Ortadoğu’da tırmanan savaş, enerji piyasalarında sert dalgalanmaya yol açtı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı geniş çaplı hava harekâtı ve sonrasında İran’ın misillemeleriyle büyüyen kriz, petrol fiyatlarını yukarı taşıdı.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, piyasadaki endişeleri zirveye çıkardı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği bu stratejik su yolunda yaşanan gelişmeler, arz güvenliği kaygılarını artırdı.

Saat 13:51 itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,07 artarak 83,23 dolara (yaklaşık 3 bin 660 TL) yükseldi. Geçtiğimiz haftalarda 70 dolar seviyelerinde seyreden petrolün kısa sürede 80 doların üzerine çıkması, savaş riskinin fiyatlara hızla yansıdığını gösterdi.

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kesintinin günlük 17-20 milyon varillik petrol akışını etkileyebileceğine dikkat çekiyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’ne (EIA) göre Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden sağlanabilecek alternatif boru hattı kapasitesi günlük yaklaşık 3,5 milyon varille sınırlı. Bu durum, olası bir arz daralmasının küresel fiyatları daha da yukarı taşıyabileceği anlamına geliyor.

Hürmüz Boğazı’na bağımlılık oranları da fiyatlardaki hassasiyeti artırıyor. Japonya petrol ithalatının yüzde 72’sini, Güney Kore yüzde 65’ini, Çin ve Hindistan ise yaklaşık yüzde 50’sini bu rota üzerinden gerçekleştiriyor. Avrupa’nın bağımlılığı ortalama yüzde 18 seviyesindeyken, ABD’nin oranı yüzde 2 civarında bulunuyor.

Enerji uzmanları, Brent petrolün 85-90 dolar bandına yönelme riskinin arttığını ve bunun akaryakıt fiyatları başta olmak üzere küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceğini belirtiyor. Petrol ve doğalgazda yüksek dışa bağımlılığa sahip ülkeler için ise önümüzdeki günlerin maliyet artışları açısından kritik olacağı ifade ediliyor.

hurmuz-bogazi-neden-onemli

Kaynak: Haber Merkezi