Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbelerin yalnızca gerçekleştiği dönemde değil, sonraki yıllarda da mağduriyetlere neden olduğunu belirtti. Kahramaner, darbe dönemlerinde siyasi görüşü, düşüncesi veya inancı nedeniyle insanların hayatlarının değiştirildiğini, kamu görevlilerinin görevlerinden uzaklaştırıldığını ve ailelerin ekonomik ve sosyal bedeller ödediğini ifade etti.
“Darbe mağdurlarını kapsayan eksiksiz bir hukuki ve mali iade ne yazık ki gerçekleştirilememiştir”
Türk Silahlı Kuvvetlerinden yargı kararı olmadan ilişiği kesilen askerlerin durumuna dikkat çeken Kahramaner, subay, astsubay ve diğer askeri personelin bir gecede üniformalarından, mesleklerinden, özlük haklarından ve görev yaptıkları kurumlardan ayrılmak zorunda bırakıldığını söyledi. Kahramaner, “12 Eylül başta olmak üzere darbe ve vesayet dönemlerinde, siyasi görüşü, düşüncesi, inancı veya hakkında oluşturulan idari kanaatler nedeniyle insanların hayatları değiştirildi. Kamu görevlileri görevlerinden uzaklaştırıldı, aileler ekonomik ve sosyal bedeller ödedi. Bu mağduriyetlerin içerisinde özellikle bir kesimin sesini yeniden duyurmak zorundayız. Yargı kararı olmadan, haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadan, idari işlemler ve kararnamelerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen askerlerimiz. Subaylar, astsubaylar ve diğer askeri personel. Bir gecede üniformalarından, mesleklerinden, özlük haklarından ve yıllarca emek verdikleri kurumlarından ayrılmak zorunda bırakıldılar. Yıllar içerisinde bazı yasal düzenlemeler yapılmış, bazı mağduriyetler giderilmiş olsa da bütün darbe mağdurlarını kapsayan eksiksiz bir hukuki ve mali iade ne yazık ki gerçekleştirilememiştir” dedi.
“Mağduriyetini neden hala tamamen giderememektedir”
son dönemde terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme kapsamında yapılan düzenlemelere de değinen Kahramaner, TBMM’ye adalet ve vicdan üzerinden soru yöneltti. Kahramaner, “Terör örgütü mensuplarının dahi hukuki durumlarını yeniden değerlendirebilen bir devlet, darbelerin mağdur ettiği kendi askerlerinin yarım asra yaklaşan mağduriyetini neden hala tamamen giderememektedir?” ifadelerini kullandı.
“Talebimiz ayrıcalık değil, hukuk önünde eşitliktir”
Türkiye’nin terörü sona erdirmesi, silahların susması ve toplumsal huzurun güçlenmesi gerektiğini belirten Kahramaner, toplumsal bütünleşmenin geçmişte devlet eliyle mağdur edildiğini savunduğu kişilerin unutulması üzerine kurulmaması gerektiğini söyledi. Kahramaner, “Elbette Türkiye terörü bitirsin. Elbette silahlar sussun. Elbette toplumsal huzur ve kardeşlik güçlensin. Ancak toplumsal bütünleşme, geçmişte devlet eliyle mağdur edilmiş insanların unutulması üzerine kurulamaz. Bir tarafta terör örgütü mensupları için hak yoksunluklarının kaldırılmasına kadar uzanabilecek yeni bir hukuk oluşturulurken, diğer tarafta hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet dahi bulunmadan mesleğinden koparılmış insanların ‘artık çok zaman geçti’ denilerek görmezden gelinmesi, toplumun adalet duygusunu yaralar. Bizim talebimiz intikam değil, adalettir. Talebimiz ayrıcalık değil, hukuk önünde eşitliktir” diye konuştu.
"Kamu görevinden çıkartılan insanların durumlarını yeniden ele almaya davet ediyoruz"
Kahramaner, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat başta olmak üzere vesayet dönemlerinde kesinleşmiş yargı kararına dayanmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve kamu görevinden çıkarılan kişilerin durumlarının yeniden ele alınmasını talep etti. Kahramaner, “Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisini, 12 Mart’tan 12 Eylül’e ve 28 Şubat’a, sonraki bütün vesayet dönemlerine kadar, kesinleşmiş yargı kararına dayanmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve kamu görevinden çıkartılan insanların durumlarını yeniden ele almaya davet ediyoruz” dedi.
“Devleti büyük yapan vatandaşına hakkını teslim edebilmesidir”
Mevcut düzenlemelerin dışında kalan mağdurların tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Kahramaner, mağdurların özlük, emeklilik ve mali hakları ile itibarlarının iadesine yönelik kapsamlı bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Kahramaner, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Mevcut düzenlemelerin dışında kalan mağdurlar tespit edilmeli. Özlük, emeklilik ve mali hakları ile itibarlarının iadesine ilişkin kapsamlı bir düzenleme yapılmalıdır. Ve bu mesele artık siyasi görüşlerin değil, devletin hukukla yüzleşmesinin meselesi olarak görülmelidir. 12 Eylül’ün 46. yılında bir kez daha söylüyoruz. Darbelerle gerçek hesaplaşma, yalnızca darbecileri kınamakla değil, darbelerin geride bıraktığı mağduriyetleri ortadan kaldırmakla mümkündür. Devlet güçlüdür. Ama devleti büyük yapan yalnızca gücü değil, kendi geçmişindeki yanlışlarla yüzleşebilmesi ve vatandaşına hakkını teslim edebilmesidir. Unutmadık. Unutturmayacağız. Adalet sağlanıncaya kadar darbe mağdurlarının sesi olmaya devam edeceğiz."





