Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullardaki hazırlıkları değerlendirdi. Okul güvenliği, temizlik personeli, öğretmenlerin kılık kıyafeti, sosyal medya kullanımı ve depreme dayanıksız okul binalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Akar, bazı konularda gecikilmemesi gerektiğini vurguladı.

“255 kişilik istihdam ihtiyacı karşılayabilir”

Okulların güvenliğinin sağlanmasının öğrenci, öğretmen ve eğitim çalışanları açısından önemli olduğunu ifade eden Akar, bu yıl ilk kez İçişleri Bakanlığı üzerinden bir istihdam gerçekleştirileceğini söyledi. Akar, Eskişehir için 255 kişilik istihdam planlandığını belirtti. Akar, “İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki yetkililerimizle yaptığımız görüşmelerde 255 sayısının Eskişehir’in ihtiyacını karşılayabilecek oranda bir sayı olduğu ifade edildi. Bazı okullar aynı bahçede eğitim yapıyor, bazı okullarda ikili eğitim uygulanıyor. Anaokulları gibi bazı okullarda ise farklı bir ihtiyaç söz konusu olabiliyor. Okulların özel durumları da göz önünde bulundurularak bu sayının ihtiyacı karşılayacağı bilgisi verildi” dedi.

“Okullar açılmadan önce güvenlik ihtiyacı karşılanmalı”

Başvuruların devam ettiğini ifade eden Akar, yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce personel ihtiyacının karşılanması gerektiğini vurguladı. Akar, “Bizim için önemli olan, okullar başlamadan önce bu ihtiyacın bir an önce karşılanmasıdır. Eğer başvuru şartları nedeniyle ihtiyaç duyulan sayıya ulaşılamazsa, o günkü şartlara göre daha esnek davranılabilmesi önemlidir” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenlerin önlük kullanımıyla ilgili tartışmalara da değinen Akar, eğitim çalışanlarının kılık kıyafetinin yıllardır gündemde olduğunu söyledi.

“Kılıkla kıyafetle, saçla sakalla uğraşmanın yerinde olduğunu düşünmüyorum”

Eğitim-Bir-Sen olarak başörtüsü özgürlüğü, kravat takma zorunluluğu ve sakal bırakma konularında geçmişte mücadele yürüttüklerini belirten Akar, 1982 döneminden kalan Kılık Kıyafet Yönetmeliği'nin günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. 2026 yılında eğitimin niteliği ve öğretmenlerin çalışma şartlarının daha fazla tartışılması gerektiğini ifade eden Akar, “Eğitimin niteliğini, öğretmenin başarısını ve öğretmenlerin daha iyi şartlarda çalışmasını konuşmak yerine hala kılıkla kıyafetle, saçla sakalla uğraşmanın yerinde olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

“Öğretmen ne giyeceğini en iyi kendisi bilir”

Önlük konusunda öğretmenlerin kendi tercihlerini yapabilecek durumda olduğunu ifade eden Akar, “Öğretmen sonuçta bir kamu görevlisidir ve görevinin başında nasıl olması gerektiğini bilir. Elbette bunun belli bir sınırı ve çerçevesi olmalıdır. Ancak öğretmen ne giyeceğini, nasıl giyineceğini gayet iyi bilir. Bakanlığın önlük tavsiyesine uyup uymamak konusunda sendikaların eylem kararları da ortadadır. Bence konuşmamız gereken asıl meseleler bunlar olmamalıdır” diye konuştu.

“Kişinin öğretmen ve kamu çalışanı olduğu unutulmamalıdır”

Öğretmenlerin sınıf çalışmaları, etkinlikler ve eğitim faaliyetleriyle ilgili paylaşımlar yapabildiğini belirten Akar, bu çalışmaların ticari kazanç, sosyal medya fenomenliği veya magazinsel içerik üretimine dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Akar, “Kişinin öğretmen ve kamu çalışanı olduğu unutulmamalıdır. Eğitim öğretime yönelik, öğrencileri ve velileri bilgilendiren çalışmalar elbette desteklenebilir. Ancak işi sosyal medya fenomenliği ya da magazin boyutuna taşımak doğru değildir” dedi.

“Bir an önce bu personeller işlerine başlasın”

Okul ziyaretlerine başladıklarını belirten Akar, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde en önemli sorunlardan birinin temizlik personeli ihtiyacı olduğunu söyledi. Akar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Okullara gittiğimizde şunu görüyoruz. Temizlik personeli konusunda bir sarı ünlem işareti oluşmuş durumda. Çünkü artık az bir süre kaldı. Önümüzde 2 hafta var şu anda. 2 haftadan hatta az bir süre kaldı. Bir an önce bu işin ne şekilde olacağı ile ilgili bir tanımlama yapılmalı. Milli Eğitim Bakanımız bu konuda artık TYP personeli üzerinden değil de okullara ödenek gönderilecek şekilde bir temizlik personeli istihdamını yapacaklarını söyledi. Biz daha önce de bunu defalarca kez ifade ettik. TYP, İÜP gibi sistemler okulların personel ihtiyacını karşılamıyor. Okullar açılmadan önce temizlik personelleri okullarda olmalı, okulları uygun ve hazır hale getirilmeli diyoruz. Ama gittiğimizde gördüğümüz şey şu. Şu anda hala bununla ilgili bir adım atılmadı. Geç kalınmasın diyoruz. Çünkü okullar açılacak. Bir an önce bu personeller işlerine başlasın. Okullar temizlenip hazır bir hale, hijyenik olarak çocuklarımıza, öğretmenlerimize, eğitim çalışanlarımıza uygun bir eğitim öğretim ortamı haline getirilmeli diyoruz. O yüzden geç kalınmasın diyelim.”

Depreme dayanıksız okullar için tedbir vurgusu

Bazı bölgelerde iki okulun aynı binada eğitim yapmak durumunda kalabileceğini ve öğrencilerin kendi mahallelerinden daha uzak okullara gitmek zorunda kalabileceğini ifade eden Akar, yapımı, ihalesi ve yıkım süreçleri devam eden okulların bir an önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Akar, “Deprem sebebiyle, depreme dayanıksızlık sebebiyle boşaltılan okullarımız vardır. Bakın bu konu şu anda baktığımızda son günlerde, geçtiğimiz günlerde 5-6 okulla ilgili yine böyle bir karar geldi. Belki bundan sonraki süreçte bu tetkikler yapılıyor, bu tetkikler yapılmak zorunda. Çünkü yıllar önce yapılmış binalar dayanıklı mı, dayanıksız mı bunlar belli değildir. Bu dayanıksızlık karşısında eğer bir güçlendirme veya yıkım kararı yine örnek veriyorum 5-10 tane okulla ilgili böyle bir karar çıkmış olsa emin olun Eskişehir'de birçok okul 2 okul bir arada, sabahçı öğrenci ya da bulunduğu mahalleden çok daha uzak bir yere gitmek zorunda kalacak öğrenci sorunlarını da karşımıza getirmiş olabilir” dedi.

Akar, geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde çok sayıda okulun açılışının gerçekleştirildiğini hatırlatarak, yeni yapılan okulların da Eskişehir'in eğitim altyapısına kazandırılmaya devam edeceğini belirtti.

Kaynak: Alperen Ata