Dilbaz, emekli maaşlarına yapılan artışın hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını belirterek, emeklilerin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü söyledi. Dilbaz, “Daha dün petrole 4 - 4,5 lira gibi bir zam yaptılar. Emekliye verilen bu enflasyon farkı üzerine ikinci zam bu. Emeklinin geçen 6 aydan bu yana yapılan enflasyon farkı 3.500 lira. Yani daha önceki en düşük emekli aylığı 20 bin liraydı. Şimdi 23 bin 552 lira oldu. Bu demektir ki hükümet; emekliyi, çalışanı, memuru gözden çıkarmış. Yani artık hükümet nüfusun yüzde 80'ini gözden çıkarmış durumda. Geri kalan yüzde 20'si de işte o mutlu azınlık dediğimiz azınlık. Yani bizim bütün vergilerimizi, bütün paralarımızı, bütün sermayemizi bunlara aktarıyorlar. Hatta öyle doymaz bir Maliye Bakanımız var ki hâlâ vergisini, hala ÖTV'sini, KDV'sini emekliden, çalışandan almak istiyor” dedi.

“Emekli evine ekmek götüremiyor”

Emeklilerin sosyal yaşamdan da uzaklaştığını belirten Dilbaz, "Eskiden torununa harçlık verememekten bahsediyorduk. Şimdi bırakın harçlık vermeyi, emekli evine ekmek götüremiyor. Tatil yapmak ise tamamen hayal oldu. Emekli ancak evinde tatil yapabiliyor" ifadelerini kullandı.

“Bizimle iletişime geçip bir çözüm arayan yok”

Kent lokantalarının emekliler için önemli bir alternatif haline geldiğini ifade eden Dilbaz, birçok emeklinin Kent lokantalarından yararlanmaya çalıştığını vurguladı. Dilbaz, “Dışarıda yemek yemek artık hayal oldu. Emekli zaten dışarıda yemek yemediği, evinde yemek yemediği gibi kent lokantalarını tercih ediyor. Neden? Çünkü orada yemek 100 lira. Evinde yemek pişirmeye kalksa çok daha fazla paralara mal oluyor. Onun için biz söylediğim gibi ne söyleyeceğimizi artık bilemiyoruz. Öyle perişan hale geldik ki bizimle iletişime geçip bir çözüm arayan yok” diye konuştu.

“26 yılda bu ülke artık yaşanmaz hale geldi”

1999 öncesindeki emeklilik sistemine dönülmesi gerektiğini savunan Dilbaz, mevcut yasal düzenlemelerin emeklileri mağdur ettiğini ifade etti. Dilbaz, “Biz eski yasalarımızı geri istiyoruz. Çünkü 1999'dan önce böyle bir sorun yaşanmıyordu. Bakın, 1999'la 2026 yılı arasında 26 yıllık bir fark var. 26 yılda bu ülke artık yaşanmaz hale geldi” dedi.

Kaynak: Alperen Ata