Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddesi, restoran, kafe ve yemekhane gibi toplu tüketim yerlerinde sunulan gıdaların içerik ve enerji (kalori) değerlerinin tüketiciye sunulmasının zorunlu hale getirilmesi. Artık dışarıda yemek yiyen vatandaşlar, sipariş ettikleri ürünün kaç kalori olduğunu ve hangi bileşenleri içerdiğini öğrenme hakkına sahip.
İşletmeler bilgileri menü, pano, broşür, dijital ekran veya karekod aracılığıyla paylaşabilecek. Karekod kullanılması durumunda işletmenin müşteriye bu imkanı ayrıca bildirmesi gerekiyor. Talep eden müşterilere bilgilerin ayrıca sunulması da zorunlu tutuluyor.
Düzenlemeye uyum için işletmelere kademeli süre tanındı:
İşletme Türü |
Son Tarih |
Kalori Bildirimi Son Tarih |
|---|---|---|
Ulusal zincir işletmeler |
1 Temmuz 2026 |
1 Temmuz 2026 |
Aynı ilde 3+ şubesi olan işletmeler |
31 Aralık 2026 |
31 Aralık 2026 |
Diğer işletmeler |
31 Aralık 2026 |
31 Aralık 2027 |
Ulusal zincir restoranlar ve kafeler en erken uyum sağlaması gereken grup olarak öne çıkıyor. Küçük ölçekli işletmelere ise kalori bildirimi için 31 Aralık 2027'ye kadar ek süre tanındı. Bu kademeli yapı, özellikle tek şubeli küçük restoranların adaptasyon sürecini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Gıda Etiketlerinde Hangi İfadeler Yasaklandı?
Yeni kılavuz, gıda etiketlerinde kullanılan yanıltıcı ifadelere ciddi sınırlamalar getirdi. Yasaklanan ve kısıtlanan ifadeler şöyle:
Tamamen yasaklanan ifadeler:
- "Yüzde 100 doğal"
- "En doğal"
- "Hakiki"
- "Ev yapımı" (endüstriyel ürünlerde)
- "Taze sıkılmış" (ambalajlı ürünlerde)
- "Fırından taze" (ambalajlı ürünlerde)
Koşullu kullanılabilecek ifadeler:
- "Doğal" → Yalnızca hiçbir katkı veya ilave bileşen içermeyen ürünlerde
- "Günlük" → Yalnızca raf ömrü 24 saat olan ürünlerde
- "Peynirli", "çilekli" gibi ifadeler → Yalnızca ilgili bileşen gerçekten kullanılmışsa
- "Aromalı" → Sadece aroma içeren ürünlerde zorunlu olarak yazılacak
Bu düzenlemeyle birlikte tüketicinin yanıltılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Örneğin fabrikada üretilen bir ürüne "ev yapımı" etiketi konulması, içinde gerçek meyve bulunmayan bir ürünün ambalajında meyve görseli kullanılması veya katkı maddesi içeren bir ürüne "yüzde 100 doğal" yazılması artık mümkün olmayacak.
Aroma İçeren Ürünlerde Meyve Görseli Kullanmak Neden Yasaklandı?
Yeni düzenlemenin en somut sonuçlarından biri, aroma içeren ürünlerde gerçek meyve görsellerinin kullanılmasının engellenmesi. Bu kural, tüketicinin ürünün içeriği hakkında yanılmasını önlemeye yönelik.
Örneğin çilek aromalı bir yoğurtta ambalaj üzerinde gerçek çilek fotoğrafı kullanılması, tüketicide ürünün gerçek çilekle yapıldığı algısı yaratıyordu. Oysa ürünün içinde gerçek çilek değil, çilek aroması bulunuyordu. Yeni düzenlemeyle bu tür ürünlerde "aromalı" ifadesinin açıkça yazılması zorunlu hale getirildi ve gerçek meyve görselleri yerine sadece aroma içerdiğini belirten tasarımlar kullanılacak.
Ancak ürünün içinde gerçek meyve bulunuyorsa ve bu bileşen belirli bir oran dahilindeyse, meyve görseli kullanılmaya devam edilebilecek. Kural, yalnızca "aroma var ama gerçek bileşen yok" durumundaki ürünleri kapsıyor.
'Krema' İfadesi Neden 'Kremsos' Oluyor?
Kılavuzda "krema" ifadesinin kullanımına ilişkin getirilen yeni kural, süt ürünleri piyasasını doğrudan etkiliyor. Tebliğ kapsamı dışında kalan ürünlerde "krema" ifadesinin kullanılması yasaklandı. Bu ürünler için "kremsos" gibi tanımlayıcı ifadelerin kullanılması gerekiyor.
Bu düzenlemenin temel amacı, gerçek süt kreması ile bitkisel yağ bazlı veya farklı bileşenlerle üretilen ürünler arasındaki ayrımı netleştirmek. Tüketici, "krema" yazan bir ürünün gerçekten süt kreması olduğunu, "kremsos" yazan ürünün ise farklı bir bileşimle üretildiğini anlayabilecek.
Çocuklara Yönelik Gıda Tasarımlarında Ne Değişti?
Düzenlemenin çocukları korumaya yönelik maddesi dikkat çekici. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek veya şiddeti özendirebilecek şekilde tasarlanan gıda ürünlerinin piyasaya sunulması yasaklandı.
Bu çerçevede gıdaların aşağıdaki şekillerde üretilmesi veya ambalajlanması mümkün olmayacak:
- Silah şekli
- Kafatası şekli
- Beyin şekli
- Dudak şekli
- Göz şekli
Düzenleme, özellikle çocuklara yönelik şekerleme, çikolata ve atıştırmalık ürünlerde sıkça karşılaşılan bu tür tasarımların çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Görsel çekicilik adına şiddet veya rahatsız edici imgeler kullanan gıda üreticilerinin artık farklı tasarım stratejilerine yönelmesi gerekecek.
Bitki Çaylarında Hangi Yeni Zorunluluk Getirildi?
Bitki çayları da düzenlemeden nasibini aldı. Yeni kılavuza göre bitki çaylarında hazırlama yönteminin etiket üzerinde açık ve anlaşılır şekilde yer alması zorunlu hale getirildi. Bu zorunluluk, tüketicinin ürünü doğru şekilde hazırlamasını ve beklenen faydayı elde etmesini sağlamaya yönelik.
Demleme süresi, su sıcaklığı, kullanılacak miktar gibi bilgilerin etiket üzerinde net biçimde belirtilmesi gerekiyor. Özellikle farklı bitki çaylarının farklı demleme yöntemleri gerektirdiği düşünüldüğünde, bu bilginin etiket üzerinde yer alması tüketici sağlığı açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Vatandaşlar Yeni Düzenleme Hakkında Ne Düşünüyor?
Düzenlemeye ilişkin farklı kesimlerden gelen tepkiler genel olarak olumlu. Gıda sektöründe çalışanlar ve tüketiciler, şeffaflığın artmasını destekliyor ancak uygulamanın etkinliği konusunda farklı görüşler mevcut.
Bir çorbacıda çalışan Feride Özbek, tüketicilerin ne tükettiğini bilmesinin en doğal hakkı olduğunu vurguladı. Restoran çalışanı Murat Deniz ise müşterilerden zaten bu yönde talepler geldiğini belirterek uygulamanın karşılık bulacağını ifade etti.
Gıda sektöründe uzun yıllardır çalışan Tayfun Tatar ise uygulamanın güzel olduğunu ancak fiyat odaklı tüketici davranışının sınırlayıcı olabileceğini söyledi. Vatandaşlardan Emine Yüzyılmaz, özellikle çocukların ne yiyip içeceğine ailelerin karar vermesi gerektiğini belirterek içerik bilgisinin önemini vurguladı.
Gıda Üreticileri ve İşletmeler Yeni Kurallara Nasıl Uyum Sağlayacak?
Düzenleme hem ambalajlı gıda üreticilerini hem de toplu tüketim yerlerini doğrudan etkiliyor. Uyum süreci için dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle:
- Ambalajlı gıda üreticileri: Etiketlerdeki yasaklanan ifadeleri kaldırmalı, "doğal" ve "günlük" gibi koşullu ifadelerin kullanım şartlarını kontrol etmeli, aroma içeren ürünlerde meyve görsellerini kaldırmalı ve "aromalı" ifadesini eklemeli.
- Ulusal zincir restoranlar: 1 Temmuz 2026'ya kadar menülerinde içerik ve kalori bilgilerini sunmaya başlamalı. Dijital menü sistemlerini güncellemeli veya karekod altyapısını kurmalı.
- Yerel restoranlar ve kafeler: 31 Aralık 2026'ya kadar içerik bildirimini, 31 Aralık 2027'ye kadar kalori bildirimini tamamlamalı. Bu süreçte menü tasarımlarını yeniden düzenlemeli.
- Çocuk gıdası üreticileri: Silah, kafatası gibi yasaklanan şekillerdeki ürünleri üretimden kaldırmalı ve ambalaj tasarımlarını güncellenmeli.




