Uğur Mumcu suikast’ının üzerinde 33 yıl geçmesine rağmen aydınlatılamadığını belirten Korkmaz, bu durumun toplumun vicdanında derin yarlar açtığını ifade etti. Korkmaz,"24 Ocak 1993’te aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla yaşamını yitiren araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu ölümünün 33. yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Uğur Mumcu’nun katledildiği bu hain suikast, üzerinden geçen yıllara rağmen tüm boyutlarıyla aydınlatılmamıştır. Bu durum, toplumun vicdanında derin yaralar açarken, gerçeklerin üstünün örtülmesine ve karanlık ilişkilerden beslenen yapıların varlığını sürdürmesine olanak sağlamıştır. Sonuç olarak karanlık yapılar siyasi iktidarlardan aldıkları güç ile birçok aydın ve demokratı katletmeye devam etmiştir” dedi.
Cumhuriyet, düşmanlarının haince saldırılarına rağmen dimdik ayakta durmaktadır
Cumhuriyet’in onca saldırıya rağmen dimdik ayakta durduğunu belirten Korkmaz, Cumhuriyet düşmanlarına karşı mücadelenin sona ermeyeceğini ifade etti. Korkmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
‘“Adalet ve Demokrasi Haftası’ bir kez daha göstermiştir ki, Uğur Mumcu başta olmak üzere Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Gaffar Okkan ve nicelerinin ödediği bedeller sayesinde Cumhuriyet, düşmanlarının ve karanlık odakların haince saldırılarına rağmen dimdik ayakta durmaktadır. Cumhuriyet var oldukça, Cumhuriyet düşmanı bu tür alçak girişimler de devam edecektir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu hainlere karşı mücadelemiz asla sona ermeyecek ve karanlığa geçit vermeyeceğiz.”
Uğur Mumcu, hakkın ve hakikatin sözcüsü olmuştur
Uğur Mumcu, Cumhuriyet’in temel değerlerini savunurken aynı zamanda da gazeteciliği kamu yarınını gözeterek yaptığını belirten Korkmaz, Mumcunun ilkeli ve bağımsız gazetecilik anlayışına olan ihtiyacın her zamankinden daha fazla olduğunu vurguladı. Korkmaz, “Uğur Mumcu, cesur kalemiyle yalnızca Cumhuriyet’in temel değerlerini savunmamış, aynı zamanda siyasi iktidarların etkisi altına girerek bağımsızlığını yitiren basına karşı da hakkın ve hakikatin sözcüsü olmuştur. Onun gazeteciliği, kamu yararını gözeten, halkı bilinçlendiren ve gerçeği ortaya koyan bir duruşun sembolüdür. Bugün, siyasi iktidarın payandası olmuş ve iktidar ile hareket eden medyanın yaygınlaşması karşısında Mumcu’nun ilkeli ve bağımsız gazetecilik anlayışına olan ihtiyaç her zamankinden daha fazladır” söyledi.
Uğur Mumcu’nun fikirleri, tam bağımsız ve aydınlık bir Türkiye için yol göstericidir
Bugün Uğur Mumcu’nun “tam bağımsızlık” vurgusu ile terör örgütlerine yönelik uyarılarının güncelliğini koruduğu ifade eden Korkmaz, Mumcu’nun o dönemde işaret ettiği tehlikelerin, günümüzde daha açık ve somut biçimde hissedildiği belirtti. Korkmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün, Uğur Mumcu’nun ‘tam bağımsızlık’ vurgusu ve terör örgütleri konusundaki uyarıları, geçmişten günümüze önemini koruyor. Mumcu, son yazılarında Türkiye’nin bölünmesine zemin hazırlayan terör örgütlerinin uluslararası istihbarat teşkilatlarıyla olan ilişkilerine dikkat çekerek kendini hedef haline getirmişti. O dönem işaret ettiği tehlikeler, bugün daha açık ve somut bir şekilde hissedilmektedir. Uğur Mumcu’nun fikirleri, tam bağımsız ve aydınlık bir Türkiye için yol gösterici olmaya devam ediyor. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar ve uluslararası güçlerin desteğiyle şekillenen terör faaliyetleri, onun aydınlatmaya çalıştığı gerçeklerin hala güncel olduğunu ortaya koyuyor. Atatürkçülüğün, laikliğin, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucusu Uğur Mumcu’yu ve Cumhuriyet aydınlarını saygı ve özlemle anıyoruz."




