Düzenlemeyi hayata geçiren kurum, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK). Tebliğ, 33278 sayılı 12 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete nüshasında yayımlandı. Genel şartlarda değişiklik öngören metnin hükümleri 1 Temmuz 2026 itibarıyla işlemeye başlayacak. Milyonlarca araç sahibini ilgilendiren kurallar, kaza sonrası hasar ve tazminat akışını baştan kurguluyor.
Değer kaybı başvurusu nasıl değişiyor?
En çok konuşulan başlık değer kaybında. Şu ana dek araç sahibi, hasar ödemesinin ardından bu kalem için ayrıca bir talep süreci yürütüyordu. Yeni hükümde ise hasar bildirimi yapan taraf için ek bir dilekçe şartı aranmıyor, yapılan başvuru kendiliğinden bu kalemi de içine alıyor.
Hesabı atanan eksper yapacak. Eksperin hazırladığı raporda bu tutar bağımsız bir satır olarak yer alacak. Tutar hesaplanırken birden çok ölçüt birlikte değerlendirilecek: aracın yaşı ve modeli, ne amaçla kullanıldığı, daha önce kaza görüp görmediği ve ikinci el piyasadaki güncel karşılığı. Şirket tarafında ise süreye bağlı bir yükümlülük geliyor, nihai rapor ulaştıktan sonraki ilk iş gününde tutar hak sahibine bildirilecek.
Eksper atama yönetmeliğiyle bağı ne?
Bu adım, aynı gün devreye girecek bir başka düzenlemeyle aynı yöne bakıyor. Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği kapsamında eksperlerin elektronik sistemden otomatik görevlendirilmesi ve değer kaybının doğrudan hasar dosyasında hesaplanması öngörülmüştü. İki metin birlikte, değer kaybı sürecindeki komisyoncu ve vekil katmanını saf dışı bırakıp işlemi tek dosyaya indirmeyi hedefliyor.
Orijinal ve eşdeğer parçada hangi sıra geçerli?
Onarımda kullanılacak parçaların hangi sırayla tercih edileceği de yazıya döküldü. Hasar gören parça orijinal nitelikteyse ve tamiri olanaksızsa yerine yeni orijinal parça takılıyor. Sahibinin onayı varsa ya da orijinali bulunamıyorsa eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçaya geçiliyor. Parça en baştan orijinal değilse öncelik sırası tersine dönüyor, ilk tercih yeniden kullanılabilir ya da eşdeğer parça oluyor, bunlar yoksa orijinale başvuruluyor.
Bu noktada ispat sorumluluğu şirketin sırtında. Eşdeğer parçanın kullanılabilir olduğunu kanıtlamak sigorta şirketine düşecek. Takılan parça aracın değerini artırsa bile, oluşan bu artış tazminattan kesilemeyecek.
Eşdeğer parça kavramı, orijinal parçayla aynı kalite ve işlevde olduğu üretici dışı firmalarca belgelenen yedek parçayı tanımlıyor. Sektörde bu parçalar genellikle orijinaline kıyasla daha uygun fiyatlı oluyor. Yeni metnin getirdiği ispat yükümlülüğüyle, bir aracın orijinal yerine eşdeğer parçayla onarılabilmesi için bu tercihin uygunluğunu sigorta şirketinin ortaya koyması gerekecek. Düzenleme ayrıca, onarımda kullanılan parçanın aracın piyasa değerini yükseltmesi durumunda bu farkın hak sahibinden geri alınamayacağını da güvence altına alıyor.
Ağır hasarlı araçlarda yeni şart ne?
Ağır hasar gören araçlarda ödeme bir koşula bağlandı. Eksper raporu aracı ağır hasarlı olarak işaretlediğinde, tazminatın ödenebilmesi için tescil belgesine "trafikten çekilmiştir" kaşesinin vurulmuş olması gerekecek. Belge sunulmadığı sürece ödeme yapılmayacak.
Ağır hasar şartında öngörülen tescil belgesi uygulaması, hurda ya da ağır hasarlı bir aracın belge değişikliği yapılmadan yeniden trafiğe çıkmasını engellemeye dönük bir adım olarak yer alıyor. Tazminatını alan araç sahibinin, aracını trafikten çektirmeden ödeme alması bu hükümle mümkün olmaktan çıkıyor.
Kaza yerini terk edene rücu nasıl uygulanacak?
Kaza mahallini terk eden sürücüler için rücu koşulları yeniden yazıldı. Tebliğe göre can güvenliğinin tehlikede olması ya da yaralının hastaneye yetiştirilmesi gibi zorunlu haller dışında olay yerinden ayrılan, ya da tutanak ve alkol ölçümü gibi işlemleri engelleyen sürücüden şirket, ödediği parayı geri talep edebilecek.
Rücu kavramı, sigorta şirketinin önce zarar görene ödeme yapıp ardından bu tutarı kusurlu sürücüden geri istemesi anlamına geliyor. Kaza yerini terk etme halinde tanınan rücu hakkı, sürücülerin kaza sonrası tutanak ve alkol ölçümü gibi tespit işlemlerinden kaçmasının önüne geçmeyi amaçlıyor. Aynı mantık, alkollü araç kullanımı gibi mevcut rücu sebeplerine ek bir başlık olarak ekleniyor.
Dijital bildirim dönemi nasıl işleyecek?
Bildirim yöntemleri de modernleşti. Genel şartlara "kalıcı veri saklayıcısı" kavramı eklendi. Tebliğ bu kapsamda şu kanalları sayıyor: "Kısa mesaj, e-posta, mobil uygulamalar ile e-Devlet ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden kurulacak sistemler." Böylece taraflar arası resmi bildirimler elektronik ortamdan yapılabilecek.
Zorunlu trafik sigortası ve değer kaybı nedir?
Zorunlu trafik sigortası, motorlu araç sahipleri için yasal bir mecburiyet ve sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alıyor. Değer kaybı kavramı ise onarılan bir aracın ikinci el değerinde kaza nedeniyle ortaya çıkan düşüşü anlatıyor. Yeni metin, bu kalemin hesabını ve ödemesini tek dosyada toplayarak süreçteki çok başlılığı azaltmayı öngörüyor.
Tüm bu başlıklar, 1 Temmuz 2026'dan itibaren açılacak yeni hasar dosyaları için geçerli olacak. Bu tarihten önce açılmış dosyaların eski hükümlere göre sonuçlandırılması bekleniyor. Araç sahiplerinin kaza sonrası süreçte güncel hak ve yükümlülüklerini sigorta şirketleri ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin resmi kanallarından teyit etmesi mümkün.




