Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Ramazanı Kutluyorum, Okulumu Süslüyorum” projesinin ödül töreninde yaptığı konuşmada, müfredatta bazı terminolojik değişikliklere gidildiğini açıkladı. Müfredatta fark edilmeden kullanılan bazı kavramların “dayatılmış” ifadeler olduğunu söyleyen Tekin, tarih kitaplarında yer alan “Haçlı Seferleri” kavramının “Haçlı Saldırıları” olarak değiştirildiğini belirtti. “Orta Asya” kavramına da değinen Tekin, bilimsel literatürde “Türkistan” ifadesinin kullanıldığını savunarak, “Ege Denizi yerine Adalar Denizi denmeli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında millet olma şuuru ve vatanseverlik kavramlarını merkeze alıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Vatanseverlik kavramını odağa alındı”

Tekin, İkinci Dünya Savaşından sonra iki kutuplu dünyanın “Orta Asya” kavramının dayattığını belirterek bilimsel literatürde “Türkistan” olduğunu ifade etti. Tekin, Ege Denizi yerine Adalar Denizi olması gerektiğini belirtti. Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında bu kavramları değiştirerek, millet olma şuuru ve vatanseverlik kavramlarını odağa alındığını vurguladı.

“Orta Asya diye bir tanımlama yok”

Eğitim Bir-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Akar, yapılan düzenlemelerin müfredat değişikliğinden çok tanımlama değişikliği olduğunu ifade ederek, Orta Asya yerine “Türkistan” ifadesinin kullanılmasının tarihi ve kültürel açıdan önemli olduğunu söyledi. Akar, “Orta Asya diye bir tanımlama yok, orası bizim Türk yurdu. Artık buraya Orta Asya değil, Türkistan diyeceğiz. Burası Türklerin medeniyetinin ve köklerinin dünyaya yayıldığı merkezdir” dedi.

“Tarihimize ve kendi bakış açımıza göre ifadelerin yeniden düzenlenmesidir”

Haçlı Seferleri’nin ders içeriklerinde “Haçlı Saldırıları” şeklinde düzenlenmesine de değinen Akar, yapılan değişikliklerin tarihsel olaylara Türk bakış açısıyla yaklaşılmasını amaçladığını ifade etti. Akar, “Bu bir müfredat değişikliği değil. Kendi tarihimize ve kendi bakış açımıza göre ifadelerin yeniden düzenlenmesidir” ifadelerini kullandı.

“Orta Asya dediğimiz kavram aslında spesifik ve çok geniş bir kavram”

Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) Eskişehir Şube Başkanı Faik Alkan, tarih müfredatında kullanılan “Türkistan” kavramının 9. sınıf tarih ders kitaplarında zaten yer aldığını belirterek, “Orta Asya kavramı çok daha geniş bir coğrafyayı tanımladığını ifade etti. Alkan, “Türkistan kavramı, Orta Asya kavramının yerine tarih ders kitaplarında 9. sınıflarda var zaten, şu an okutuluyor. Ama şurada şöyle bir sıkıntı var: Orta Asya dediğimiz kavram aslında spesifik ve çok geniş bir kavram. Yani bunun içerisinde Tibetliler var, Tatarlar var, Moğollar var” dedi.

“Atatürk döneminde Orta Asya kavramı kabul edildi”

Alkan, “Orta Asya” kavramının geçmişinin 1. Türk Tarih Kongresi dönemine kadar uzandığını belirterek, Atatürk döneminde kabul edilen Orta Asya kavramının Türklerin kökenini açıklayan bir yaklaşım olarak ortaya çıktığını ifade etti. Alkan, “Atatürk döneminde 1. Türk Tarih Kongresi’nde kabul edilen bir kavram Orta Asya kavramı ve Türklerin kökeni olarak adlandırılan bir kavram. O yüzden Türkistan kavramıyla ilgili, Türkistan küçük bir alanı kasteden bir kavram. Bir sıkıntı var orada” diye konuştu.

“Türk tarihi hakkında ama asıl çalışmaları Atatürk yapıyor”

Tarih anlayışının ideolojik yaklaşımlarla şekillendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Alkan, tarihin evrensel bir kavram olduğunu ifade etti. Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde tarih ve antropoloji çalışmalarına özel önem verildiğini belirten Alkan, Atatürk döneminde ulus devlet inşası kapsamında Türk tarihine yönelik kapsamlı araştırmalar yapıldığını söyledi. Alkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken iki disiplini oturtuyor: Biri antropoloji, biri tarih. Senin kökünün nereden geliyor? Seni Batı merkezli tarih 600 yıldır barbar ve savaşçı olarak görüyor; mesela en son Osmanlı için böyle kullanıyor. Ama sen bir ulus devlet yaratıyorsun, geç kalmışsın, uluslaşmak çok geç Avrupa’da 17. yüzyılda şekillenmeye başlamış bu. Sen o zaman kökünü bulman lazım. Osmanlı’da İttihat Terakki biraz çalışma yapmış Türk tarihi hakkında ama asıl çalışmaları Atatürk yapıyor. Özellikle 30’lu yılların bütün dünyadaki akımlarına baktığın zaman, ulus devletlerin çok tartışıldığı, milliyetçiliğin çok arttığı, Mussolini’nin Akdeniz’i hedeflediği bir dünyada yaşıyorsun. Ve orada haklı olarak şu soruyu soruyor: ‘Biz Türkler kimiz? Nereden geldik?’ İşte Orta Asya kavramı bunun ürünü olarak ortaya çıkıyor.”

Alkan, bugün tartışılan kavramların büyük bölümünün “Maarif Yüzyılı” yaklaşımının ideolojik bir yansıması olduğunu belirtti.

Kaynak: Alperen Ata