Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER), 1993 yılından bu yana çevreyi ve su kaynaklarını korumak için mücadele ettiklerini belirterek, iklim kriziyle mücadelede eğitim kurumlarının rolüne dikkat çekti. Dernek, okulların yalnızca teorik bilginin verildiği alanlar olmaktan çıkarılarak iklim krizine dirençli ve ekolojik dönüşümün merkezleri haline getirilmesini istedi.

Küresel iklim krizinin aşırı sıcaklar, kuraklık tehlikesi ve bozulan ekosistemlerle günlük yaşamı etkilediğini vurgulayan ESÇEVDER, çocukların çevre bilinciyle yetiştirilmesinin önemine işaret etti.

Okullarda yağmur hasadı ve güneş enerjisi önerisi

ESÇEVDER, Eskişehir’deki okullarda yaygınlaştırılmasını talep ettiği Yeşil Okul projeleri kapsamında üç temel öneri sundu. Bunlar arasında okul çatılarında yağmur suyu hasadı sistemlerinin kurulması, öğrencilerin karbon ayak izini hesaplayarak enerji tüketimi ve atık yönetimine katılması, okul bahçelerinde ise permakültür ve sürdürülebilir tarım alanlarının oluşturulması yer aldı.

Dernek ayrıca okulların çatılarının güneş enerji santralleriyle donatılmasını, kendi elektriğini üreten ve enerji fazlasını yerel şebekeye aktarabilen ekolojik merkezlere dönüştürülmesini önerdi. Organik atıkların kompost yoluyla gübreye dönüştürülmesi ve tek kullanımlık plastiklerin kaldırılması da talepler arasında yer aldı.

Alpu’daki maden projesine tepki

Açıklamada, Alpu Ovası’nda Taşzemin Madencilik tarafından Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerinde yapılması planlanan Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi’ne tepki gösterildi.

Büyük Ova Koruma statüsündeki Alpu Ovası’nın tarımsal önemine dikkat çeken ESÇEVDER, projenin bölgedeki tarım alanları, köylerin kültürel yapısı ve yaşam alanları açısından tehdit oluşturduğunu savundu. Dernek, geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleştirilen ÇED toplantısının halkın protestoları üzerine sona erdiğini belirterek, bölge halkının projeye rızası olmadığını ifade etti.

Açıklamada, maden sahasının Porsuk Çayı’na birkaç yüz metre mesafede olduğu, İğneli ve Mekkeboğazı derelerinin de proje alanına yakın bulunduğu belirtilerek, madencilik faaliyetlerinin su ve toprak kaynakları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.

Yetkililere üç maddelik çağrı

ESÇEVDER, açıklamasında yetkililere yönelik taleplerini üç başlıkta sıraladı:

  • Alpu Ovası’nın madencilik faaliyetleriyle zarar görmesinin önlenmesi ve Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi’nin ÇED sürecinin sonlandırılması.

  • Porsuk Çayı ve havzasının kirletici sanayi ve madencilik faaliyetlerine karşı koruma altına alınması.

  • Kaynakların maden şirketleri yerine okulları iklim krizine dirençli, kendi enerjisini üreten ve yağmur suyu hasadı yapan Yeşil Okullara dönüştürmek için kullanılması.

ESÇEVDER, açıklamasını temiz bir çevre ve nitelikli bir geleceğin her çocuğun hakkı olduğunu vurgulayarak tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi