Kaya, 1 Mayıs’ın işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olduğunu belirterek, tertip komitesinin süreç boyunca DİSK ve bağlı sendikaların hassasiyetlerini gözetmediğini ifade etti. Kaya, “DİSK Eskişehir Bölge Temsilciliği olarak 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü’nde emeğin onurunu, birlik ve dayanışmanın gücünü temsil etmek üzere alanda yerimizi almak istedik. 1 Mayıs, işçi sınıfının tarihsel mücadele birikiminin, ortak iradesinin ve dayanışmasının en güçlü şekilde ifade edildiği gündür. Ancak bu yıl Eskişehir’de gerçekleştirilen 1 Mayıs mitingi sürecinde, tertip komitesinin DİSK’in ve sendikalarımızın hassasiyetlerini, ilkelerini ve taleplerini gözetmeyen bir tutum sergilediğine yeniden tanık olduk” dedi.
“Ortak mücadele zeminine zarar veren bir tutum olmuştur”
Alana giriş düzenlemelerinde adil ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmediğini dile getiren Kaya, yaşananların yıllar içinde oluşmuş teamülleri zedelediğini ifade etti. Kaya, “Alana giriş düzenlemelerinde adil ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmemiş, itirazlarımıza rağmen DİSK’in ve sendikalarımızın uygun bulmadığı durumlar yaşanmıştır. Bu yaklaşım, yıllar içerisinde oluşmuş usulleri ve teamülleri zedeleyen, ortak mücadele zeminine zarar veren bir tutum olmuştur” ifadelerini kullandı.
“Alanı terk edişimiz ilkesel duruşumuzu koruma iradesidir”
DİSK olarak bu tür dayatmaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirten Kaya, işçi sınıfının birlik duygusunu zayıflatan yaklaşımlar karşısında DİSK’in ilkelerinden taviz vermediklerini aktardı. Kaya, “DİSK Eskişehir Bölge Temsilciliği olarak işçi sınıfının birlik duygusunu zayıflatan, ortak mücadele zeminini aşındıran bu tür dayatmaları kabul etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle ilkelerimizden ve tarihsel duruşumuzdan taviz vermemek adına 1 Mayıs alanından ayrılma kararı alınmıştır. Bu karar bir geri çekilme değil, emeğin onurunu, sendikal mücadelenin ciddiyetini ve ilkesel duruşumuzu koruma iradesidir” .
“Ortak mücadele sadece 1 Mayıslarda değil, her alanda olmalıdır”
1 Mayıs’ın ortak akıl ve karşılıklı saygı temelinde örgütlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kaya, emek mücadelesinin ilkesiz tavizlerle değil, kararlı bir duruşla kazanılacağını vurguladı. Kaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bizler işçi sınıfının tarihsel değerlerine bağlıyız. 1 Mayıs’ın emeğin hakkını savunan, eşitliği, adaleti ve kardeşliği büyüten bir zeminde, ortak akıl ve karşılıklı saygı temelinde örgütlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Emek mücadelesi ilkesiz tavizlerle değil, ortak değerler etrafında yükselen onurlu ve kararlı bir duruşla kazanılır. Bu vesileyle tüm emek ve demokrasi güçlerinin ve Eskişehir kamuoyunun bu ilkesel tutumumuzu doğru değerlendirmesini bekliyoruz. Sadece 1 Mayıslarda alana inip meşrulaşmak yerine her türlü olumsuz durumda alanda olunması ve mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini savunuyoruz. Ortak mücadele sadece 1 Mayıslarda değil, her alanda olmalıdır.”
Türk-İş eleştirisi
Nakliyat-İş Sendikası Eskişehir Anadolu Şube Başkanı Ali Özçelik ise özellikle Türk-İş Konfederasyonu’na yönelik eleştirilerde bulunarak, Türkiye genelinde ve Eskişehir’de işçi ve emekli sorunları karşısında sessiz kalındığını iddia etti. Özçelik, “Türkiye genelinde ve başta Eskişehir olmak üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu, emeklilerin sorunları, doğa alanlarının katledilmesi gibi konularda sessiz kalınmasıdır. Yine kastettiğimiz Türk-İş Konfederasyonu aslında, bunu da açıkça söylemekte bir beis görmüyoruz. İşçi sınıfının hafızası çok da basit bir hafıza değil aslında. Biraz geçmişe dönüp baktığımızda Uzel Makine işçilerinin bir tazminat mücadelesi olmuştu. Bunlar Türk-İş’e bağlı üyelerdi. Yine çok yakın bir zamanda, hemen akabinde Real Market işçilerinin mücadelesi yaşandı. Türk-İş üyesi olmalarına rağmen yaşanan bir mağduriyet söz konusuydu. Migros depo işçileri de yine Türk-İş üyesiydi. Herkesin son süreçte aslında diline pelesenk ettiği Doruk Maden işçileri de yine Türk-İş’e bağlı üyelerdi” dedi.
“1 Mayıs elbette ki hiç kimsenin tekelinde olan bir gün değildir”
1 Mayıs’ın hiçbir kurumun tekelinde olmadığını ifade eden Özçelik, ancak mücadele eden yapılarla birlikte olunması gerektiğini dile getirdi. Özçelik, “Bizim tam olarak karşı çıktığımız şey DİSK olarak bir yıl boyunca ya da Türkiye genelinde ve Eskişehir’de emeklilerle ilgili, kendi üyeleriyle ilgili, işçi sınıfının çıkarlarıyla ilgili tek bir söz söylemeyen, tek bir harekette bulunmayan, tek bir açıklama yapmayan ya da gereğini yapmayan bir anlayışın 1 Mayıs’ta, 1 Mayıs’ın öznesi haline getirilmesini kabul etmiyoruz. Tam olarak karşı çıktığımız şey budur, tertip komitesine de eleştirimiz budur. Dolayısıyla 1 Mayıs elbette ki hiç kimsenin tekelinde olan bir gün değildir. 1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. Ancak burada bir ayrımın olması gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla alanlarda olan, mücadele eden, sendika olmanın gereğini yapan ya da halk örgütü, dernek olmanın gereğini yapan herkesle 1 Mayıslarda en güçlü bir şekilde, en birleşik bir şekilde birlikte olmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki 1 Mayıs’ı da bu şekilde organize etmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.
“Bağımsız Maden-İş bizim kardeş sendikamızdır”
Doruk Maden işçilerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Özçelik, DİSK’in geçmişte dayanışma ziyaretlerinde bulunduğunu ve destek açıklamaları yaptığını söyledi. Ankara’ya yürüyen işçilerin ise Bağımsız Maden-İş öncülüğünde hareket ettiğini belirten Özçelik, bu sendikayla dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Özçelik, “Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçilerine de DİSK olarak sessiz kaldığımız yönünde eleştiriler var. Biz demokratik yapılarız. Yani DİSK yönetimi eleştirilemez diye bir anlayışımız yok. Elbette ki DİSK yönetimi de eleştirilebilir. DİSK’e bağlı 11 sendikamızın bir dayanışma eylemi oldu zaten, biz de oralarda bulunduk. Ama burada herkes şu işi kaçırıyor: DİSK neden Doruk Maden işçilerine ziyarete gitmedi diye konunun özünden uzaklaşıyoruz. Doruk Maden işçileri Türkiye Maden-İş üyesiydi arkadaşlar. 2 yıl önce biz buradaki bütün heyetle Mihalıççık’ta arkadaşları ziyarete gitmiştik. Dayanışma ziyaretine gitmiştik ve destek açıklaması yapmıştık. Yine o dönemde de aslında maden işçileri kendilerini madene kilitlemişlerdi ve Türk-İş Genel Başkanı gelip onları oradan çıkartmıştı. Türkiye Maden-İş üyesi olmayabilirler ama bu işin başlangıç noktasından itibaren biz oraya da gittik ve işçi arkadaşlarla da görüştük. Bu arkadaşlar Türkiye Maden-İş üyesiydi ancak sahip çıkılmadığı için bir arayış içerisinde Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğüyle mücadele ettiler. Elbette ki Bağımsız Maden-İş bizim kardeş sendikamızdır. Her anlamda görüşüyoruz ve irtibat hâlindeyiz. Onların başarıları hepimizin yüreğine aslında su serpmiş oldu. Umarım bu başarıların devamı tüm sektörlerde gelir” dedi.
“1 Mayıs Dörtlü Yapı Üzerinden Organize Edilmeli”
DİSK’in genel yaklaşımının 1 Mayıs’ın en geniş katılımla ve birleşik biçimde kutlanması olduğunu belirten Özçelik, tertip komitesinin DİSK, KESK, TMMOB ve Eskişehir-Bilecik Tabip Odası’ndan oluşan bir yapı tarafından organize edilmesi gerektiğini ifade etti. Özçelik, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:
“DİSK olarak genel tutumumuz 1 Mayıs’ın en güçlü şekilde, en birleşik ve kalabalık kitlelerle kutlanması yönünde bir ilkemiz var; yaklaşımımız bu yöndedir. Ancak tertip komitesinin ilk oluştuğu andan itibaren, az önce söylediğimiz konulardan kaynaklı, bu işin dörtlü üzerinden yani DİSK, KESK, TMMOB ve Tabip Odası üzerinden yürümesi gerektiğini ve tertip komitesinin bu dörtlü tarafından organize edilmesi gerektiğini söylemiştik. Bununla ilgili tartışmalarımız ya da ayrışmalarımız vardı. Daha sonra arkadaşlarımız bu işin bizim hassasiyetlerimiz çizgisinde olumlu sonuçlanacağı konusunda güvence vermişlerdi. Bu şekilde aslında biz tekrar özveride bulunduk, fedakârlıkta bulunup ortak ve birleşik bir 1 Mayıs’ın gerçekleşmesiyle ilgili sorumluluk almıştık. Ancak dediğim gibi tertip komitesindeki diğer örgütlerimiz maalesef bu hassasiyetlerimizi çok anlayamadılar ya da biz anlatamadık. Bundan dolayı böyle bir sorun yaşandı."





