Şahin, 28 Şubat’ın diğer askeri müdahalelerle aynı amaca hizmet ettiğini belirterek, siyasetin yanı sıra topluma yönelik bir darbe olduğunu ifade etti. Şahin, “Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz” dedi.


Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan bir darbedir


28 Şubat postmodern darbenin toplumun milli ve manevi değerlerini hedef aldığını ifade eden Şahin, başörtülü kadınlar olmak üzere dindar kesimlere yönelik uygulamaların büyük mağduriyetlere yol açtığını belirtti. Şahin, “Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır” ifadelerini kullandı.


İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını çökerttik


AK Parti olarak darbeci ve vesayetçi tüm girişimlerin karşısında olduklarını vurgulayan Şahin, iktidarları döneminde vesayet odaklarına karşı önemli adımlar attıklarını belirtti. Şahin, “AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk” dedi.


28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz


Şahin, son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetler üzerinden yaşanan tartışmalarının başladığını belirterek, 28 Şubat zihniyetinin zaman zaman yeniden gündeme geldiğini ifade etti. Şahin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar.“


Darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz


28 Şubat zihniyetinin olduğu süreçte Türkiye yüzyılı vizyonuna her daim engel olacağını belirten Şahin, AK Parti olarak bu zihniyete karşı mücadele edeceklerini vurguladı. Şahin konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz.”


28 Şubat Postmodern darbesi nedir?


28 Şubat postmodern darbesi, 28 Şubat 1997’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararları sonrasında, doğrudan askeri yönetime el konulmadan, siyasi iktidarın istifaya zorlandığı süreci ifade eder. Bu nedenle “post-modern darbe” olarak adlandırılır. 1996’da kurulan Refah-Yol Hükümeti, Necmettin Erbakan başbakanlığında görev yapıyordu. Hükümetin bazı uygulamaları ve laiklik tartışmaları, askerî ve bürokratik çevrelerde “rejim tehdidi” olarak değerlendirildi.
28 Şubat 1997’de MGK toplantısında hükümete, laikliğin korunmasına yönelik bir dizi karar dayatıldı. Bu kararlar arasında:
• 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması
• İmam hatip liselerine yönelik düzenlemeler
• Başörtüsü yasağının yaygınlaştırılması
• Tarikat ve cemaatlere karşı denetimlerin artırılması
gibi adımlar vardı.

Kaynak: Haber Merkezi