İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan ve İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ve partinin il teşkilatı, Eskişehir Ticaret Borsası önünde 2026 yılı hububat alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını belirterek iktidara tepki gösterdi.
İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat taban fiyatlarına tepki göstererek, Yer, açıklanan fiyatların çiftçinin beklentilerini karşılamadığını vurguladı. Yer, “2026 yılı için Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan hububat taban fiyatlarının kabul edilemez olduğu ve aslında çok net bilinen maliyetlere rağmen köylümüze, çiftçimize, üreticimize reva görülen artışın karşılığının bulunmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız” dedi.
“Azalan üretici nüfusu tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımız bir durumdayız”
Türkiye’de tarım nüfusunun her geçen yıl azaldığını vurgulayan Yer, tarım sektöründeki yaş ortalamasının 58 olduğunu ifade etti. Yer, “Yıldan yıla küçülen tarım nüfusu, 2000'li yılların başında 7 milyon 100 bin kişi ile toplam nüfusa oranla yüzde 34,3 iken, bugün geldiğimiz noktada tarım sektörü nüfusu Türkiye Ziraat Mühendisler Birliği verilerine göre 5,1 milyon kişiye inmiş durumdadır. Tarım nüfusunun yaş ortalaması 58,1 olup, üreticilerimizin yüzde 34'ü 65 yaş ve üzerindedir. Yani giderek azalan üretici nüfusu tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımız bir durumdayız. Bu küçülmenin ve azalmanın en net sebebinin, başından beri uygulanan yanlış tarım politikaları olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ürün alamayan çiftçimiz için yağışlar neticesinde bir umut yılı olmuştu”
Yer, yağışlarla birlikte yüksek hububat rekoltesi beklendiğini ancak açıklanan taban fiyatların büyük hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. Yer, “2026 yılı, geçtiğimiz yıllarda yaşanan uzun süreli kuraklık, diğer afetler ve ekonomik problemler nedeniyle bunalan, ürün alamayan çiftçimiz için yağışlar neticesinde bir umut yılı olmuştu. Yağışlar ve hava durumu sayesinde gerçekleşen yüksek hububat rekoltesi sebebiyle, girdileri karşılayacak ve geçmiş yılların eksi bakiyelerini kapatacak bir taban fiyat beklentisi mevcuttu ancak gerçekten dağ fare doğurdu.” diye konuştu.
“Tarımda genel bir iflas yaşanırken ziraat odaları ve çiftçi birliklerinden adeta çıt çıkmadı”
Açıklanan fiyatların üreticinin giderlerini karşılamadığını söyleyen Yer, ziraat odaları ve çiftçi birliklerinin süreçte sessiz kaldığını ifade etti. Yer, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“2 Haziran tarihinde açıklanan fiyatlarda buğdayda 16,5 TL, arpada ise 12,75 TL olarak belirlenen taban fiyat büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Geçtiğimiz yıl buğday 13 TL, arpa ise 11 TL olarak açıklanmıştı. Mazotun 2025 döneminde 47 TL'den 67,50 TL'ye geldiği, tohumun 18,5 TL'den 30 TL'ye çıktığı, üre gübresinin tonunun 18 bin 500 TL'den 32 bin 500 TL'ye yükseldiği, DAP gübresinin 50 kilogramlık çuval fiyatının 1.600 TL'den 2.100 TL'ye çıktığı, kompoze gübrenin ton fiyatının 24 bin 500 TL'ye ulaştığı, tarımsal sulama elektriğinin kilovat saat fiyatının 3,8 TL'den 4,4 TL'ye çıkarıldığı ve daha birçok gider kalemi hesaba katıldığında ortaya çıkan net sonuç zarar göstermektedir. Bu tabloda çiftçimizin, üreticimizin umudu bir kez daha kırılmış, hayalleri boşa çıkmıştır. Tarımda genel bir iflas yaşanırken konunun muhatabı olan ziraat odaları ve çiftçi birliklerinden adeta çıt çıkmamış, günü kurtarmaya yönelik açıklamalarla süreç soğutulmuş ve geçiştirilmiştir. Güncel siyasi çalkantılar ve istenen sessizlik neticesinde çiftçinin, üreticinin ve köylünün haklı haykırışı ile yaşadığı sıkıntılar maalesef görülmemekte ve duyulmamaktadır.”
“Çiftçiye adeta 'Tarımı bırak, üretmeyi bırak, toprağı bırak' denilmektedir”
2025 yılı destekleme ödemelerinin hala yapılmadığını belirten Yer, çiftçiye “Tarımı bırak” mesajı verildiğini iddia etti. Yer, “Bizler İYİ Partililer olarak 'Bu durum böyle gidemez, böyle sürdürülemez.' diyoruz. 2025 yılı destekleme ödemeleri hâlâ yapılmamışken, ürün teslim bedeli ödemeleri 2026 yılı için 30 günden 45 güne çıkarılmışken, 'Benim verdiğim fiyat bu, işine gelirse.' anlayışı ortaya konulmuşken, çiftçiye adeta 'Tarımı bırak, üretmeyi bırak, toprağı bırak' denilmektedir” dedi.
"Bugün çiftçimiz kazanamamakta, borç yükü altında ezilmekte"
İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, çiftçinin maliyetlerinin son bir yılda ciddi oranda arttığını ifade ederek, açıklanan fiyatların çiftçinin emeğini korumaktan uzak olduğunu belirtti. Ulucan, “Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, üreticimizin artan maliyetleri karşısında yetersiz kalmış ve çiftçimizin beklentilerini bir kez daha boşa çıkarmıştır. Gübre, mazot, tohum, ilaç ve sulama giderleri son bir yılda katlanırken, açıklanan fiyatlar çiftçinin emeğini ve alın terini korumaktan uzak kalmıştır. Bugün çiftçimiz kazanamamakta, borç yükü altında ezilmekte ve üretime devam edip edemeyeceğinin hesabını yapmaktadır” diye konuştu.
“Söz konusu olan çiftçinin alın teri, olduğunda iktidarın tercihinin yine üreticiden yana olmadı”
İYİ Parti’nin çiftçinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla TBMM’ne kanun teklifi sunduğunu belirten Ulucan, teklifin AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini ifade etti. Ulucan, “Bu tablo karşısında İYİ Parti Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubumuz, üreticimizin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla buğdayda kilogram başına en az 3,5 TL, arpada ise kilogram başına en az 2,5 TL fark ödemesi yapılmasını öngören bir kanun teklifini TBMM’ye sunmuştur. Ancak çiftçinin nefes almasını sağlayacak bu teklif, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiştir. Söz konusu olan çiftçinin alın teri, emeği ve geçimi olduğunda iktidarın tercihinin yine üreticiden yana olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.
“Gerçek yerli ve millilik çiftçiyi desteklemekle olur”
Ulucan, tarımda sürdürülebilirliğin ancak üreticinin korunmasıyla mümkün olacağını belirterek, iktidarın yerli ve millilik söyleminin uygulamada karşılık bulmadığını iddia etti. Ulucan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Tarımın sürdürülebilir olması ancak üreticinin korunmasıyla mümkündür. Dışarıdan arpa, buğday ve mısır ithal ederek yerli ve milli kalkınma sağlanamaz. Bugün mevcut iktidarın yerli ve millilik anlayışı ne yazık ki söylemde kalmaktadır. Gerçek yerli ve millilik; çiftçiyi, üreticiyi ve emekçiyi desteklemekle olur. Bizler İYİ Parti olarak diyoruz ki; Türk çiftçisinin, Türk üreticisinin ve alın teriyle çalışan tüm emekçilerin dün olduğu gibi bugün de yanında olmaya devam edeceğiz.”





