Beycan, H.İ.S. isimli bir şahsın yaptığı paylaşımda CHP’nin “düşman” ilan edildiğini ve partiye yönelik ağır hakaretler kullanıldığını ifade ederek, toplumu kutuplaştırma çağrısı olduğunu ifade etti. Beycan, “Son günlerde kamuoyuna açık bir sosyal medya da Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef alan açıklamalar yapan H.İ.S isimli şahıs yalnızca bir siyasi eleştiri değil; açıkça nefret dili, iftira ve toplumu kutuplaştırma çağrısı yapmıştır. Bir şahıs tarafından yapılan paylaşımda, ‘CHP ve zihniyetinin düşmanıyım’ denilerek bir siyasi parti doğrudan düşman ilan edilmiş, ardından CHP’ye yönelik ‘yokluk, açlık, adaletsizlik, yolsuzluk, pislik ve arsızlık gelir’ gibi ifadelerle ağır bir hakaret dili kullanılmıştır” dedi.
Bu paylaşım milyonlarca insanı hedef haline getirme çabasıdır
Beycan, CHP’ye “İslam düşmanlığı” ithamında bulunulmasının toplumun dini hassasiyetleri üzerinden kışkırtma anlamına geldiğini belirterek, CHP’nin laikliği din düşmanlığı olarak değil, inanç özgürlüğünün güvencesi olarak gördüğünü vurguladı. Beycan, “Bu paylaşımda CHP’ye yönelik ‘İslam düşmanlığı’ ithamı da yapılmıştır. Bu açıkça bir siyasi görüş eleştirisi değil, toplumu dini hassasiyetler üzerinden kışkırtma, yurttaşları birbirine düşürme ve milyonlarca insanı hedef haline getirme çabasıdır. CHP bu ülkenin kurucu partisidir. CHP halkın inancına, vicdanına ve değerlerine saygıyı temel alan, laikliği din düşmanlığı değil, inanç özgürlüğünün güvencesi olarak gören bir anlayışın temsilcisidir” söyledi.
Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz
Bir partiyi düşman ilan etmenin ve kin üretmenin ifade özgürlüğü olmadığını ifade eden Beycan, demokrasiye, halkın iradesine ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceklerini belirtti.
Beycan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Siyasette fikir ayrılığı olabilir. Ancak bir siyasi partiyi ve seçmenini “düşman” ilan etmek; dini değerleri siyasete malzeme ederek kin üretmek, öfke yaymak ve toplumu zehirlemek ifade özgürlüğü değildir. Bu anlayış; ülkemizin huzuruna, kardeşliğine ve ortak yaşam iradesine tehdittir. Bizler biliyoruz ki Türkiye’nin gerçek ihtiyacı; düşmanlık değil, birliktir. Kin değil, hukuk ve adalettir. Hakaret değil, demokratik olgunluktur. Toplumu ayrıştıran, dini değerleri siyasete alet eden, siyasi nefret üreten ve halkı birbirine düşman eden bu dili reddediyoruz ve kınıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve partililerimize yönelik her türlü iftira, karalama ve nefret söylemi karşısında susmayacağız. İlgili şahıs hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Demokrasiye, halkın iradesine ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.”





