Sakarya Nehri’nin doğuş noktası olan Çifteler’deki Sakaryabaşı bölgesinde su seviyesindeki düşüş ve DSİ tarafından yürütülen çalışmalar, yerel yönetim ile iktidar partisi temsilcileri arasında tartışmaya neden oldu.
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın “yerel yönetimin iş bilmezliği ve ihmali” yönündeki eleştirilerine yanıt veren Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakçı, bölgedeki sorunun yeni olmadığını ve çözüm noktasındaki işbirliği taleplerinin geri çevrildiğini ifade etti.
“Göreve geldikten iki ay sonra su kayboldu”
Eskişehir Haber Ajansı (EHA) Yazı İşleri Müdürü Ayşe K. Uçak’a konuşan Konakçı, bölgedeki su sorununun kendi yönetimlerinden önce başladığını vurgulayarak süreci şu sözlerle anlattı: “Biz göreve geldikten kısa bir süre sonra, 20 Haziran’da göletteki su kayboldu. Ancak bu yeni bir durum değil. 2023 yılının Ağustos ayı başında da su zaten kaybolmuştu. Biz bu konuda bir farkındalık oluşturmak istedik. ‘Burada su yok, gelin ilgilenin’ diyerek çağrıda bulunduk. Resim çalıştayı düzenledik, konuyu uluslararası basına taşıdık ve Meclis gündemine getirdik. DSİ’ye defalarca yazı yazıp, üç kez ziyarete gitmemize rağmen sonuç alamadık.”
“Mühendislik hatası değil, ihmal var”
AK Parti kanadından gelen “mühendislik hatası” iddialarını reddeden Konakçı, “DSİ’den sonuç alamayınca en sonunda AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın kapısını çaldık. Durumu ve yapılan yanlışları kendisine ilettik, o da düzeltmeyi kabul etti. Biz müracaat etmesek belki de bölgeye hiç uğramayacaklardı. ‘Sistemsel mühendislik’ hatası diyorlar, ancak biz orada mühendislik hatası teşkil edecek hiçbir işlem yapmadık” ifadelerini kullandı.
“70 yıldır o kapaklar açılır ve kapanır”
Su kaybıyla ilgili kendilerine yönetilen “kapakların açılması ve kil dökülmesi” suçlamalarına da yanıt veren Konakçı, yapılan işlemlerin bölgedeki 70 yıllık rutinin bir parçası olduğunu belirtti. Konakçı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “70 yıldır orada nisan ayında kapaklar açılır ve kapatılır. Biz kapakları açtıktan iki sonra su doldu, hatta 19 Mayıs’ta flyboard gösterileri yaptık. Şimdi ‘tamir yaptık’ diyorlar ama kapağı kapatalı 1,5 ay oldu, su hala istenilen seviyeye gelmedi. Bizim orada yaptığımız bir mühendislik hatası yok. Bizden önceki dönemlerde de benzer sorunlar olmuş. İşçilerimiz, Kadir Başkan döneminde kaçakları önlemek için 200 kamyon taş döküldüğünü ancak zeminin bunu yuttuğunu anlatıyor. Biz sadece sızıntıyı önlemek için kil döktük. Kilin suya ve kaynağa bir zararı yoktur.”
“DSİ’nin müdahalesi çok geç oldu”
DSİ’nin sürece geç dahil olduğunu ve teknik bilgileri kendileriyle paylaşmadığını ifade eden Konakçı, suçlamaların siyasi olduğunu savundu. Gölet tabanındaki sızıntıların kapatılması için DSİ’ye başvuruda bulunduklarını söyleyen Konakçı, “Altta su kaçakları vardı ve bunlar gözle görülebiliyordu. Talebimiz sadece bu kaçakların kapatılması ve gölete su dolmasının sağlanmasıydı. Kendilerine, ‘eğer siz kapatamıyorsanız bize müsaade edin, protokol imzalayalım biz kapatalım’ dedik. Ancak bu talebimiz kabul edilmedi; çalışmayı kendilerinin yapacağını belirttiler. Son aşamada tahminimce kimyasal madde kullanarak bu kaçakları kapattılar. Bölgeyi biraz daha derinleştirip suyun basıncını artırdılar ancak bize hiçbir teknik bilgi vermiyorlar ve bizimle görüşmüyorlar” dedi.
“Teknik açıklama yerine suçlu aranıyor”
Kurumlar arası diyaloğun ciddiyetine vurgu yapan Konakçı, “Sakaryabaşı’nın debisinde bir eksilme var ve bunu kendileri de biliyor. Ancak teknik bir açıklama yapmak yerine suçlu arıyorlar. Biz onlarla ‘elti-görümce’ değiliz, DSİ benim kayınvalidem değil; biz resmi kurumlarız. Bizim tartışacak bir mevzumuz yok. Sırf konuyu uluslararası basına taşıdığımız için bize kızdılar. Siyasi bir hedef gösterme çabası var” diye konuştu.
“Gürhan Albayrak’a iyi niyetle gittik”
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ı ziyaret etmesinin parti içinde eleştirilmesine de değinen Konakçı, “Gürhan Albayrak’a tamamen iyi niyetimizle gittik. Sakaryabaşı bizim göz bebeğimiz; ilçemizin en önemli turizm ve piknik alanı. Gürhan Bey’in samimiyetine güvendiğimiz için randevu alıp durumu kendisine izah ettik. İlgileneceğini söyledi ve gerçekten ilgilendi. O görüşmenin ardından DSİ bölgeye geldi. Ancak şimdi orada bir suçlu arama çabasına girildi” ifadelerini kullandı.
“Pişman değilim, yeter ki Çifteler kazansın”
Çözüm bulmak amacıyla AK Parti İl Başkanlığı aracılığıyla girişimde bulunmasına rağmen, aynı siyasi kanal tarafından “ihmal” ve “iş bilmezlikle” suçlanarak hedef alınan Konakçı, kurduğu temasın ardından gelen eleştiriler sonrası “pişman mısınız? “ sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Pişman olmadım. Sonuçta Çifteler kazansın. Yeter ki orası dolsun. İlçemizin menfaati için attığımız bu adımdan dolayı hiçbir pişmanlığım yok.”
“Önlem alınırken çiftçi mağdur edilmemeli”
DSİ’nin bölgedeki kaçak kuyulara yönelik başlattığı çalışmalara da değinen Konakçı, “DSİ, 16 kaçak kuyu yakaladıklarını ve 311 kuyuya su saati takacaklarını belirtti. Bu konuda önlem alınırken çiftçi mağdur edilmemeli. Üç yıldır bölge kan ağlarken neden önlem alınmadı? Şimdi belediyeyi hedef göstererek ‘belediye başkanı istediği için kısıtlama yapıyoruz’ algısı oluşturuluyor” diye konuştu.
“Başka bir belediye olsaydı görmezden gelinirdi”
Belediye aleyhine savcılığa yapılan ihbar ve başlatılan soruşturmaya ilişkinde açıklama yapan Konakçı, doğal koruma alanına zarar verdikleri yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Konakçı, inceleme sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Savcılık ihbarı üzerine yapılan incelemede, ana gölet çevresinde belediyemize ait 5 çeşme tespit edildi. Bu çeşmelerin ve sulama sularının kaynağa aktığı iddia ediliyor. Oysa bu çeşmeler 2022 yılında yapılmış, biz yeni bir müdahalede bulunmadık. Kurban Bayramı temizliği sırasında, bataklık alanlarda koku ve sineği önlemek amacıyla sadece vatandaşın ayağının değebildiği alanlara küçük mucur taşlardan döktük. Bu işlem ‘doğal alana zarar’ olarak ihbar edilmiş. Müfettiş incelemesini tamamladı, biz de savunmamızı yaptık. Çim alanlarımız sulamasını havuzdan yapıyoruz. Suçlamaya onu da ilave etmişler. Oradaki tüm işletmelerin suları o kaynağa akıyor ve yıllardır sulama bu kanallardan yapılıyor. Bizim ekstra yaptığımız hiçbir şey yokken Çifteler Belediyesi hedef gösterildi. Bu yaklaşımda Cumhuriyet Halk Partili bir belediye olmamızın büyük etken olduğunu düşünüyorum. Başka bir belediye olsaydı bu durumlar muhtemelen bunlar görmezden gelinirdi.”
“Oksijen kalmadı, üretim durdu”
Bölgedeki su kaybının sadece turizmi değil, bilimsel çalışmaları da olumsuz etkilediğine dikkat çeken Konakçı, “O bölgede Ankara Üniversitesi’ne ait Su Ürünleri Fakültesi bulunuyor. Ancak nehirde yeterli su olmadığı ve suyun içindeki oksijen seviyesi düştüğü için şu an üretim yapamıyorlar. Halen bir üretim faaliyeti yok. Su gerçekten verimli hale gelir ve süreklilik sağlanırsa tekrar üretime geçebileceklerini düşünüyorum. Şu anda tesiste sadece 20-25 tane mersin yayını denilen balık haricinde hiçbir balık yetiştirilemiyor. Maalesef Türkiye’de bir şeyi yapmaya çalışırken başka bir şeyi bozuyoruz” ifadelerini kullandı.





