Ticaret Bakanlığı, perakende sektöründe adalet, şeffaflık ve sürdürülebilirliği güçlendirmeyi amaçlayan yönetmelik taslağını kurum ve kuruluşların değerlendirmesine açtı. Taslak, uygulamada edinilen deneyimler ile sektör temsilcilerinin önerileri gözetilerek hazırlandı. Düzenlemeyle tedarik zincirinin güçlenmesi, yerel ticaretin rahatlaması ve kadın emeğinin ekonomideki karşılığının yükseltilmesi hedefleniyor. Taslak metni, sektörün farklı kesimlerinden gelecek geri bildirimlerle son şeklini alacak.
Taslağın en görünür adımı, yönetmeliğin adının değişmesi. Üreticiden perakendeciye uzanan ticari ilişkiyi yansıtacak biçimde düzenlemenin adı 'Tedarik Zincirinde Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik' olarak güncelleniyor. Adı değişen metnin kapsamının, tek tek satış noktalarından çok üretimden rafa uzanan bütün halkayı kavraması bekleniyor.
YÖNETMELİĞİN ODAĞI TEDARİK ZİNCİRİNE KAYIYOR
Yürürlükteki düzenleme, perakende ilişkilerini 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde yönetiyor. Mağaza işleyişinden kampanya kurallarına ve ödeme koşullarına kadar birçok başlık halihazırda aynı mevzuata bağlı. Taslakla birlikte odak, üretici ve tedarikçiyi de içine alacak şekilde genişliyor, amaç ve kapsam bölümlerine üretici ile tedarikçi kavramları ekleniyor.
Uygulamada tereddüt doğuran noktaların giderilmesi için üretici, tedarikçi ve çabuk bozulabilen tarım-gıda ürünü gibi tanımların yeniden yazılması planlanıyor. Tanımların netleşmesi, ödeme vadelerinin daha net ve hızlı belirlenmesini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Sektörde en sık yaşanan anlaşmazlıkların başında ödemenin ne zaman yapılacağı geldiği için, kavramların kesinleşmesi taraflar arasındaki belirsizliği azaltacak bir adım olarak değerlendiriliyor.
Perakende mevzuatı, büyük ölçekli marketler ile tedarikçiler arasındaki ilişkiyi uzun süredir düzenliyor. Ödeme vadesi, prim ve bedel talepleri ile raf tahsisi gibi başlıklar, küçük üreticinin büyük alıcı karşısındaki konumunu doğrudan etkiliyor. Taslağın tedarik zinciri odağına geçmesi, kuralların yalnızca satış aşamasını değil, ürünün üreticiden tüketiciye ulaşana kadar geçtiği tüm aşamaları kapsamasını amaçlıyor.
KOBİ ÖDEMELERİNDE SORGULAMA EKRANI KURULUYOR
Taslağın öne çıkan bir diğer başlığı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin tahsilatına yönelik. Ödeme vadelerinin işletme büyüklüğüne göre belirlenebilmesi için tarafların ölçeğini doğru saptaması gerekiyor. Süreci kolaylaştırmak amacıyla Bakanlık çatısı altında bir sorgulama ekranı kurulması öngörülüyor.
Yürürlükteki kurallara göre vadeler işletme ölçeğine ve ürün türüne göre farklılaşıyor. Mevcut uygulamadaki başlıca süreler şöyle sıralanıyor:
- Alacaklının borçludan daha küçük ölçekli olduğu tedariklerde vade otuz gün
- Üretiminden sonra çabuk bozulan tarım ile gıda ürünlerinde, ölçek fark etmeksizin kırk beş gün
- Geç bozulan tarım ile gıda ürünlerinde, alacaklının daha küçük olduğu hallerde altmış gün
Ölçek tespiti, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliği'ne göre yapılıyor. Yürürlükteki uygulamada borçlu taraf, işletme sınıfını gösteren KOBİ vasfı belgesini e-Devlet üzerinden alarak alacaklıya iletiyor. Planlanan ekranla ölçeğin tek noktadan ve daha kısa sürede doğrulanması hedefleniyor. Küçük tedarikçiler ve çiftçiler için tahsilat süresinin kısalması, nakit akışını rahatlatan bir etki oluşturabiliyor.
Ödemelerin gecikmesi, küçük işletmelerde işletme sermayesini zorlayan en yaygın sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Vadelerin ölçeğe göre net tanımlanması ve tespitin kolaylaşması, tedarikçinin alacağını zamanında tahsil etmesini destekleyen bir çerçeve sunuyor. Uygulamanın, özellikle mevsimlik üretim yapan tarım işletmeleri için nakit akışında öngörülebilirlik sağlaması bekleniyor.
KADIN KOOPERATİFLERİNE RAF ÖNCELİĞİ GELİYOR
Taslakta kadın emeğini doğrudan desteklemeye dönük bir madde de yer alıyor. Ortaklarının çoğunluğunu kadınların oluşturduğu kooperatiflerin yöre ürünleri, zincir marketlerin raflarında öne çıkarılacak. Amaç, kadınların ekonomik hayata katılımını büyütmek ve yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak olarak açıklanıyor.
Kadın kooperatifleri çoğunlukla gıda, el sanatları ve tarımsal ürünlerde faaliyet gösteriyor ve ürünlerini büyük zincirlerin raflarına ulaştırmakta zorlanabiliyor. Raf önceliği uygulamasının, söz konusu ürünlerin daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşmasını kolaylaştırması bekleniyor.
Adım, 2025 yılının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan edilmesiyle de örtüşüyor. Karar, Haziran 2024'te alındı ve kooperatiflerin yoksullukla mücadele, istihdam ve sosyal kalkınmadaki rolüne dikkat çekmeyi amaçlıyor. Türkiye'de kooperatifçiliğe dönük adımlar da aynı yıl kapsamında sık sık gündeme geliyor.
UYGUN FİYATLI EKMEK İÇİN YENİ DÜZENLEME
Taslakta yer alan başlıklardan biri de ekmek. Temel gıda maddelerinden sayılan ekmeğin daha erişilebilir fiyatlarla tüketiciye ulaşması için kitlesel üretim yapabilen büyük fırınlara yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Ölçek ekonomisiyle üretilen ekmekte birim maliyetin düşmesi, avantajın satış fiyatına yansıması amacıyla ilişkilendiriliyor. Ekmek fiyatı, dar gelirli haneler için mutfak harcamalarında önemli bir kalem oluşturuyor. Büyük kapasiteli fırınların üretimini artırması, arz tarafında rekabeti güçlendirerek fiyat üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturabiliyor.
TASLAK HANGİ AŞAMADA?
Metin şu an taslak aşamasında ve ilgili kurumların değerlendirmesine açık. Görüş süreci tamamlandıktan sonra düzenlemenin son hali belirlenecek. Görüş aşamasında sektör kuruluşları, kendi uygulama deneyimlerini paylaşarak metnin nihai biçimine katkı verebiliyor. Yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete'de yayımlanması gerekiyor. Tanımlar, vadeler ve uygulama ayrıntıları görüş sürecinde değişebileceği için nihai kuralları resmi metin üzerinden takip edebilirsiniz.



