Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, 17 Ağustos 2026’da yaptığı basın açıklamasında 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümü, kentteki deprem riski ve son dönemde gündeme gelen çerçeve yasa oylamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demir, açıklamasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti ve muhalefet partilerinin yöneticileri ile Eskişehir milletvekillerine yönelik eleştirilerde bulunarak, Zafer Partisi’nin Atatürk, laiklik ve üniter devlet vurgusunu yineledi.

“Depremde kaybettiğimiz canlar için tekrar Tanrı’dan rahmet, Türk milletine başsağlığı diliyoruz”
Demir, 27 yıl önce bugün meydana gelen depremde hayatını kaybeden kişileri anarak, “Tarih 17 Ağustos 2026. Gölcük depreminin üzerinden tam 27 yıl geçti. Ancak hâlihazırda basın açıklamamızı yaptığımız alanlar da dahil olmak üzere şehrimizin birçok bölgesi deprem riskiyle karşı karşıya. O açıdan kentsel dönüşümün bir an önce şehrimizde uygulanmasını ve bu konuda kıymetli yöneticilerimizin, vatandaşın canına ve malına mal olacak deprem gerçeğiyle yüzleşmelerini tekrar dillendiriyoruz. Depremde kaybettiğimiz canlar için tekrar Tanrı’dan rahmet, Türk milletine başsağlığı diliyoruz” dedi.
“İstiklal Harbi mücadelesi bedava verilmedi”
Çerçeve Yasa hakkında konuşan Demir, “‘Bu vatan toprağın kara bağrında sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenlerindir.’ Bu dizeler bedava yazılmadı. Bu dizelerin yazılmasına sebep olan İstiklal Harbi mücadelesi bedava verilmedi. 10 Ağustos 1920’de Türk milletine dayatılan, Anadolu’nun lime lime bölünmesini, emperyalist güçlerin elinde oyuncak olmasını arzulayan Sevr paçavrasının 106. yıl dönümünde, yani geçen hafta pazartesi, 10 Ağustos 2026’da, tüm imkânsızlıklara rağmen verilen şanlı İstiklal Harbi sonucunda kurduğumuz millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti’ni lağvetme altyapısı mahiyetinde olan çerçeve yasa oylaması Gazi Meclisimizde yapılmış, ‘Ya istiklal ya ölüm.’ diyen Türk milletinin sözde temsilcileri tarafından maalesef kabul edilmiştir” diye konuştu.
“Türk milletinin haykırışlarını duyduğumuz için onlara geçici vekiller diyoruz”
Çerçeve Yasa’ya “evet” oyu veren siyasi isimleri hedefe alan Demir, “‘Ya istiklal ya ölüm.’ düsturuyla İstiklal Harbi’ni veren milletin sözde temsilcileri, geçen hafta yapılan çerçeve yasa oylamasında maalesef kabul oyu vermiştir. Neden sözde temsilcileri diyoruz? Çünkü Türk milletinden aldıkları geçici vekâletlerle, Türk milletinin yatırdığı vergilerle aldıkları ballı maaş ve sürdürdükleri şatafatlı hayatlarla zamanlarını sürdüren; mali ve hukuki baskılara rağmen hayatından bezdirilmiş Türk milletinin dertlerine derman arayışında olmamalarından dolayı geçici vekillerinden bahsediyoruz. Milletin daha fazla fakirleştiği, zenginin daha fazla zenginleştiği sürece ortak oldukları için onlara bu sıfatı yakıştırıyoruz. Enflasyona ezilen, yaşam kalitesi çalınan Türk milletinin haykırışlarını duyduğumuz için onlara geçici vekiller diyoruz. Doğasına, madenine, emekçi madencisine sahip çıkmamaları sebebiyle onlara bu şekilde sesleniyoruz. Son olarak Türk milletine sormadan kabul ettikleri teröre teslimiyet imzalarından dolayı bu ithamda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Neler yaptığı net olarak bilinen bir ittifakla karşı karşıyayız”
Demir, 2023 seçimlerine değinerek, “2023 seçimleri üzerinden uzun zaman geçmedi. Malumunuz, karşı bloğu terörist unsurlarla bir olma iddiasıyla suçlayan, aradan geçen kısa zaman zarfında neler yaptığı net olarak bilinen bir ittifakla karşı karşıyayız. Adı Cumhur İttifakı ancak cumhurun geleceğini tayin etmekten maalesef bihaber. Kötü ekonomiye, kötüye hızla giden her şeye rağmen terör propagandasına istinaden milletin duygularını sömüren ve seçimleri kazanan yapı, patronlarından aldığı talimatla Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı vazifesini sürdürmekte ve ülkenin temellerine dinamitleri döşemeye devam etmektedir” dedi.
“Günü geldiğinde gerekli hesap sorulacak”
Demir, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve AK Parti milletvekillerini sert sözlerle eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
Biz buradan Zafer Partililer, Türk milliyetçileri ve Atatürkçüler olarak tekrar sesleniyoruz. Ektiğiniz nifak tohumları tarafımızdan kurutulacak ve kanımızın son damlasına kadar millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyacağız. MHP Genel Başkanı Bahçeli ve avanesi de iyi dinlesin. Bu minvalde ihanetin nedeni olmaz, bedeli olur. Bu bedeli kanun önünde hepinize teker teker ödetecek büyük Türk milleti. Eskişehir’de malum oylamaya oy veren, başta transfer vekil olmak üzere AKP vekillerini hafızalarımıza kaydettiğimizi ve günü geldiğinde gerekli hesabın sorulacağını da buradan tekrar tekrar beyan etmek istiyorum. Yıllardır ‘Su uyur, düşman uyumaz.’ diye bağırıyoruz. Yıllardır bizim coğrafyamızın ne kadar çetin olduğunu anlatıyoruz. Romantik söylemlerle ülke geleceği tesis edilemez diyoruz. Buna rağmen sureti muhalefetten görünüp mevcut yapıların, memleketi sömürdüğü düzenin bir aparatı hâline gelenlere de elbette iki laf etmemiz icap eder. İki çift sözümüz var. Bir umutla, milletin teveccühüyle kurduğunuz, dilinizden düşürmediğiniz Atatürk ve cumhuriyet kavramları vasıtasıyla siyasette edindiğiniz yer, ilk dönemeçte gayrimillî düzenin temeli niteliğindeki çerçeve yasa oylamasında göstermiştir ki hepiniz gayrimillîsiniz. ‘Tavşana kaç, tazıya tut.’ mantığıyla üst yönetiminiz ‘Yetmez ama evet.’ oyu verdi. Tüm teşkilatlarınıza da mevcut süreç hakkında açıklama dahi yapmama talimatı gönderdiniz.
“Bunu da birlikte aşacağımıza eminiz”
Demir, muhalefet partilerinin anayasa değişikliği sürecindeki tutumunu eleştirerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan daha mı değersiz? Türk milletini yanlış anladınız ya da anlamadınız. Bu millet, sizin uğradığınız haksızlıklar dolayısıyla, demokrasi aşkıyla 19 Mart sabahı sonrası milyonlarla sokağa çıktı. Siz onları yanlış anladınız. Bunu da buradan net olarak görmüş olduk. Siyasette yeni ivme yakalama arzusunda olan kıymetli muhalif liderlere soruyoruz. Şu an sergilediğiniz tavırlar mevcut anayasanın değişmesinin altyapısı iken ne hakla, ne hukukla millete sormadan anayasal kavramı ortadan kaldıracak düzene ‘Evet.’ diyorsunuz? Bu hakkı kendinizde nasıl buluyorsunuz? Buradan onlara tekraren soruyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği yoğun mücadele sonucu kurulan millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’nda hangi etnik kimlik ne şekilde baskılanıyor? Ne gibi baskılara maruz kalıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana hangi etnik kimlik istediğini elde edemiyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde aynı haklardan istifade edemiyor? Görüyoruz ki bu oyun çok büyük bir oyun ve bu oyunun ciddi aparatları var. Türk milletine tekraren haykırıyoruz. Bu aparatların hiçbirine prim vermeyin. Türk milleti bir olduğu takdirde her engeli birlikte aştı. Bunu da birlikte aşacağımıza eminiz” dedi.
“Ne genel merkezler ne siyasi parti önderleri bu milletin birliğine, bütünlüğüne asla engel olamayacak”
Demir, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz’a seslenerek, siyasi parti genel merkezlerinin talimatları yerine Eskişehir halkının hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini savundu. Demir, “Buradan mevkidaşım Talat Yalaz’a da bir soru iletmek istiyorum. Türk milletinin hassasiyetleri mi daha önemli, yoksa genel merkezlerin verdiği talimatlar mı daha önemli? Eskişehir halkına çıkalım, beraber sokaklarda soralım. Mevcut teröristleri affetme yasası Eskişehir halkı tarafından nasıl karşılanıyor? Biz biliyoruz. Eskişehir halkı şehidine, gazisine, verdiği mücadeleye sonuna kadar sahip çıkıyor ve mevcut yasayı çok ciddi bir oranla reddediyor. Gelin, Eskişehir halkının ve Türk milletinin hassasiyetlerini sokakta, salonda, her alanda doğru şekilde yansıtalım. Ne genel merkezler ne siyasi parti önderleri bu milletin birliğine, bütünlüğüne asla engel olamayacak. Bizler de bu uğurda gerekirse canımızı, kanımızı her fırsatta vermeye hazır olduğumuzu tekrar beyan ediyoruz” diye konuştu.
“Büyük Taarruz’un yıl dönümünde Eskişehir halkını saat 16.00’da Ulus Anıtı’nda bekliyoruz”
Demir, Eskişehir milletvekillerine yönelik eleştirilerini sürdürerek Zafer Partisi’nin Atatürk ve Cumhuriyet vurgusunu öne çıkardı ve Eskişehir halkını 30 Ağustos etkinliği kapsamında Ulus Anıtı’na davet etti. Demir şu ifadeleri kullandı:
Millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin savunucusu olduğunu iddia eden Eskişehir vekillerine tekrar sesleniyorum. Başta Utku Çakırözer’e sesleniyorum. Verdiği “Evet.” oyu tarih sayfalarına kara liste olarak net bir şekilde not edilmiştir ve tarih bunun elbet bir gün karşılığını verecektir. Millet fakruzaruret içerisinde harap ve bitap düşmüşken sizler talimatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten mi, yoksa emperyalist güçlerin maşalarından mı alıyorsunuz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten talimat alan herkes biliyor ki ülkenin geleceğini tayin edecek Türk milletidir. Hiçbir odak, hiçbir mihrak bu geleceği bu tip karanlık tablolara sevk edemez. Zafer Partisi kurulduğu ilk günden itibaren her türlü olumsuz koşula, baskılara ve yaptırımlara rağmen inancından ve ideallerinden zerre taviz vermeden Atatürk Cumhuriyeti’ni tekrar tesis etmek amacıyla gece gündüz demeden çalışmaya devam etmektedir. Bu vesileyle vatansever Türk milletini Zafer Partisi çatısı altında millî mücadeleye tekrar davet ediyorum. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak 30 Ağustos 1922’de Atatürk’ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un yıl dönümünde Eskişehir halkını saat 16.00’da Ulus Anıtı’nda bekliyoruz. Bayraklarımızla, haykırışlarımızla, teröre karşı duruşumuzla birlikte hareket edeceğiz. Ülkeyi böldürmeyeceğiz.





