Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Sualtı ve Su Üstü Arama Kurtarma ekibi, yıl boyunca sürdürdüğü eğitimlerle zorlu görevler için hazır bekliyor. Suyun altında görüşün sıfıra indiği anlarda dahi hayat kurtarmak için çalışan ekip, disiplinli eğitim süreçleri ve uluslararası tekniklerle müdahale kabiliyetini sürekli geliştiriyor.

“Yaklaşık 20 yıldır faaliyet göstermektedir”
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma ekibinden Hasan Hüseyin Özcan, ekip hakkında bilgi verdi. Özcan, “Ekibimiz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce'nin destekleriyle, modernize olan ekibimizle, İtfaiye Daire Başkanlığı bünyemiz adı altında yaklaşık 20 yıldır faaliyet göstermektedir” dedi.
Yıllar içinde gelişen ekipman ve artan tecrübeyle ekip, su altındaki zorlu koşullara daha etkin müdahale edebilecek kapasiteye ulaştı.

İhbar Anından Müdahaleye Kadar Zamanla Yarış
Acil durumlarda saniyelerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Özcan, müdahale sürecini şöyle anlattı:
“İhbar öncelikle 112 Acil Çağrı Merkezimize düşüyor. Acil Çağrı Merkezimiz aracılığıyla ihbarımız Nöbetçi Grup Amirliğine aktarılıyor. Nöbetçi Grup Amirliğimiz tarafından da acil olarak ekipler çıkartılıyor. Sualtı ve Suüstü Arama Kurtarma Ekibimiz dalgıçlarla beraber, dalgıçlarımız araç içinde giyinerek olay yerine en kısa zamanda intikal ediyorlar.”
Sıfır Görüşte Sessiz ve Sistemli Arama
Sualtı arama kurtarma çalışmalarının en zor yanlarından biri, görüşün tamamen kaybolduğu anlar. Özcan bu durumun nasıl üstesinden gelindiğini şu sözlerle anlatıyor:
“Su altında görüş sıfır olduğu dönemlerde el yordamıyla, kılavuz halat aracılığıyla yani suyun derinliğine göre, suyun akıntısına göre çeşitli arama teknikleriyle doğrusal arama, dairesel arama yöntemleriyle arama faaliyetleri sürdürülüyor.”

Yılda 10-12 Olay, Her Biri Ayrı Bir Mücadele
Ekip, yıl boyunca sınırlı sayıda ancak yüksek risk içeren olaylara müdahale ediyor. Her operasyon, suyun altında verilen sessiz ama kritik bir yaşam mücadelesine dönüşüyor.
Konuya ilişkin Özcan, “Yaklaşık olarak son bir yılda 10 tane olaya müdahalede bulunduk. Bunlardan birini sağ olarak kurtardık. İstatistik olarak yani yılda 10-12 tane olaya müdahale ediyoruz” diye konuştu.
Eğitim Bitmez, Tecrübe Sürekli Artar
Sualtı görevlerinde başarıyı belirleyen en önemli unsurlardan biri de sürekli eğitim. Özcan eğitimin önemine değinerek, “Sualtı eğitim faaliyetlerinde periyodik dönemlerde daire başkanlarımız tarafından personelimize, dalgıçlarımıza eğitimler veriliyor. Çeşitli sertifikalar veriliyor, bröveleri artırılıyor” dedi.
Bu eğitimler sayesinde ekip, hem teknik hem de fiziksel olarak her an göreve hazır tutuluyor.

“Pratiklerimizle devam etmekteyiz”
Dalgıçlık mesleğinin sahadaki karşılığını anlatan Gökhan Keçili, disiplinli çalışmanın önemine dikkat çekti. Keçili, “Eğitim süreçlerimiz Türkiye'nin belirli denizlerinde, yılın belli periyotlarında arama kurtarma çalışmalarını yürütmek adına pratiklerimizle devam etmekteyiz” diye konuştu.

“Mucizevi bir huzur veriyor”
Keçili, mesleğini neden seçtiğini ise şu sözlerle ifade etti:
“Temel motivasyonum aslında şu; insanların hayatına dokunmak benim için mucizevi bir huzur veriyor.”
Suyun altında geçen dakikalar, çoğu zaman bir hayatın kaderini belirliyor…

Suyun Altında Sessiz İletişim
Dalgıç Sinan Akdoğan ise sualtındaki iletişimin farklı bir dili olduğunu belirtti. Akdoğan, “Uluslararası geçerli bazı hareketlerimiz var. Bunu bütün dalgıç arkadaşlar kullanmakta. ‘Nasılsın, iyi misin?’ gibi veyahut bir problem var gibi bazı hareketlerimiz mevcut” diye konuştu.





