Bingöl, Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi’nin olası bir birleşmenin hem Eskişehir'de hem de Türkiye genelinde seçim dengelerini değiştireceğini ifade etti. Bingöl, "Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisinin birleşmesi sadece Eskişehir özelinde değil, Türkiye’de seçimin matematiğini değiştirir. Bunu ifade edelim. Bir de şu an bizim Yeniden Refah Partisi ile görüşmelerimiz sadece Gelecek Partisi’nin kendisini feshetmesiyle ilgili değildi. Bunu ifade edeyim. Öncesinde de bu görüşmeler devam ediyordu. Bunu kabul etmek lazım” dedi.

Türkiye'nin kutuplaşmadan uzaklaşması gerektiğini vurgulayan Bingöl, siyasi partilerin ilkesel zeminde bir araya gelmesinin ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi. Bingöl, “Türkiye’nin buna ihtiyacı var. 50+1 ucube bir sistemdir. Bu sisteme karşı partilerin bir araya gelmesi gereklidir. Ancak biz sadece ‘Şu parti, bu parti kazansın’ gibi meseleye bakmayız. Ülkenin kazanmasını istiyoruz. Gerçekten ülkemizin ciddi sorunları var. Bu sorunlar gün geçtikçe büyüyor. Dolayısıyla mevcut hükümet artık bunun altından kalkamıyor. Burada tabii açık ifade etmek gerekiyorsa ana muhalefet partisi üzerine yapılan operasyonlar var” ifadeleri kullandı.

"Süreçte önemli mesafe kat edildi"

Yeniden Refah Partisi ile yürütülen temasların sürdüğünü belirten Bingöl, "Çatı parti kim olacak" tartışmasının kendileri açısından öncelikli olmadığını dile getiren Bingöl, asıl hedefin Türkiye'nin temel sorunlarına çözüm üretecek geniş tabanlı bir birliktelik oluşturmak olduğunu kaydetti.

Muhalefete yönelik operasyon eleştirisi

Ana muhalefet partisine yönelik yargı süreçlerini de değerlendiren Bingöl, belediye başkanlarına yönelik operasyonları eleştirerek, yargının siyaset üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini iddia etti. Bingöl, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bakınız, bir sabah şafak operasyonuyla belediye başkanları gözaltına alınabiliyor. Böyle bir şey olamaz. Biz Saadet Partililer olarak buna karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Elbette yargılama olur. Suç işleyen insanlar varsa cezaları verilir, bu başka bir şey. Ama siyaset dizayn etmek, muhalefeti dizayn etmek amacıyla böyle yöntemlere başvurmak gerçekten doğru değil. Bu ülkenin lehine değil, aleyhinedir. Saadet Partisi bunu her platformda gündeme getiriyor. Dolayısıyla biz böyle bir şeyin olmaması için Türkiye’de bütün siyasi partilerin, tekrar edeyim, sağdan soldan ilkesel bir duruş ortaya koyması ve yeniden büyük Türkiye’nin inşası için birlikte mücadele etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu Türkiye’nin lehine olur.Bizim partimiz şu an birinci parti olsa bile bu sonuç değişmeyecek. Bizim partimizin birinci parti olması çok önemli değil. Türkiye’nin gerçekten bölgede güçlü bir ülke olması; adalet, hukuk, adil paylaşım, insan hakları, özgürlükler ve üreten ekonomi gibi alanlarda bir sınıf atlaması gerekiyor. Buna ihtiyacımız var. Saadet Partisi’nin bunu başaracağına inanıyorum.”

Su yönetimi için Su Bakanlığı önerisi

Eskişehir'deki su sıkıntısına da değinen Bingöl, mevcut yapının dağınık olduğunu ve su yönetiminin tek merkezden yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin üç yeni bakanlığa ihtiyaç duyduğunu öne süren Bingöl, bunların Su Bakanlığı, yolsuzluklarla mücadele edecek bir bakanlık ve doğal afetlerden sorumlu bir bakanlık olması gerektiğini söyledi. Bingöl, “Üreticiler yeraltı suyu bulamadıklarını ifade ediyorlar. Türkiye’de su meselesinin çözülebilmesinin tek bir yolu var. Su yönetiminin olması gerekiyor. Bu konuda farklı kurumlar birlikte hareket etmiyor. Bir sürü bakanlık aynı konuda ayrı ayrı görüş ortaya koyuyor. Dolayısıyla su yönetimi tek merkezden yürütülemediği için bu sorunlarla karşı karşıyayız. Türkiye’nin şu anda üç yeni bakanlığa ihtiyacı var. Birincisi Su Bakanlığı. İkincisi, yolsuzluklarla mücadele edecek bir bakanlık. Üçüncüsü ise doğal afetlerden Türkiye’yi koruyacak bir bakanlık. Bu üç bakanlık kurulmadan Türkiye’de bu sorunlar çözülemez” dedi.

Kaynak: Alperen Ata