Hacımusalar, saldırının yalnızca bireysel bir öfke patlaması olarak değerlendirilemeyeceği belirterek kamu çalışanlarına yönelik şiddetin giderek sistematik hale geldiği vurgulandı. Hacımusalar, “Bu saldırı, tek bir bireyin öfkesiyle açıklanabilecek münferit bir olay değildir. Kamu emekçilerine yönelik şiddet; kamu hizmetlerinin ticarileştirildiği, emeğin değersizleştirildiği, halkın idareye olan güveninin bilinçli biçimde aşındırıldığı bir düzenin ürünüdür. Yurttaşı emekçiye, emekçiyi yurttaşa düşman gösteren bu çürümüş sistem, bugün meslektaşlarımıza yönelik fiziksel şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
“Söz vermek yetmez hesap sorulmalıdır”
Hacımusalar, görev başındaki personele yönelen fiziksel ya da sözlü şiddetin yalnızca çalışanları değil, kamu hizmetini ve hukuk devletini de hedef aldığı belirterek, çalışanların güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmemesi gerektiğini ifade etti. Hacımusalar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamu çalışanları; yurttaşlara nitelikli, tarafsız ve kesintisiz hizmet sunmak için görev yapmaktadır. Görevi başındaki bir emekçiye yönelen her türlü fiziksel ya da sözlü şiddet; yalnızca o kişiye değil, kamu hizmetine, hukuk devletine ve toplumsal yaşamın ortak değerlerine yönelmiş bir saldırıdır. Bunu bir kez daha en açık biçimde ifade ediyoruz. Şiddetin hiçbir gerekçesi, hiçbir mazereti ve hiçbir bahanesi olamaz. Son yıllarda kamu emekçilerine yönelik saldırıların sistematik biçimde artması tesadüf değildir. Bu tablo; çalışma barışını hedef alan, kamu hizmetini işlevsizleştiren, emekçilerin can güvenliğini hiçe sayan bir siyasi iradenin doğrudan sonucudur. Emekçilerin güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemeleri hayata geçirmeyen, caydırıcı yaptırımları uygulamayan, kamu kurumlarını güvenliksiz bırakan idareler bu şiddetin ortağıdır. Söz vermek yetmez hesap sorulmalıdır.”
“Güven içinde çalışabildiği bir çalışma yaşamı en temel hakkımızdır”
Saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin hukuk önünde hak ettikleri cezayı gecikmeksizin alması gerektiği vurgulanan Hacımusalar, adli sürecin hiçbir ayrıcalığa ve müdahaleye izin verilmeden titizlikle yürütülmesi talep etti. Hacımusalar, “‘Ya istediğimi yaparsınız ya da zorla ve şiddet uygulayarak yaptırırım’ anlayışıyla bu saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin hukuk önünde hak ettikleri cezayı gecikmeksizin almaları, sürecin hiçbir ayrıcalığa ve hiçbir müdahaleye izin verilmeden titizlikle yürütülmesi en temel ve vazgeçilmez talebimizdir. Toplumun ortak yararı için çalışan kamu emekçilerinin güven içinde çalışabildiği bir çalışma yaşamı en temel hakkımızdır” diye konuştu. Hacımusalar, şiddeti olağanlaştıran ve meşrulaştıran her anlayışa karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade ederek, saldırıya uğrayan kamu emekçileriyle dayanışma içinde olduklarını belirtti.





