Avcı, Köy Enstitülerinin Cumhuriyetin en özgün ve devrimci eğitim hamlelerinden biri olduğunu vurgulayarak, Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar ulaşan bu eğitim modelinin, Türkiye’nin kalkınma ve çağdaşlaşma sürecinde önemli bir rol oynadığını belirtti. Avcı, “Köy Enstitüleri; cehalete karşı bilimi, karanlığa karşı aydınlığı, teslimiyete karşı üretimi ve özgür düşünceyi esas alan bir eğitim modeliydi. Bu kurumlar yalnızca öğretmen yetiştirmedi; aynı zamanda düşünen, sorgulayan, üreten ve ülkesine karşı sorumluluk duyan kuşaklar yetiştirdi. Anadolu’nun en ücra köşelerinde dahi Cumhuriyetin ışığını yakan bu büyük atılım, Türkiye’nin kalkınma ve çağdaşlaşma mücadelesinin en güçlü yapı taşlarından biri olmuştur” dedi.
“Eğitim sistemi aydınlanmacı mirastan uzaklaşıyor”
Avcı, Milli Eğitim sisteminin bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışından giderek uzaklaştığını söyleyerek, eğitim politikalarının toplumsal ihtiyaçlardan ziyade siyasi tercihler doğrultusunda şekillendiğini ifade etti. Avcı, “Ne yazık ki bugün gelinen noktada, Milli Eğitim sistemimizin bu aydınlanmacı mirastan giderek uzaklaştırıldığını üzülerek görmekteyiz. Bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışının yerini; ideolojik yönlendirmeler, liyakatsiz kadrolaşmalar ve çağın gerisinde kalan uygulamalar almaktadır. Eğitim politikaları, toplumun ihtiyaçlarından çok siyasi tercihlerin gölgesinde şekillenmekte; çocuklarımızın geleceği günübirlik kararlarla riske atılmaktadır” diye konuştu.
“Ülkemizin geleceği açısından da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır”
Avcı, eğitimde sistemin ezberci ve sorgulamayan bireyler yetiştirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Avcı, Köy Enstitülerinin ruhu; eleştirel aklı, üretimi, eşitliği ve halkçılığı temel alıyordu. Bugün ise eğitim sistemi, bu değerlerden uzaklaştırılarak ezberci, sorgulamayan ve bağımlı bireyler yetiştirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu durum, yalnızca eğitim alanında değil, ülkemizin geleceği açısından da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Çözüm, bilimsel ve laik eğitim anlayışına dönüş”
Avcı, Türkiye’nin ihtiyacının Köy Enstitülerinin temsil ettiği bilimsel ve laik eğitim anlayışına yeniden dönmek olduğunu belirterek, eğitim politikalarının ideolojik yaklaşımlardan arındırılması ve liyakat esaslı bir yapının yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Avcı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin ihtiyacı, Köy Enstitülerinin temsil ettiği bilimsel ve laik eğitim anlayışına yeniden dönmektir. Eğitim politikaları ideolojik dayatmalardan arındırılmalı, liyakat esas alınmalı ve Cumhuriyetin kurucu değerleri yeniden rehber edinilmelidir. Köy Enstitülerinin mirası, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; geleceğin inşasında yol gösterici bir pusuladır. Bu mirasa sahip çıkmak, Cumhuriyete ve onun aydınlık yarınlarına sahip çıkmaktır. 86 yıl önce yakılan o aydınlanma meşalesi sönmemiştir, sönmeyecektir.”





