CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun nezaket ve eleştiri sınırlarının dozunu kaçırdığını ifade etti.

Yalaz, “Nebi Hatipoğlu gerçekleştirdiği basın toplantısında siyasi nezaketin ve eleştiri sınırlarının çok ötesine geçerek kullandığı ifadelerle kendi seviyesini dahi geride bırakmıştır.” dedi.

“BUNLARIN AÇIKLAMASINI KENDİSİNDEN BEKLİYORUZ”

Hatipoğlu’nun eski Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e söylediği söylemler üzerine Yalaz, “Gerek rektörlüğü döneminde Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemlerinde hayatını Eskişehir'e adamış 5 dönem üst üste halkımızın açık ve güçlü desteğiyle seçilmiş bozkurun ortasında vaha olarak anılan bir kent yaratan Yılmaz Büyükerşen'e Nebi Hatipoğlu siyaseti bıraktırdığını ifade etti. Nasıl bıraktırdığını, ne yapıp da bıraktırdığını da açıklamasını beklerdik. Yılmaz Büyükerşen'e siyaseti nasıl bıraktırmış? Söz gelimi bir seçimde karşısına geçip 70 bin fark mı atmış? Anketlerde kendisinin siyasi partisi birinci çıkıyor. CHP'de bir geri gidiş mi var? Ondan dolayı mı bırakmış? Yoksa Yılmaz Büyükerşen'in partisi CHP; sahadan, çarşıdan, pazardan uzak bir siyaset icra ederken kendileri sokakta sahada siyasetin nabzını tutuyorlar ve bir sonraki seçimde kendilerini seçildireceğine inanıyorlar da bu sebeple mi bırakmış? Bunların açıklamasını açıkçası kendisinden bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“SEVİYESİZ İFADELER SİYASİ ÇARESİZLİĞİN GÖSTERGESİ”

Hatipoğlu, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yaşı dolayısıyla kendisinin üzerine bazı söylemler kullanarak üzmek istemediğini ifade etmişti. Bu söylemleri hedef alan Yalaz, “Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a yönelik etik dışı ve seviyesiz ifadeler kullanarak siyasi çaresizliğini açık bir şekilde göstermiştir.” dedi.

“SANDIKTA KAZANAMAYANLAR İLÇEYİ İKİYE BÖLME NİYETİNDE”

Yalaz, Hatipoğlu’nun Odunpazarı ilçesini ikiye bölme söylemlerine karşılık, “Odunpazarı’nda Kazım Kurt öncülüğünde sürdürülen halkçı belediyecilik anlayışı karşısında sandıkta kazanamayanlar şimdi de ilçeyi ikiye bölme niyetlerini açıkça dile getirmişler. Halkın iradesizliğe, iradesine saygısızlıklarını ve yönetememe halinin itirafını dile getirmişlerdir.” dedi.

“TEHDİTKAR SÖYLEMLERLE SONUÇ ALMAYA ÇALIŞMAK NAFİLEDİR”

Söylenenlerin tamamının bir algı operasyonu olduğunu anlatan Yalaz, “Unutulmamalıdır ki Eskişehir'de siyaset kişisel hırslarla değil halkın iradesi, emeği ve ortak aklıyla yapılır. Bu kentin hafızasında kimlerin taş üstüne taş koyduğu kimlerin ise yalnızca konuştuğu çok iyi bilinmektedir. Bugün Eskişehirlilerin yıllardır sandıkta açık ve net biçimde ortaya koyduğu tercihi hazmedemeyenlerin algı operasyonlarıyla tehditkar söylemlerle ve bölme planlarıyla sonuç almaya çalışmaları nafiledir. Eskişehir ne talimatla dizayn edilecek bir şehir ne de masa başı hesaplarla şekillendirilebilecek bir kenttir.” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜKERŞEN’E YÖNELİK TEK KURUŞLUK GELİR SÖZ KONUSU DAHİ DEĞİL”

Hatipoğlu, 10 Ocak basın kahvaltısında Eskişehir’de bulunun Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesine ithafen iddialarda bulunmuştu. İddialara karşılık Yalaz, şu sözleri söyledi:

Kentimizin önemli kültür ve turizm değerlerinden birisi olan Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi Eskişehir Büyükşehir Belediyemize aittir. Müze, belediyemizin imkanlarıyla işletilmekte olup elde edilen gelirin tamamı belediye bütçesine kayıt edilmekte hiçbir şekilde herhangi bir kişi ya da şahsi hesaba aktarılmamaktadır. Müzede yer alan balmumu heykelleri sanatsal tasarım ve yapım süreci Eskişehir'e ve Türkiye'ye sayısız kültürel değer kazandırmış olan değerli hocamız Yılmaz Büyükerşen tarafından tamamen sanatsal katkı ve bağış iradesi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Heykellerin üretiminde kullanılan malzemelerin bedelleri belediye bütçelerinden karşılanmış, bu eserler üzerinden Sayın Büyükerşen'in şahsına yönelik tek kuruşluk bir gelir dahi söz konusu olmamıştır. Müzenin işletilmesi, güvenlikten danışmaya, yönetimden diğer tüm hizmet alanlarına kadar tamamen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundadır. Müze bünyesinde görev yapan tüm personel belediye kadrolarında çalışmakta ve maaşları belediye bütçesinden ödenmektedir.

“GELİR KULLANIMI ŞEFFAFTIR”

Yalaz, müzede elde edilen gelirin kullanımı şeffaf, denetlenebilir ve kayıt altında olduğunu dile getirdi. Yalaz, “Gelirlerin kullanımı şeffaf, denetlenebilir ve kayıt altındadır. Elde edilen gelirler ihtiyaç sahipleriyle, öğrencilerin eğitim ve sağlık giderlerinde kullanılmakta. Tüm harcamalar belediyenin bütçe ve kesim hesaplarında yer almakta ve ilgili denetim mercilerinin de incelemesine açıktır. Büyükşehir Belediyemiz ödeme ve tahsilat süreçlerinde mevzuata uygun şekilde yürütmektedir.” dedi.

“BİLGİ VE BELGEYLE HALKIN KARŞISINA ÇIKIN”

Asılsız iddiaların kamuoyunu yanıltmaktan ibaret olduğunu ifade eden Yalaz, “Bir milletvekiline Nebi Hatipoğlu bile olsa böyle asılsız iddialarla kamuoyunu yanıtmaya çalışmak yakışmamaktadır. Böyle bir iddiada, böylesine vahim bir iddiada bulunuyorsanız elinizde somut bir delil, bilgi ve belgeyle halkın karşısına çıkın. Bu dediğimiz hususların aksine Nebi Hatipoğlu'nun elinde bir tek somut belge varsa cesaret etsin kamuoyuyla açıklasın.” diye konuştu.

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE DEVLET BAHÇELİ KAÇ YAŞINDA?”

Hatipoğlu’nun Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç hakkında konuşurkenki üslubunu hedef alan Yalaz, şu ifadeleri kullandı:

Nebi Hatipoğlu'nun Tepebaşı Belediyesi ve belediye başkanımız Ahmet Ataç hakkında kullandığı dil, siyasi eleştirilerin çok daha ötesinde yaş üzerinden küçümseyici, alaycı ve tehditkar bir hüsnüme dönüşmüştür. Yerel yöneticiliği kişisel yaşa indirgemek ne ahlakidir, ne etiktir, ne de siyasidir. Böyle bir dil sadece ama sadece bu dili kullanan ağızlara yakışır. Eleştiri yapılacaksa vizyon, hizmet ve icraatlar üzerinden yapılır. Başkanlarımızın hemşerilerimizden aldıkları büyük destekleri azmedemeyenler başkanlarımızı seçimle yenemeyenler algılarla yıpratmaya çalışmaktadır. Ama nafile bir çaba içindedirler. Ahmet Atac'ın yaşı üzerinden ortaya koymaya çalıştıkları bu siyasi başarısız denemeler hiçbir zaman amacına ulaşmamıştır, ulaşamayacaktır. Siyasetteki okumasını sayın Nebi Hatipoğlu yaş üzerinden yapıyorsa Bize Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Devlet Bahçeli'nin kaç yaşında olduklarını da kendilerine sormak gerekir. Sandıkta yenemedikleri Ahmet Atac'ın “yaşı ileri” diyerek neyi amaçladıklarını da belirtmelerini isteriz. Ahmet Ataç bıraksın yerine Nebi Hatipoğlu mu geçsin?

“ÇARESİZLİĞİN DIŞA VURUMU…”

Yaş üzerinden yapılan eleştiriler üzerine Yalaz, genel seçimi çözüm olarak kaydetti. Yalaz, “Bunun yolu bellidir. Bir genel seçim sandığı önümüze konulur. Genel seçimde provasını yaparız. Gözü keserse de yerel seçimde Ahmet Ataç’ın karşısına çıkar, aday olur. Ama o bileği bükemedikleri gibi bükemeyeceklerini de hep birlikte kendileri bizatı görür ve gözlemlerler. Bu itibarla yaş üzerinden yapılan bu siyasetin son derece çirkin olduğunu ve bunun dışında başka bir siyaset yapabilme gibi imkan bulamadıklarından bir çaresizliğin de dışa vurum olduğunu ifade etmek istiyorum.” dedi.

Yalaz, Ataç’ın Tepebaşı Belediyesi görev süresi boyunca yaptığı çalışmaları şu şekilde sıraladı:

-Alzheimer Merkezi ve Huzurevleri

-Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

-Özel çocuklar için montaj atölyeleri

-İki elin sesi var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestraları

-Gençlik merkezleri

-Gökkuşağı kafeler

-Deneyimli kafeler

-Etüt merkezleri

-Belde evleri

“SÜSLENMİŞ ALGI SİYASETİ…”

Sosyal, sanatsal yaşam projeleri, kültürel etkinlikler, insan odaklı sosyal belediyeciliğe ilişkin projeleri saydıktan sonra Yalaz, “Bunları yok sayıp sadece Tepebaşı Belediyesi üzerinde yaşa dayalı bir okuma yapmak büyük bir vizyonsuzluğun da göstergesidir. Tepebaşı Belediyesi Ahmet Ataç'ın liderliğinde yalnızca yerelde değil, uluslararası alanda da akıllı kent girişimi kategorisinde küresel model ödülü almış, dünyaya örnek gösterilen bir yerel yönetim olmuştur. Bu başarıyı yok saymaya yönelik algı saldırıları beyhudedir. Bugün Ahmet Atac'ın belediye başkanı olmasıyla, 1999’dan beri hayata geçirilen projelerle, toplumsal dayanışmayla, sosyal demokrat belediyeciliğin en önemli örneklerinden birisi haline gelen Tepebaşı, ülkemizin en yaşanabilir ilçeleri sıralamasında sekizinci sıraya yerleşmiştir. Buna rağmen Nebi Hatipoğlu'nun kamuoyuna sunduğu iddialar resmi denetim raporunda bile yer almayan belgeye dayanmayan kulaktan dolma ifadelerle süslenmiş bir algı siyaseti niteliği taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

“DEDİKODULARLA DEĞİL BELGELERLE KONUŞUN”

Yalaz, Hatipoğlu’nun dedikodularla konuştuğunu ifade ederek, “Bir milletvekilinin görevi dedikodularla değil belgelerle konuşmaktır. Sayıştay raporlarında dahi yer almayan iddiaların gerçekmiş gibi sunulması kabul edilemez. Nebi Hatipoğlu'nun tehditkar ifadeleri AKP iktidarının yaratmak istediği korku ikliminin şehrimizdeki yansımasıdır. Siyaset eleştiriyle, tehditle, algıyla karıştırmadan seçmenin emaneti olan iradeye saygı gösterilerek yürütülmelidir. Belediyemizce kentimizin çocuklarına, yaşlılarına, gençlerine, kısaca her bir yurttaşına dokunan hizmetler algı operasyonlarının gölgesinde bırakılamayacak kadar kıymetli ve değerlidir.” diye konuştu.

“İLÇEMİZİ İKİYE DEĞİL BİNE DE BÖLSELER SANDIKTA YOK OLMAYA MAHKUMLAR”

Hatipoğlu’nun Odunpazarı’nı bölüp bir ilçe daha eklenme fikrini ortaya atmıştı. Yalaz bu konuyu hedef alarak, “Ben yaptım olduğu anlayışıyla Odunpazarı ilçemizi bölüp yeni bir belediye kurmak düşüncesi neden ve nasıl gündeme gelmiştir? Halk iradesiyle seçimleri kazanamayanlar Eskişehir'deki yerel seçimler tarihinin 2 sene önce 70 bin gibi bir farkı yiyen Hatipoğlu, halk iradesiyle seçimi kazanamayıp böyle bin bir fırıldak ile belediyelerimizi kazanabileceklerini zannetmektedirler. Bu entrika zihniyeti ilçemizi değil ikiye bine de bölseler sandıkta yok olmaya mahkumdur.” dedi.

“SİYASETTE AHLAKEN KABUL EDİLEMEZ”

Yalaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun 2023 yılında yapılan seçimlerde İYİ Parti’den seçilerek TBMM’ye girdiğini ve sonra parti değiştirmesi hakkında konuştu. Yalaz, “Bu tercih, seçmen iradesine ve halkın verdiği yetkiye sadakat gösterilmediğinin son derece somut bir örneğidir. Henüz bu siyasi savrulmanın hesabını kamuoyuna açık ve ikna edici biçimde verememiş bir ismin; halkın oylarıyla seçilmiş, defalarca seçilmiş belediye başkanlarımızı tehditkar bir dille hedef alması siyaseten de ahlaken de kabul edilemez. Kamuoyunda borsa manipülasyonlar iddialarıyla anılan lüks yaşam tarzıyla sıkça gündeme gelen alın terinin, emeğin ve yerel yönetimlerin kamusal sorumluluğunun ne anlama geldiğinden bir haber anlayışın sosyal belediyeciliği hedef alması şaşırtıcı değildir.” dedi.

“SANDIKLA MAHKUMİYET, KAMUOYUNDA MAHCUBİYET”

Hatipoğlu’nun konuşmalarının algı operasyonu olduğunu ve vatandaşların belgeli açıklamalara itibar etmeleri gerektiğini vurgulayan Yalaz, “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler tehditlere boyun eğmez. Hesap vermesi gerekenler halktan aldığı yetkiyi kişisel ve çıkarları uğruna boşa düşürenlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler şeffaflık, hesap verilebilirlik, kamu kaynaklarının doğru kullanımı ve sosyal belediyecilik ilkeleriyle hareket ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu ilkeleri gölgelemeye yönelik hiçbir itamaya sessiz kalmayacağız. Kentimizin kültürel mirası ve sosyal belediyecilik anlayışı üzerinden yaratılmak istenen algıları reddediyor, tüm hemşerilerimizi resmi bilgi ve belgeleri dayalı açıklamaları dikkate almaya davet ediyoruz. Bizim siyasetimiz rantın değil, halkın ayrıcalığın değil, tehditkar dilin değil; demokratik meşruiyetin siyasetidir. Bu çizgiden de bir adım geri atmadık, atmayacağız. Siyaset; tehdit diliyle, isnatla ve karalama ile değil; hukukla, belgeyle ve halkın iradesine saygıyla yapılır. Aksi halde bu yolun sonu bellidir: Sandıkla mahkumiyet, kamuoyunda mahcubiyet.” ifadelerini kullandı.

“SOKAKTA KARŞILIĞI OLMAYANLAR, CHP’NİN PARÇALANMASINA UMUT BAĞLADI”

CHP’nin parçalanacağı yönündeki iddialara yanıt veren Yalaz, “Bir AKP il başkanı geçtiğimiz günlerde çıkıp Cumhuriyet Halk Partisi'nin parçalanacağını ifade etmiştir. Yani halkta, sokakta karşılığı olmayanlar, artık iktidar olma umudunu kaybedenler iktidar olmanın beyhude yolunun Cumhuriyet Halk Partisi'nin parçalanması olduğuna umut bağlamışlardır.” dedi.

“ACİZİYETİN GÖSTERGESİ”

Yalaz, AK Partili siyasetçilere çağrıda bulunarak, şu sözlere yer verdi:

AKP'nin milletvekili bütün Eskişehir'i yönetebilme imkan ve ihtimalini belediye başkanlarımızın siyaseti bırakması ya da algı operasyonlarıyla yıpratılması ya da olmadığı ifadelerle, ithamlarla kamuoyunda rencide edilmeye çalışılmasına bağlamıştır. Bu büyük bir aciziyetin göstergesidir. Bizler kendilerini sokağa, halkın arasına, çarşıya, pazara siyaset yapmaya davet ediyoruz. Siyasetin adresi salonlarda, olmadık iddialarla halkın karşısında olmak değil, bizatih halkla kol kola girerek halkın arasında siyaset yapmaktır. Bunu yapmadıkları takdirde kaybetmeye mahkumdurlar. Borsada manipülasyon olabilir. Siyaseti manipüle ettirmeyiz. Bizler buradayız. Belediye başkanlarımız dimdik ayakta görevlerinin başındadır. Aksi bir şeyin rüyasını görenler avucunu yalarlar, rüyasında bile göremeyecekleri kadar Eskişehir gerçeği, Eskişehirlilerle belediye başkanlarımızın uyumu ve halkımızın belediye başkanlarımıza teveccühü ortadadır.

Kaynak: Buse Kuşcu