Demirel, emekliliğin onurlu ve güvenceli bir yaşam dönemi olmaktan çıkarıldığını belirterek, emeklilerin açlıkla mücadele ettiğini vurguladı. Demirel,“ Bugün milyonlarca emekli; Yoksullukla, borçla, sefalet ve barınma kriziyle boğuşuyor. Bunun nedeni; Tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır. Ülkemizde emeklilik, artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıktan ölmemek mücadelesidir” dedi.

Sosyal devleti tamamen tasfiye etmiştir
Demirel, emeklilerin iktidar tarafından bir “yük” olarak görüldüğünü savunarak, bunun bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti. Demirel, “Yıllarca çalışmış, üretmiş ve bu ülkenin değerlerini yaratmış emeklilerin; İnsanca yaşam hakları ile talepleri yok sayılıyor. Sarayın tek adam rejim programı, sosyal devleti tamamen tasfiye etmiştir. Kamusal tüm kaynakları, sermayeye ve ayrıcaklı yandaş kesime aktarmıştır. Emeklileri ise cezalandırılması gereken bir ‘yük’ olarak görmüştür. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir” ifadelerini kullandı.

Bu adaletsiz gelir dağılımını kesinlikle kabul etmiyoruz
Demirel, BESAR’ın Aralık ayı verilerine göre açlık sınırının 39 bin lira, yoksulluk sınırının 97 bin lira, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 64 bin lirayı aştığını söyledi. Yaklaşık 17 milyon emeklinin büyük bölümünün 16 bin 881 liralık aylıkla geçinmeye zorlandığını vurguladı. Demirel konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“BESAR'ın son Aralık ayı verilerine göre; Açlık sınırı 39 bin, yoksulluk sınırı 97 bin ve bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 64 bin lirayı geçmiştir. 17 milyona yakın emeklinin, beş milyonu 16 bin 881 lira gibi bir sefalet aylığına mahkum edilmiştir. Yetim, dul, engelli ve yaşlılık aylığı ise, bunun yarısının altında kalmaktadır. Emeklilere fiilen "aç kal" , çok yaşama artık "öl" ve mücadele etme, konuşma "sus artık" deniyor. Bu emeklilerin onurlu insanca yaşam haklarına yönelik açık bir saldırıdır. Ocak 2026 da İşçi ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yüzde 12-13 ve memur emeklilerine ise, yüzde 18'ler bandında artış öngörülmektedir. Bu bir artış değil, yoksulluğun güncellenmesi ve sefaletin kalıcı hale getirilmesidir. Tüm bu yıkım yaşanırken, üst düzey bürokratlar için 30 bin lira varan seyyanen artışlar gündeme getirilmiş ve Kamuoyu tepkisi üzerine, şimdilik bundan vazgeçilmiştir. Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve üst bürokratların 2026 Ocak ayı yüzde 20'lik maaş artışları 45 bin lirayı aşıyor. Emeklilere gelince ise; ‘para yok’ ve ‘bütçe disiplini’ diyorlar. Bu adaletsiz gelir dağılımını kesinlikle kabul etmiyoruz.”

En düşük emekli aylığının, en düşük memur maaşına eşitlenmeli
Tüm Emeklilerin Sendikasının taleplerini sıralayan Demirel, Tüm emeklilere 20 bin lira seyyanen zan yapılması gerektiğini ifade etti. Demirel, “Tüm emeklilere derhal 20 bin lira seyyanen zam yapılmalı. Zamların kök maaş uygulamalarına takılmadan tüm aylıklara eşit yansıtılmalı. En düşük emekli aylığının, en düşük memur maaşına eşitlenmeli. Enflasyon kayıplarının telafi edilerek refah payı eklenmeli. Sağlıkta katkı payları ve ilaç farklarının kaldırılmalı. Emekliler için barınma ve kira desteği sağlanması, sosyal konutların hayata geçirilmeli ve emeklilerin toplu sözleşmeli sendika hakkının yasal güvence altına alınması gerekiyor” dedi.





