Eskişehir'den örnek alırlar. Böyle ilerlerler.

Kaynak: Buse Kuşcu