Çalışır, metil ve izopropil alkolden kaynaklanan zehirlenmelerin son on yılda sık sık yaşanan toplumsal bir sorun haline geldiğine dikkat çekilerek, yüksek vergilerin ve toplumsal baskının vatandaşları standart dışı üretime yönelttiği belirtildi. Çalışır, “Ölüme ve nörolojik hasara yol açan içki zehirlenmeleri metil alkol, izopropil alkol son on yılda sık yaşanan bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Alkollü içeceklerden alınan yüksek ÖTV nedeniyle standart dışı üretim yapılan işletmelerde kullanılan metil alkol sebebiyle daha önceki yıllarda da onlarca yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Sahte içki üretimi ve kullanımı ile yurttaşlarımıza, çevreye ve ülke ekonomisine ciddi olarak zarar verilmektedir. Alkollü içeceklerdeki ÖTV düşürülmeli bununla beraber alkol satışı ve bulundurulması konusunda denetimler artırılmalıdır. Alkol bağımlılığı ile mücadele, bilinçlendirme ve sosyal destek ile mümkündür” dedi.

Metil alkol ile üretilmiş bir içeceği tüketen kişinin farkına varması imkânsızdır

Çalışır, sahte içki ile kaçak içkinin karıştırılmaması gerektiği belirtilerek, her iki yöntemin de ciddi riskler taşıdığını vurguladı. Çalışır, Çalışır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Sahte içki ve kaçak içkinin birbirinden farklıdır. Evlerde basit damıtma usulüyle yapılan alkollü içecekler kaçak içki statüsüne girer. Sahte içki denildiğinde; piyasada bulunan bir markayı ambalajı ile taklit edip, haksız kazanç sağlamaktır. Her iki yöntem de oldukça risklidir. Alkol ve alkollü içki üretimi uzmanlık isteyen bir kimyasal prosestir ve mutlaka kimya mühendisleri kontrolünde, endüstriyel şartlarda, resmi otoritelerden izin alınarak yapılmalıdır. Aksi takdirde ölümlü ve zehirlenmeli vakaların son bulması veya en aza indirilmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca, alkollü içkilerin ana hammaddesi etil alkol yerine daha ucuz ve ulaşılması daha kolay olan metil alkol kullanılması oldukça tehlikelidir.

Etil alkol; şeker ve nişasta içeren maddelerin alkol fermantasyonu ve takiben damıtma işlemleri ile üretilen renksiz, berrak, kendine has kokusu olan ve kaynama noktası 78,3 °C olan bir maddedir. Metil alkol ise endüstriyel kullanımı olan bir üründür. Gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılması kesinlikle yasaktır ve kullanılamaz. İçilmesi ile oksitlenerek vücutta formik asit ve formaldehite dönüşür. Bunlar vücut içerisinde hasara yol açan maddelerdir. Metil alkol ile üretilmiş bir içeceği tüketen kişinin farkına varması neredeyse imkânsızdır. İçerisindeki metil alkol oranı yüksek bir alkolle ya da tamamen metil alkolle üretilmiş içeceği içen kişinin önce merkezi sinir sistemi etkilenir, kullanım miktar arttıkça dolaşım sistemi sorunları, solunum bozuklukları, ishal, sara nöbetleri, felç, körlük, koma hali ve nihayetinde ölüm meydana gelir.”

“Vergi artışı çözüm değil”

Çalışır, alkollü içeceklerde vergi artırmanın tüketimi azaltmadığı, aksine kaçak ve sahte içkiye yönelimi artırdığı belirtti. Çalışır, alkolde ÖTV oranlarının düşürülmesi gerektiğini ve denetimlerin artması gerektiğini vurguladı. Çalışır, “İçki tüketimini azaltmak için vergileri artırmanın bir çözüm olmayacaktır. Vergi artırımı ile alkol tüketiminin azaltılması birçok ülkede denenmesine rağmen sonuç alınamamıştır. Vergileri artırmak, halkı kaçak ve sahte içki tüketmeye itmektedir. Sahte ve kaçak içki, ölüm riski oluşturmaktadır. Uzun vadede kronik organ hasarlarına neden olmaktadır. Kaçak içki üretimini engellemek Tarım ve Orman Bakanlığının sıkı denetimleri ile mümkündür. Sahte ve kaçak içkinin riskleri topluma farklı iletişim kaynakları ile anlatılarak toplumun bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. Bu konuda Kimya Mühendisleri Odası olarak üzerimize düşen çalışmaları ve takibi yapacağımızı kamuoyuna duyururuz” ifade etti.

Muhabir: Alperen Ata