Türkiye’de binlerce öğrenci LGS’ye girdi. Sınavın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen soruların dışında olduğu ve zorluk derecesinin yüksek olduğu birçok kişi tarafından günlerce konuşuldu.
Konuya ilişkin Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Başkanı Faik Alkan, sitem etti. Alkan, soruları hazırlayan kişilerin gerçeklikten çok uzakta olduğunu söyledi.
“Liseye Giriş Sınavı’nı yapmanın bir anlamı yok”
LGS’nin telafisi olmayan bir sınav olduğunu söyleyen Alkan, “YKS'nin telafisi vardır. En fazla bir yıl mezuna kalırsın, tekrar hazırlanırsın. Fakat Liseye Giriş Sınavı öyle değil. Biz uzun zamandır eğitimde eşitsizliğin derinleştiğini, okullarımız arasında farkların ortaya çıktığını söylüyoruz. Nitelikli ve niteliksiz okul tanımlamasının ardından eğitim sisteminde artık görünür ve çözümsüz hale geldiği bir durumda Liseye Giriş Sınavı’nı yapmanın bir anlamı yok. Bu çocuklarımızın yarınlarını çalmanın, onları üzmenin, ağlatmanın, hayata küstürmenin bir anlamı yok” dedi.
“Bir gözyaşı, bir sinir, bir belirsizlik hali…”
Alkan, velilerden şikayet aldığını söyleyerek, “Eskişehir'de sınavdan beri onlarca veliyle, onlarca arkadaşımızla, çocuklarla görüştük. Neredeyse her LGS velisi, her LGS öğrencisinin evinde bir gözyaşı, bir sinir, bir belirsizlik hali mümkün. Yani değer mi?” diye konuştu.
“Burası Singapur değil, burası Türkiye”
Sınav sorularını hazırlayan kişilerin gerçeklikten çok uzakta olduğunu belirten Alkan, “Genel bir değerlendirme yaptığımız zaman bu Türkiye eğitim ortamında bu soruları hazırlayanlar gerçeklikten çok kopuklar herhalde. Yani burası Singapur değil, burası Türkiye. Gerçekleri var. Başından itibaren öğretmen arkadaşlarımıza ‘MEB'in yayınlarını kullanın’ dediler. Hep bunu kullandılar. Fakat çıkan özellikle ‘matematik’ soruların değerlendirmesini yaptığımız zaman gerçekten ‘MEB'den mi çıktı bu sorular?’ diye soruyoruz” ifadelerini kullandı.
“Artık bu sınavın anlamsızlığına kafa yormak gerekiyor”
Alkan, LGS’de ders ders değerlendirme de yaptı. Müfredatın dışında soru sorulduğunu söyleyen Alkan, “Baktığımız zaman istatistikleri düzeltmeye oynayan bir sınav oldu. Matematikte çok kolay sorular var ama 4 veya bazılarına göre 6 soru gerçekten kalem oynatılamayacak sorular. Ve en önemlisi bu çocuklar bunları müfredatta görmediler. Müfredatta olmayan bir soruyla karşı karşıya kaldılar. Keza Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi böyle. Salt bilgi üzerine kurdu. Yani ne Fen Bilgisi, ne İnkılap, ne İngilizce bizi yanıltmadı ama bu iki ders gerçekten yanılttı. Matematiğin zorluk derecesini bekliyorduk ama bu kadar çok beklemiyorduk. Dolayısıyla artık bu sınavın anlamsızlığına kafa yormak gerekiyor” dedi.
“Bu çocuklarımız her şeyden daha kıymetli”
Velilere de seslenen Alkan, çocukların başarısını sınavla ölçmemeleri gerektiğini savundu. Alkan, “Velilere aslında çok şey söyledik biz. Hayatı bir kez yaşıyoruz. Bu çocuklarımız açısından da böyle. Bu sınavla çocuğumuzun hayatını ölçmeyelim. Onun zekasını ölçmeyelim. Ona baskı yapmayalım. Çünkü ileride bunlar temel sorun olarak lisede karşımıza çıkıyor. Çocuklar burada yaşadıkları başarısızlık enkazını, lisede başka şekilde yansıtacaklar. Dolayısıyla üzülecek bir şey yok. Üzülmemek gerekiyor. Evet telafisi ne yazık ki yok. Çok emek verdiler. Onlarca soru çözdüler. Kursa gittiler. Veliler gerçekten maddi anlamda çok fedakarlık yaptı. Ama günün koşullarında Türkiye'nin bir gerçekliği bu sınavlar ve adil olmayan bir sınavla karşı karşıya kaldık. Bu çocuklarımız her şeyden daha kıymetli” diye konuştu.




