Anma programına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanı Mehmet Avci, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

anma-programı

“Kardeşliği, eşitliği, adaleti ve laik Cumhuriyet değerlerini savunmaya devam edeceğiz”

ufuk-uysal

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşananların bir katliam olduğunu belirterek, saldırının kardeşliğe, insanlığa, düşünce özgürlüğüne ve laik Cumhuriyet'e yönelik gerçekleştirildiğini söyledi. Uysal, “2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde, 33 aydın sanatçı canlarımız ve 2 emekçi otel çalışanı canımız diri diri yakılmıştır. Bu bir katliamdır. Bu saldırı ve katliam, bağnaz, gerici, laiklik ve cumhuriyet düşmanları tarafından, kardeşliğe, insanlığa, düşünce özgürlüğüne yapılmış karanlık bir saldırıdır. 2 Temmuz bu ülkenin vicdanına kazınmış kara bir gündür. Devleti yönetenler acziyet içerisinde buna engel olmamışlar ya da olamamışlardır sonrasında adalet de yerini bulmamıştır. Aradan geçen yıllara rağmen acımız ilk günkü gibi tazedir. Hacı Bektaş Veli'nin 'İncinsen de incitme' öğretisinden aldığımız güçle barışı, kardeşliği, eşitliği, adaleti ve laik Cumhuriyet değerlerini savunmaya devam edeceğiz” dedi.

“O ateşin dumanı adaletin üzerinde tüttüğü sürece bu yara kapanmayacaktır”

Madımak'ta yalnızca sanatçıların, aydınların ve gençlerin değil, Anadolu'nun hoşgörü kültürünün ve bir arada yaşama iradesinin de hedef alındığını belirten Uysal, yaslarının “eksik kalan adalet”e de olduğunu vurguladı. Uysal, “Sivas’ta o karanlık zihniyetin hedef aldığı şey tam da buydu; Anadolu’nun bu kadim, barışçıl ve aydınlık ruhuydu. Ancak bilinmelidir ki; ateş sadece düştüğü yeri yakmadı, hepimizin yüreğini yaktı. Ve yine bilinmelidir ki; üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, o ateşin dumanı adaletin üzerinde tüttüğü sürece bu yara kapanmayacaktır. Bizim yasımız sadece kaybettiklerimize değil, aynı zamanda eksik kalan adaletedir. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak bizler, Sivas’ın ışığını söndürmemeye kararlıyız. 2 Temmuz 1993’te Madımak’ta kaybettiğimiz tüm canlarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle ve özlemle anıyorum. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Işıkları daim olsun” ifadelerini kullandı.

“Aradan 33 yıl geçti ama acımız dinmedi zira adalet de gelmedi”

ibrahim-arslan-2

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Madımak Katliamı'nın yalnızca 33 insanın yaşamını yitirdiği bir olay olmadığını belirterek, aradan geçen yıllara rağmen adaletin sağlanmadığını ve af uygulamaları ve zamanaşımı kararlarının toplumun vicdanını yaraladığını söyledi. Arslan, “33 canımız ve 33. yıl dönümündeyiz. Elbette yitirdiğimiz canlarımızı burada anmak için bir aradayız ama aynı zamanda hakikati ortaya koymak, hakikatle yüzleşmek, Madımak katliamının gerçeklerini kamuoyuna bir daha anlatmak, adalet taleplerimizi ortaya koymak ve mücadele kararlılığımızı ve söz verdiğimiz geleceğe yönelik anlayışımızı da pekiştirmek amacıyla buradayız. Sevgili canlar, 33 yıl önce elbette 33 canımız yandı ama bu ülkenin, bu toplumun aklı da yakıldı, vicdanı da yakıldı, adalet yakıldı, düşünce ve inanç özgürlüğü yakıldı, Cumhuriyet'in aydınlanma birikimleri yakıldı. Aradan 33 yıl geçti ama acımız dinmedi zira adalet de gelmedi. Firariler, af çıkarılarak cezaevinden çıkarılan katliam sanıkları, zamanaşımına uğratılan davalar var olan acımızı daha da katladı” diye konuştu.

“Laiklik bütün inançların, bütün farklılıkların güvencesidir”

Madımak Oteli'nin "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi taleplerini yineleyen Arslan, Alevi-Bektaşi toplumunun eşit yurttaşlık talebinin anayasal bir hak olduğunu ifade etti. Arslan, "Biz dedik ki; Madımak Oteli ve orada yaşanan katliam insanlık suçudur. O nedenle Madımak Oteli Utanç Müzesi'ne dönüştürülmelidir. Hâlâ da bu talebimiz devam etmektedir ama ne yazık ki orası yıllar sonra kamulaştırılması ve sonrasında Kültür ve Bilim Binası haline getirildi. Bu talebimizden de vazgeçmiş değiliz. Madımak'ın karanlığı ne yazık ki hâlâ devam ediyor. Nasıl devam ediyor? O nefret diliyle, ötekileştirme diliyle, kutuplaştırmayla, inanç ayrılıklarıyla, kimlik siyasetiyle ne yazık ki o karanlık, baskın düşünce hâlâ hakim kılınmaya çalışılıyor. Buna da itirazımız var. Sevgili canlar, Alevi-Bektaşi toplumu olarak elbette anayasayla güvence altına alınan eşit yurttaşlık talebimizden asla vazgeçmiş değiliz. Bu ne bir lütuftur ne de ayrıcalıktır. Biz anayasamıza göre bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız. O nedenle cemevleri de bizim ibadethanelerimizdir. Sevgili canlar, ama bunun üstüne koyabileceğimiz bir yegane temel varsa o da laik, demokratik cumhuriyettir. Çünkü laiklik bütün inançların, bütün farklılıkların güvencesidir. O nedenle bu duygular içerisinde mücadele kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

"Barış dili egemen olsun"

Ayşe-ünlüce-6

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Madımak'ta yaşananların büyük bir nefret ve tahammülsüzlüğün sonucu olduğunu belirterek, Hacı Bektaş Veli'nin "İncinsen de incitme" sözünün herkes için yol gösterici olması gerektiğini ifade etti. Ünlüce, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün çok acı bir anma için bir aradayız. 33 yıl önce, tam 33 yıl önce Sivas'ta Madımak Oteli'nde büyük bir öfkeyle, büyük bir nefretle, büyük bir tahammülsüzlükle 33 sanatçı ve aydınımız ve iki tane de otel çalışanı emekçi arkadaşımız vahşice katledildi. Biz bugün sadece bir anma için burada değiliz. Aynı zamanda bu acılar bir daha yaşanmasın, bu topraklarda hep barış dili, sevgi dili konuşulsun diye buradayız. Bu acılardan öğreneceğimiz en önemli ders, birbirimize karşı tahammüllü olabilmek. Hani Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin bir sözü var; ‘İncinsen de incitme’ diye. İşte bu bizim en güzel rehberimiz olmalı hayatımız boyunca. Bir kere daha, pek çok kadim uygarlığın yaşadığı, pek çok göçlere sahne olmuş ve bir arada barış içinde, özgürlük içinde, eşitlik içinde yaşamış Eskişehir'den haykırıyoruz: 2 Temmuz'u hiç unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız”

"İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz"

kazım-kurt

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da Sivas Katliamı'nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamadığını söyleyerek, Yargı sürecinde zamanaşımı kararları verildiğini ve bazı sanıkların serbest kaldığını hatırlattı. Kurt, “Sivas katliamının üzerinden tam 33 yıl geçti. Bu 33 yılda yargılamalar oldu, zamanaşımı oldu, içeri girenler dışarı çıktı, birçoğu bakan oldu, Türkiye'yi yönetiyor ama Sivas'ın gerçek nedeni maalesef anlatılamadı, açıklanamadı. Bu bir insanlık suçudur. İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Bunu herkes böyle bilmelidir. ‘Unutmadık, unutturmayacağız’ dememizin altında yatan da budur. Elbet bir gün bunun hesabı sorulacaktır, gerçekler ortaya çıkacaktır. Ben hepinizden... saygı sunuyorum. Sivas'ta katledilen canlarımıza rahmet diliyorum. Bunun hesabının da mutlaka sorulması gerektiğini bir kez daha altını çizerek vurguluyorum” dedi.

Konuşmaların ardından, Vilayet Meydanı’na kadar “Sessiz yürüyüş” yapıldı. Vilayet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk bırakılmasıyla sona erdi.

Anma-programı-1

Kaynak: Alperen Ata