Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahibi ve kiracı ilişkilerinde hukuki dengeleri ilgilendiren emsal nitelikte bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, kiracının imzaladığı tahliye taahhütnamesinin ardından taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılması durumunda kira ilişkisinin yenilenmiş sayılacağına ve önceki tahliye taahhüdünün tamamen hükümsüz kalacağına hükmetti. 18 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar, elinde taahhütname bulunan mülk sahiplerinin sonradan yeni sözleşme yapmaları halinde bu taahhüde dayanarak tahliye isteyemeyeceğini hukuken tescilledi.

Davanın Geçmişi Açıklandı

Hukuki süreci başlatan olay, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki bir iş yerinin kiralanmasıyla ortaya çıktı. Kiraya veren taraf, kiracı şirketin 23 Kasım 2022’de düzenlediği ve iş yerini 28 Eylül 2023’te boşaltacağını beyan ettiği yazılı tahliye taahhütnamesine dayanarak icra takibi başlattı. Kiracı şirketin takibe itiraz etmesi üzerine mülk sahibi, itirazın iptali ve iş yerinin tahliyesi talebiyle dava açtı. Kiracı şirket, kira ilişkisi devam ederken baskı, tehdit ve hile yoluyla yeni sözleşme ve tahliye taahhüdü imzalamaya zorlandığını öne sürerek davanın reddini istedi. Manavgat 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu incelemesinde imzanın kiracıya ait olduğunun belirlenmesi üzerine davanın kabulüne ve iş yerinin tahliyesine karar verdi.

Adalet Bakanlığı Devreye Girdi, Yargıtay Son Sözü Söyledi

Yerel mahkemenin kararının kesin nitelikte olması nedeniyle Adalet Bakanlığı, hukuki aksaklığı gidermek için “kanun yararına temyiz” yoluna başvurdu. Başvuruyu inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, icra takibine dayanak gösterilen tahliye taahhütnamesinin düzenlenme tarihinden sonra tarafların yeni bir kira sözleşmesi imzalayarak kira ilişkisini yenilediğini tespit etti. Kararda, davacı vekilinin de tarafların anlaştığını ve davanın konusuz kaldığını bildiren bir dilekçe sunduğu kaydedildi. Yargıtay, kira sözleşmesinin yenilenmesiyle eski tahliye taahhüdünün hükümsüz kaldığı gözetilmeden karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak, yerel mahkemenin kararını 5 Mayıs 2026’da oy birliğiyle kanun yararına bozdu.

Kaynak: Haber Merkezi