Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemine prim borcu bulunan gerçek ve tüzel kişiler için yeni bir ödeme planı kapısı aralanıyor. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan kanun teklifi, taksitlendirme süresini 6 yıla kadar uzatacak teminatsız tecil hakkından yararlanma sınırını da rekor seviyeye taşıyacak. Düzenlemenin uygulanmasındaki temel kriter, borçlunun ekonomik açıdan ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu belgelemesi olarak belirlendi.
SGK PRİM BORÇLARINDA HANGİ KOLAYLIKLAR GETİRİLİYOR?
Sosyal güvenlik sistemine borçlu konumdaki işveren ve sigortalılar için ödeme takvimi yeniden tasarlanıyor. Şu anda 36 ay olarak uygulanan tecil süresinin iki katına çıkarılması öngörüldü. Düzenleme, borçlunun yazılı başvurusu üzerine işletilecek bir süreç çerçevesinde kurgulandı. Kolaylık paketi, hem ödeme süresinde uzatma hem de teminat şartında esneklik olmak üzere iki temel bileşen üzerine inşa edildi.
TECİL VE TAKSİTLENDİRME SÜRESİ NE KADAR UZATILIYOR?
Yeni teklifte ödeme süresinin tavanı 72 aya yükseltildi. Borçlu konumdaki kişi ve şirketler, yükümlülüklerini 6 yıllık bir takvime yayma imkânından yararlanabilecek. Mevcut uygulamada bu süre yarı yarıya daha kısa, yani 36 ay olarak uygulanıyordu. Yasalaşmasının ardından SGK alacakları için daha uzun vadeli bir ödeme planı yürürlüğe girecek.
Düzenlemenin en çarpıcı kalemlerinden biri teminat tarafında yer alıyor. Geçmiş yıllarda 50 bin lira olarak uygulanan teminatsız tecil tutarı, 2026 yılının başında 250 bin liraya yükseltilmişti. Yeni teklif bu rakamı 1 milyon liraya çıkarıyor. Söz konusu sınırın altında borcu bulunan kişiler, taksitlendirme talebi sırasında teminat sunmak zorunda kalmayacak.
BİRDEN FAZLA İŞ YERİ OLAN İŞLETMELER NASIL FAYDALANACAK?
Farklı il veya ilçelerde birden çok şubesi bulunan şirketler için de özel bir formül belirlendi. Aynı işletmeye bağlı tüm iş yerlerinin toplam borcu 1 milyon liranın altında kalıyorsa teminat istenmeyecek. Toplam borcun bu eşiği aşması durumunda ise sadece 1 milyon lirayı geçen kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi yeterli olacak. Bu hesaplama yöntemi, çok şubeli yapılarda taksitlendirme talebini kolaylaştıracak şekilde tasarlandı.
BAŞVURU İÇİN HANGİ ŞARTLAR ARANIYOR?
Kolaylıktan yararlanma süreci, yazılı başvuru ile başlıyor. Borcun ödenmesinin ya da haciz işleminin uygulanmasının kendisini ağır bir ekonomik darboğaza sürükleyeceğini belgeleyenler bu süreçten faydalanabilecek. Borçlunun mali durumunun tecil kapsamına uygun bulunması, sürecin işlemesi için aranan temel koşul olarak belirlendi. Başvurunun değerlendirilmesinde alacaklı amme idaresi ya da yetkilendireceği makamlar görev üstlenecek.
"ÇOK ZOR DURUM" KRİTERİ NE ANLAMA GELİYOR?
Düzenlemenin omurgasını "çok zor durum" kavramı oluşturuyor. Gazeteci Noyan Doğan'ın aktardığı bilgilere göre, amme borcunun vadesinde ödenmesinin veya haciz yoluyla tahsilatın borçluyu ekonomik açıdan çıkmaza sokacağı durumlarda mekanizma devreye girecek. Kanun metninde söz konusu kriter şu ifadelerle yer aldı: "Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borcu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla; alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca amme alacağı 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilecek."
GECİKME FAİZİ HANGİ ORANDA UYGULANIYOR?
Faiz cephesinde mevcut uygulama korunuyor görünüyor. Yıl başından bu yana tecil başvurularında aylık yüzde 3,25 oranı işliyor; yıllık bazda bu rakam yüzde 39'a tekabül ediyor. Kanun teklifinin yasalaşmasıyla aksine bir karar çıkmadığı sürece bu oranların uygulanmaya devam etmesi öngörülüyor. Borçlular, ödeme planlarını oluştururken bu faiz yapısını da hesaba katmak durumunda kalacak.
DÜZENLEMEDEN KİMLER FAYDALANABİLECEK?
Kolaylık paketinin kapsamı geniş tutuldu. SGK'ye prim borcu bulunan tüm gerçek ve tüzel kişiler bu mekanizmadan yararlanabilecek. Belediyeler de düzenlemenin doğrudan muhatabı arasında yer aldı. Hem büyük ölçekli işletmeler hem küçük esnaf hem de bireysel sigortalılar başvurabilecek mükellef grubunu oluşturuyor.
Teklif, vergi affı kapsamında değil. Borçların silinmesi söz konusu değil mekanizma yalnızca ödeme takvimini erteliyor ve vadelere yayıyor. Borç anaparası ve faiz, belirlenen takvim çerçevesinde aynen tahsil edilecek. Bu nedenle düzenleme literatürde tecil ve taksitlendirme uygulaması olarak adlandırılıyor.
YASALAŞMA SÜRECİ HANGİ AŞAMADA?
Kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşme sürecini sürdürüyor. Maddeler üzerinde yapılan müzakerelerin tamamlanmasıyla teklif oylanarak yasalaşacak. Düzenlemenin yürürlüğe girişi, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından gerçekleşecek.


