Büyük Dayanışma Toplantısına; Kent Tarım Bahçecileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Zekeriya Çallı, DEVA Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk, Gelecek Partisi İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl ve Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ katıldı.

“Hobi bahçelerimizi geri istiyoruz”

Hobi bahçesi sahibi Sultan Akdoğan, bahçelerde su ve elektrik kesintileri yaşandığını belirterek, vatandaşların mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı. Akdoğan, “Bahçemizi yazın kullanmak için yapıyoruz ama yıkım kararı nedeniyle gidemiyoruz. Hobi bahçelerimizi geri istiyoruz, yıkılmasını istemiyoruz. Yetkililere çağrımız, hobi bahçelerimiz lütfen yıkılmasın. Vatandaşlarımız mağdur olmasın” dedi.

“Eşimin emekli maaşıyla bu cezayı asla ödeyemem”

Şehit annesi Cemile Genç, bahçesinin kendisi için bir yaşam alanı olduğunu ifade ederek, eşinden kalan emekli maaşıyla cezaları ödeyemeyeceğini belirtti. Genç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Ben şehit annesiyim. Benim hasta olduğum dönemde, oğlum şehit olunca eşim de hastalandı. Bu yüzden biz o bahçeyi aldık. Eşim orada kalsın diye, durabildiğimiz kadar durduk; sonra vadesi doldu. Ama o bahçeyi biz zorla aldık. Şimdi nasıl yıkabilirler? Elektriğimizi kestiler, suyumuzu kestiler. Evde duramıyorum; oraya çıkıyorum, kendimi orada oyalıyorum. Ekiyorum, dikiyorum, komşularla birlikte orada yaşamaya çalışıyorum. Çocuklarım gurbette. Bu bahçeyi yıkarlarsa beni de yıkarlar. Diyorlar ki şehit ailelerine sahip çıkıyoruz. Bu bahçeyi yıkarak mı sahip çıkıyorlar? Bu bahçeyi yıkarlarsa beni de yıkarlar. Ben oğlumun yerine duruyorum yavrum. Elektriğimi kestiler, suyumu kestiler. Oraya gidemeyince hasta oluyorum. Bu bahçenin yıkılmasını asla istemiyorum. Ben devletimden bunu istiyorum, başka bir şey istemiyorum. Ben devlete, vatana bir evlat verdim; onlar ise sadece beni yıkmak için geliyorlar. Yıkmamaları lazım, isteğim bu. Ben de anneyim. Peki ben para cezasını nasıl ödeyebilirim? Eşimin emekli maaşıyla bu cezayı asla ödeyemem.”

"Bu vatan için üretenler biziz"

Kent Tarım Bahçecileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Zekeriya Çallı da hobi bahçesi sahiplerinin toplumun her kesiminden vatandaşlar olduğunu belirtti. Çallı, “Bizler köylüyüz, bizler çiftçiyiz. Bu vatan için üretenler biziz. İşçi, memur, emekliyiz; bu vatan için çalışanlar biziz. Gerektiğinde asker olup, polis olup bu vatan için can verenler biziz. Bu vatanı yurt yapanlar, bu devleti kuranlar biziz. Devletimizin maalesef bir düzenlemesi yoktur. Vardı da biz mi uymadık? Şehirlerde bunaldık. Tapuları tamamen kendimize ait olan yerlerde dişimizden tırnağımızdan arttırarak kendimize toprakla haşır neşir, üretim ve terapi odaklı bir dünya kurduk. Ağaçlar diktik, bitkiler yetiştirdik, çorak arazileri güzelleştirdik” ifadelerini kullandı.

“Sakın ola gelip de bizlerden oy istemeyin”

Çallı, hobi bahçelerinin tarım dışı faaliyet olarak değerlendirilmesinin adaletsizlik olduğunu ifade ederek yasayı çıkaranların oy vermeyeceklerini belirtti. Çallı, “Biz de bu vatanın öz evlatlarıyız dedim. Değil miyiz? Siz elitler, o bulunduğunuz irtifalara bizlerin omuzlarında yükseldiniz. Her şey karşılıklı. Evlerimizi yıkarsanız eğer, sakın ola gelip de bizlerden oy istemeyin. Taze bitti. Kalmadı. Olsa dükkan sizin" diye konuştu.

"Devletin görevi düzen kurmaktır, ayrım yapmaktır"

DEVA Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk, konunun sadece birkaç yapıdan ibaret olmadığını belirterek, cezalandırma yerine çözüm odaklı bir yaklaşım çağrısında bulundu. Ertürk, “Bu mesele sadece birkaç parselin, birkaç yapının, birkaç dosyanın meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye’de şehirleşmenin nasıl yönetildiğinin, vatandaşın toprağa ve doğaya erişiminin nasıl görüldüğünün ve iktidarın kendi vatandaşına nasıl yaklaştığının meselesidir. Rant ile yönetilen şehirlerin faturasını vatandaşa kesemezsiniz. İnsanları önce plansız şehirleşmeye mahkum edip, sonra da o insanlar doğaya yönelince onları suçlu ilan edemezsiniz. Gerçekten derdimiz tarımsa, gerçekten derdimiz üretimse, gerçekten derdimiz toprağı korumaksa; meseleye sadece cezalandırma penceresinden bakamayız. Devletin görevi yalnızca yasak koymak değildir. Devletin görevi düzen kurmaktır, ayrım yapmaktır, hakkaniyetli bir geçiş süreci oluşturmaktır. Bizim talebimiz çok nettir: Vatandaş mağdur edilmemelidir. Geçmişte oluşmuş fiili durumlar, adalet duygusunu zedelemeyecek şekilde ele alınmalıdır. İnsanların kaygılarını artıran değil, onları hukuki güvenceye kavuşturan bir yol bulunmalıdır. Devlet vatandaşına ‘seni dinliyorum’ demelidir; ‘seni cezalandırıyorum’ değil” dedi.

“Başınızı sokacak yerlere yıkım kararı veriliyor”

Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, hobi bahçelerde yetiştirilen ürünler daha verimli olduğunu belirterek, hobi bahçeleri yıkılırken büyük yapılaşmalara izin verildiğini ifade etti. Durmazlar, “Sizin yetiştirdikleriniz büyük çiftçilerin yetiştirdiklerinden daha değerli oluyor. O birim alanlarda yetiştirdiğiniz ürünler büyük toprak parçalarındaki verimlilikten daha fazla oluyor. Sizin o toprak parçasında kullandığınız su, o büyük çiftçilerin bahçelerinde dekar dekar alanlarındaki sulardan daha verimli oluyor. Bu hukuki süreçte baktığımda sizlerin evlerini "baraka" olarak nitelendirmelerini istiyorum. Ahşap olsun diyorlar, kapıları ahşap olsun diyorlar, kilidi olmasın, asma kilit olsun diyorlar; sizin kazmalarınız, kürekleriniz orada dursun. Ama bunun yanında bir de arka tarafı var: Başkaları gidiyorlar buralara villalar dikiyorlar, havuzlar dikiyorlar; göz yumuluyor ama sizin evlerinize, başınızı sokacak yerlere yıkım kararı veriliyor” dedi.

“Net bir düzenlemeye acil ihtiyaç var”

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, hobi bahçelerinin özellikle pandemi sonrası yaygınlaştığını belirterek, konunun artık sosyolojik ve ekonomik bir olgu haline geldiğini ifade etti. Yer, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bir araya gelmemize sebep olan hobi uğraş bahçelerinin oluşma süreci; 11 Mart 2020’de başlayan ve 5 Mayıs 2023’te Dünya Sağlık Örgütü’nün resmi açıklamasıyla sona eren COVID-19 salgını sonrasında şekillenmiştir. Bu süreç, hem insani davranışlarda hem sosyal hayatta hem de toplumsal yapıda kalıcı birçok değişikliğin, yeni tarzların ve uygulamaların benimsenmesine vesile olmuştur. Birilerinin aklı başına mı geldi, yoksa kaybedilen belediyelerin etkisiyle mi bilinmez; hobi bahçeleriyle ilgili olarak özellikle Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla, sorumluluğu belediyelere yükleyen yıkım talimatları gönderilmeye başlandı ve ülkenin her yerinden tepkiler yükseldi. Oluşurken sessiz kalan yetkililer, bir talimatla konuyu hareketlendirince mesele bir anda ülke gündemine oturdu ve süreç bugüne kadar geldi. Bugün geldiğimiz noktada, 4 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile mevcut yasa doğrultusunda bu alanlar ve yapılar için ağır kanuni ve mali yaptırımlar getirildiği görülmektedir. Gelinen noktada hobi bahçeleri meselesi sosyolojik ve ekonomik bir olgu haline gelmiştir. Bu durum, günübirlik ve belirsiz kararlarla değil; uzmanların ve paydaşların çalışarak mutabakata varacağı net bir düzenlemeye acil ihtiyaç olduğunu göstermektedir.”

“Teşvik etmek yerine engellenmesini doğru bulmuyorum”

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, tarım stratejik bir alan olduğunu belirterek, vatandaşların toprakla buluşmasını engellemek yerine teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. Bingöl, “Bu hükümetin bu politikası aslında tarımı yönlendirmek, tarımı desteklemekten ziyade başka bir amacı var. Biz bu amacın çok net olduğunu biliyoruz ama sizler mutlaka Türkiye'nin her yerinde kolektif bir tepkiyi ortaya koymanız lazım. İnsanların toprakla bütünleşmesi gerçekten çok önemli. Bunu teşvik etmek yerine cezalarla ve farklı müeyyidelerle bunu engellenmesini asla doğru bulmuyorum. Ama neticede maalesef hepimizin derin bir sorunu, bir sorumluluk var. Biz bu sorumluluğu bir hakkın bilerek buna yönelik saha çalışmalarında da bir şeyler yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Alperen Ata