Demirkol, tarihsel kavramların siyasal ve ideolojik tercihler doğrultusunda yeniden adlandırılmasının akademik tarih yazımından çok politik kimlik inşasına dayalı bir müdahale şüphesi uyandırdığını belirtti. Demirkol, “Eğitim Sen olarak savunduğumuz temel yaklaşım, eğitimin bilimsel, laik, eleştirel ve evrensel bilgiye dayanması gerektiğidir. Bu açıdan baktığımızda, tarihsel kavramların siyasal-ideolojik tercihler doğrultusunda yeniden adlandırılması, akademik tarih yazımından çok politik kimlik inşasına dayalı bir müdahale şüphesi uyandırmaktadır” diye konuştu.
“Tarihsel kavramlar ve coğrafi olgular literatüründeki yerleşik kullanımlarıyla ele alınmalı”
Eğitim sisteminin siyasal iktidarların ideolojik yönelimlerine göre değil evrensel bilimsel ölçütler, akademik birikim ve pedagojik ilkeler doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Demirkol, “Tarihsel kavramlar ve coğrafi olgular uluslararası tarih ve sosyal bilimler literatüründeki yerleşik kullanımlarıyla ele alınmalı. Her yönüyle araştırılabilmeli ve öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirecek çoğulcu bir anlayış benimsenmelidir. Siyasal ve ideolojik düşüncelerle yapılacak terminolojik düzenlemeler Türkiye’deki eğitim sistemini uluslararası akademik lisanın dışına itme riski taşımaktadır. Bu durum, öğrencilerin küresel literatürle bağ kurmasını zorlaştırabilir” dedi.
“Çalıştığı ideolojik düzenlemeler, eğitim sistemimize telafisi güç zararlar vermektedir”
Demirkol, eğitimde temel sorunun kavram değişiklikleri olmadığını belirterek, fırsat eşitsizliği ve MESEM uygulamalarında çocuk işçilerin maruz kaldığı ağır koşulların temel sorunlar olduğunu vurguladı. Demirkol, “Eğitimde asıl sorunumuz terimlerin adı değil; derinleşen fırsat eşitsizliği, okullara aç gelen öğrenciler, MESEM kapsamında çalışan çocuk işçilerin maruz kaldığı zor şartlar, tacizler, istismarlar, çocuk işçi ölümleri; okullardaki fiziksel yetersizlikler, her gün artan şiddet olayları ve eğitim emekçilerinin ekonomik sıkıntılarıdır. MEB Akademi yoluyla öğretmen adaylarına yaşattığı olumsuzluklardır. Bakanlığın bu temel sorunları çözmek yerine; her geçen gün yeni tartışmalar yaratacak söylem ve eylemleri, müfredat üzerinden yapmaya çalıştığı ideolojik düzenlemeler, eğitim sistemimize telafisi güç zararlar vermektedir” ifadelerini kullandı.
“MEB Akademi” uygulamasıyla öğretmen adaylarının olumsuzluklar yaşadığını savunan Demirkol, Bakanlığın temel sorunları çözmek yerine yeni tartışmalar yaratacak söylem ve uygulamalarla müfredat üzerinden ideolojik düzenlemeler yaptığını öne sürdü. Bu yaklaşımın eğitim sistemine telafisi güç zararlar verdiğini söyledi.
“Laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitim mücadelesini sürdürmekte kararlıyız”
Demirkol, milyonlarca öğrenci ile yüz binlerce eğitim emekçisini ilgilendiren “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin üniversitelerin, sendikaların ve bilim insanlarının görüşü alınmadan hazırlandığını iddia etti. Demirkol, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Milyonlarca öğrenciyi ve yüz binlerce eğitim emekçisini ilgilendiren bu "Maarif Modeli", üniversitelerin, sendikaların ve bilim insanlarının görüşü alınmadan, kapalı kapılar ardında hazırlanmıştır. Bizler, eğitimin siyasal ve ideolojik amaçlarla daraltılmasına karşı; laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitim mücadelesini sürdürmekte kararlıyız.”





