
BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından Eskişehir’de tepkiler yükseldi. Sol Parti öncülüğünde Köprübaşı’nda bir araya gelen çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sendika, sivil toplum kuruluşu ve gazeteci, kararı protesto etti. Eylem öncesinde basın emekçileri, gazetecilere yönelik artan baskıyı göstermek amacıyla mikrofon ve kameralarını yere bırakarak sembolik bir protesto gerçekleştirdi. Etkinliğe CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de katıldı.

Gerçeklerden korkuyorlar
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, gazeteciliğin suç gibi gösterilmesine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“İsmail Arı, bir bayram günü ailesini ziyaret etmek için gittiği Tokat’ta haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alındı. Suçu neydi İsmail Arı’nın? Halkı bilgilendirmek. Oysa halkı yanıltmak suçundan gözaltına alındı ve tutuklandı. Halkı yanıltmak diyince yandaş basının aslında halkı nasıl yanılttığını, ülkeyi güllük gülistanlık gösterip demokrasinin, adaletinin beşiği bir ülke halinde sunduğunu biz çok iyi biliyoruz. Gerçeklerden korkuyorlar. Gerçeklerin yazılmasından, halka ulaştırılmasından korkuyorlar ve ne yazık ki bu yüzden adaleti demokrasiyi, basını susturmak istiyorlar. Biz bu baskılara katlanmayacağız, sonuna kadar mücadele edeceğiz. Cezaevlerini gazetecilerin, suçsuz belediye başkanlarımızın zindanı haline getiren AKP iktidarından kurtuluncaya dek hep birlikte sokaklarda, alanlarda mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Gazeteciler cezalandırılıyor, yandaşlar ödüllendiriliyor
Emek Partisi adına konuşan Deniz Tepe, basın üzerindeki baskıların sistematik olduğunu vurgulayarak şöyle kaydetti:
“Memlekette patronlar düzeni ve onların temsilcisi saray düzeninin politik hattını, uygulamalarını sahada aldığı kararları kuru övgüler şeklinde, medyada, yayın organlarında yükselten, onların peşinde habercilik yapan insanlar, halkı yanıltan, halkın yalalarla geleceğini örmeye çalışanlar bugün ödüllendiriliyor, palazlandırılıyor. İşçi emekçilerin tarafından, onların düzeni ve onların asalakları mafya çeteleri karşısında haber yapanlar ise bugün cezaevlerine konuluyor. Sadece 2025 yılında 39 gazeteci tutuklanmış Türkiye’de. Hakan Tosun, İstanbul’da evine dönerken saldırıya uğradı ve ölümü hala aydınlatılmadı. Yine 2025 yılında Evrensel’in İzmir Bürosu’nun tabelasına 7 kurşun sıkıldı, saldırgan 3 ay sonra serbest bırakıldı. Bunun sadece gazetecilere yönelik olmadığını da biliyoruz. Türkiye’de birçok siyasi tutuklu, sendikacılar işçi emekçilerin mücadelesini büyütmek, onlarla dayanışmak için alanlarda bulunurken karşısına setler, tuğla tuğla baskı duvarları kuruluyor.”

Basın özgürlüğü için mücadeleyi büyüteceğiz
Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, basın emekçilerine destek mesajı vererek şunları söyledi:
“Birçok basın emekçisi, gazeteci arkadaşlarımız, mücadele arkadaşlarımız, gerçek haberleri kamuoyuna aktaran, bizim gerçek mücadelemizi kamuoyunda vareden basın emekçileri içeride tutuklular. Nurdan Yanardağ, gerçek anlamda, doğru anlamda yaptığı yayınlardan dolayı, Saray’ın baskılarından dolayı içeride. Bu koşullarda basın emekçilerinin bu mücadelesinde biz alanlardaki mücadelemizi yükselteceğiz ve basın özgürlüğünün ne kadar gerekli olduğunu bize bu baskıları, şiddeti, uygulamaları sürdüren bu iktidara karşı da birlikte mücadelemizi yükselteceğiz. Gerçek anlamda ulaşmak istediğimiz gerçek ve doğru haberleri kamuoyuna aktaran bütün basın emekçilerinin yanında olacağız.”

Gerçekleri yazdığı için tutuklandı
Sol Parti Eskişehir Sözcüsü Mert Yedek, Arı’nın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını belirtti ve şöyle konuştu:
“Daha öncesinde Timur Soykan’ın gözaltısı ve birçok gözaltına alınan gazeteci için de buradaydık. Özgür basının susturulamayacağını dile getirmek için, gazeteciliğin suç olmadığını dile getirebilmek için biz bu alanlardaydık. İsmail Arı’nın sorgusunu biliyoruz. Görüyoruz ki sorulan sorularda da sadece haber yaptığı için, gazetecilik yaptığı için tutuklandı. Aslında gerçekleri haberleştirdiği için tutuklandı. Tarikat cemaat ağlarının milyon milyon paylaşım kavgalarını haberleştirdiği için tutuklandı. Kimleri sevindirdiler, Menzilcileri, İsmailağacılar’ı sevindirdiler. Çete yapılanlamalarını haberleştirdiği için tutuklandı. Ailesi ve kendisi birçok tehdit aldı. Zaten koruma altındaydı, hiçbir şekilde kaçma şüphesi yoktu, her adımından devletin haberi vardı ama bunu fırsat bilip Tokat’ta aile ziyaretinde gözaltına alınıp, ailesinin yanında basılarak gözaltına alındı. Sanki kırmızı bültenle aranan bir suçluymuş muamelesi yaptılar. İsmail Arı, onurumuzla, gururumuzla gerçekleri haykıran sesimizdi. Biz bu düzenin İsmail Arı’yı teslim alamayacağını, bu meydanlarda gerçekleri haykırmamızı susturamayacaklarını çok iyi biliyoruz. Nereden biliyoruz? Yunus Emre Vakfı’nı haberleştirmişti İsmail Arı. Devlete yapılan bir soygun düzenini haberleştirmişti. Bu yüzden tutuklandı. Halbuki devletin ödüllendirmesi lazım ama bir mükafatı olacaktı elbet. Tutukladılar. Yolu Eskişehir’den de geçti. Beylikova ilçe müftüsünün istismar haberini yapmıştı. Biz onu çocukların çıkaramadığı ses olduğu için biliyoruz. Aslında gerçekleri yazdığı için tutuklandı.”

Gazetecilik suç değildir
Sol Parti Eskişehir İl Temsilcisi Hüseyin Öztürk ise Dezenformasyon Yasası’nın gazetecilere karşı kullanıldığının altını çizerek karara şu tepkiyi gösterdi:
“Tüm itirazlarımıza rağmen, ‘Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi’ yok denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha arkadaşımızı hedef aldı. Haberden bir kez daha ‘suç’ oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir. Arı’nın gözaltına alınması, gazetecilere yönelik bir gözdağıdır. Haber ve habercilerle ilgisi olmadığı savunulan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecilere karşı yargı sopası olarak kullanılmıştır. Ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik giderek derinleşirken rüşvet ve rant çarkı hızla dönmeye devam ederken gazeteciler susmayacaktır. İnatla, ısrarla anlatmaya, onlar yazmaya biz meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz. Bugün İsmail Arı üzerinden verilen mesaj açıktır: ‘Yolsuzluğu yazmayın, rant düzenini teşhir etmeyin, adaletsizlikleri görünmez kılın.’ Arkadaşımızın bize bir notu var. ‘Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak’ diyen İsmail, bizlere şu notu gönderdi:
‘Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara’ya getirildim. Dosyama yeni twitler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler…’
Evet, İsmail’in de dediği gibi, tek suçu bu ülkede gazetecilik yapmak. Buradan kamuoyuna çağrımızdır: Haber hakkına sahip çıkın. Gerçeğin susturulmasına izin vermeyin. Bu karanlığı dayanışmayla aşacağız. Susmayacağız, İsmail’in aydınlattığı gerçekleri meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz.”

İsmail Arı Kimdir?
1996 yılında İstanbul’da doğan İsmail Arı, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu.
Gazetecilik kariyerine BirGün gazetesinin Ankara bürosunda başlayan Arı, gazetede sağlık muhabirliği yaptı.
Arı’nın haberleri İstanbul Tabip Odası (İTO), Ankara Tabip Odası (ATO) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) gibi kurumlar tarafından ödüllendirildi.






