Sosyal projelerin “gider kalemi” olarak görülmesini eleştiren Turan, belde evleri, gençlik merkezleri, kadın dayanışma alanları ve yaşlı bakım merkezlerinin toplum üzerindeki etkisine dikkat çekti. Turan, “Tepebaşı Belediyemizin faaliyetleri ve bütçeleri eleştirilirken aslında çok daha büyük bir mesele tartışılıyor: Nasıl bir yönetim anlayışını savunduğumuz. Çünkü siz rakamlara bakıyorsunuz, biz insan hayatına bakıyoruz. Belde evlerini, gençlik merkezlerini, kadın dayanışma alanlarını, yaşlı bakım merkezlerini bir gider kalemi olarak görüyorsunuz ya da az önce Ali Senih Güllü Bey'in dediği üzere boyama kitabı gibi. Ama biz oraya giren bir kadının hayatının nasıl değiştiğini biliyoruz. Gençlik merkezlerimizde akranıyla sohbet eden, ders çalışan gençlerimizin yeniden hayata umut bulduğunu biliyoruz. Ek derslere bütçe ayırmakta zorluk çeken ailelerin etüt merkezlerimizde aldığı derslerle aile bütçesini sarsmadan eksiklerini kapatan çocukların ailelerinin yük olmamasının sevincini biliyoruz” dedi.
“AK Parti yapar mı, yoksa söyler ama yapmaz mı”
AK Parti yönetimindeki bazı belediyeleri de örnek gösteren Turan, seçim vaatlerinin gerçekleşme oranlarını sorguladı. Turan, Sultanbeyli, Aksaray ve Niğde belediyelerinin vaatlerini büyük ölçüde yerine getiremediğini ifade etti. Turan, “madem mesele hizmet; o zaman biraz da aynaya bakmak gerekir. Yatırım yüzde 4,5 diyorsunuz, az buluyorsunuz; yaparsa AK Parti yapar diyorsunuz. Peki, gerçekten yapıyor musunuz? Nüfus parametresini baz alarak minik bir araştırma yaptım, gelin birlikte bakalım. AK Partili Sultanbeyli Belediyesi seçimde 103 tane vaatte bulunmuş, geldiğimiz zamana kadar yerine getirdiği vaat sayısı sadece 14. AK Partili Aksaray Belediyesi 44 vaat veriyor, gerçekleşen 2. AK Partili Niğde Belediyesi 44 vaatle seçime girmiş, şaka değil; yerine sadece 1 vaat getirmiş. Şimdi soruyorum: Bu tablo yaparsa AK Parti yapar mı, yoksa söyler ama yapmaz mı” ifadelerini kullandı.
“Bu özelleştirme bütçelerine de karşı çıktınız mı”
CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın paylaştığı verileri aktaran Turan, son yıllarda kamu varlıklarının hızla satıldığını ve 2026 bütçesinde yüksek özelleştirme hedefleri bulunduğunu söyledi. Turan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Milletvekilimiz Sayın İbrahim Arslan'ın gündeme getirdiği verileri takdirinize sunuyorum. Bu ülkede son yıllarda kamu varlıkları hızla elden çıkarılıyor. Son 5 yılda 46 milyar TL'nin üzerinde özelleştirme geliri var. 2026 bütçesinde ise hedeflenen özelleştirme hedefi tam tamına 185 milyar TL, sadece bir yıl için. Yani üretmeden, satmadan, varlıkları elden çıkararak bir ekonomi yönetimi. Burada gelip her seferinde satışlara itiraz eden siz meclis üyeleri, muhalefetin konforlu bölgesinden çıkıp bu özelleştirme bütçelerine de karşı çıktınız mı, insan merak etmeden duramıyor. Özelleştirme konusunda Sayın Bülent Ecevit'in "kamu yararı esastır" diyen yaklaşımını benimsemeyebilirsiniz ama Sayın Süleyman Demirel'in ‘devletin elindeki stratejik varlıklar hoyratça satılamaz’ anlayışını da mı unuttunuz”
“Vatandaş zor durumdaysa belediye geri çekilmez”
Ekonomik zorluklara rağmen sosyal belediyecilik anlayışını sürdürdüklerini belirten Turan, kadın dayanışma merkezlerinden etüt merkezlerine kadar birçok hizmetin bu anlayışın ürünü olduğunu vurguladı. Turan, “Tüm bu özelleştirmelere rağmen sonuç ortada: Vatandaş geçinemiyor, gençler umutsuz, emekli ayakta kalamıyor. İşte tam da bu yüzden biz Tepebaşı Belediyesi olarak Sayın Başkanımız Ahmet Ataç önderliğinde sizlerden farklı bir yol seçiyoruz. Çünkü vatandaş zor durumdaysa belediye geri çekilmez. Biz belde evleri açıyoruz çünkü insanlar yalnız kalmasın diye. Etüt merkezleri açıyoruz çünkü çocuklar eğitimde fırsat eşitsizliğine teslim olmasın diye. Biz kadın dayanışma merkezleri açıyoruz çünkü İstanbul Sözleşmesi'nden çıkanlara inat kadınlar hayattan kopmasın diye. Alzheimer merkezleri açıyoruz çünkü deneyimli vatandaşlarımız hayatlarının sonbaharlarını huzurla geçirsin diye” diye konuştu.
“Siz rakam diyorsunuz, biz insan diyoruz”
Turan, Tepebaşı Belediyesi’nin tüm kısıtlamalara rağmen hizmet üretmeye devam ettiğini belirterek, yapılan çalışmaların halk tarafından karşılık bulduğunu vurguladı. Turan, “Siz vaat diyorsunuz, biz toplum diyoruz; siz rakam diyorsunuz, biz insan diyoruz. Ve açık söyleyeyim, bu hizmetleri sadece vaat ve faaliyet üzerine eleştirmek bu kentin insanını görmemektir. Bizim eksiğimiz hizmet üretmek değil, belki bunu sizin daima yaptığınız gibi algı yaratarak yapmamak olabilir ama. Üstelik şunu da görmek gerekir: Tasarruf tedbirlerinin gölgesinde, tüm kısıtlamalara rağmen hala yatırım yapmaya çalışan, Tepebaşı halkı için gece gündüz emek veren bir belediye yönetimini bu kadar acımasızca eleştirmek en hafif tabiriyle hakkaniyetli değildir. Tepebaşı halkı gerçeği biliyor çünkü burada gerçekten hayat var ve o yüzden bu kentte insanlar boşuna söylemiyor, hayat Tepebaşı'nda" söyledi.





