Anma programına CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Milletvekilli Jale Nur Süllü, CHP Eskişehir Milletvekilli İbrahim Arslan, Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın ve vatandaşlar katıldı.

Talat Yalaz-3CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Uğur Mumcu’nun gerçeğin peşinde yürüyen bir aydın olduğunu vurgulayarak, bugün sorulan soruların çoğunun Uğur Mumcu’nun sorduğu sorular olduğunu ifade etti. Yalaz, “Bugün burada Uğur Mumcu'yu anıyoruz. Uğur Mumcu, gerçeğin bedelini canıyla ödemiş bir aydındır. Uğur Mumcu kalemini iktidara kiralamayan, Uğur Mumcu hakikat için mücadele eden, bir an için vazgeçmeyen, 'Ben susarsam kim konuşacak?' diyen bir yiğit yurtseverdir. Bugün hala sorduğumuz sorular, onun sorularıdır. Bugün faili meçhul cinayetler neden aydınlanmıyor diyoruz, onun sorusudur. Bugün neden bu ülkenin karanlık ilişkileri, karanlık bağlantıları bir türlü ortaya konulamıyor, aydınlanmıyor diyoruz, onun soruları. Bugün neden hukuk, yargı zalimin, iktidarın, güçlünün sopası haline getiriliyor diyoruz. Bu sorular da onun sorularıdır. Ve biliyoruz ki onun sorularını sorduğumuz sürece o yaşamaya devam edecektir” dedi.

Mumcu’nun kaleminin gömülmediğini ve gözü pek binlerce gazetecinin elinde çoğalmaya devam ettiğini belirten Yalaz, anma günlerinin mücadele azminin aşıladığı günler olduğunu ifade etti. Yalaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Çünkü biliyoruz ki onun kalemi gömülmemiştir. O öldükten sonra onun kalemi binlerce yiğit, mert hukukçunun, binlerce yiğit, gözü pek basın mensubunun, gazetecinin elinde çoğalmaya devam etmiştir. Ve bizler biliyoruz ki o kalemler çoğaldıkça, o duruşlar devam ettikçe, biz onun sorularını sormaya devam ettikçe Uğur Mumcu mücadelemizde yaşayacak. Bu duygu ve düşüncelerle 'Vurulduk ey halkım, unutma bizi' diyen o yiğit insana, o yiğit mücadele adamına, o yiğit devrimciye sonsuz saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyorum. Onun şahsı nezdinde bütün kalemini satmayan, iktidara kiralamayan, onurlu duruşuna devam eden, eğilmeyen, bükülmeyen, gözü pek bütün basın mensuplarına, özellikle tutuklu gazetecilere buradan yine şükran ve saygılarımı sunuyorum. Bu anmalar aynı zamanda bundan sonraki günlere ilişkin büyük bir mücadele azmini içimize koyduğu zaman, içimize aşıladığı zaman anlamlıdır diyorum ve buradan bu anlamlı anmanın, bu mücadele azmini hepimizin içine, hepimizin gözlerine koyduğunu, sunduğunu görerek sizleri bir kez daha şükran ve saygıyla selamlıyorum."

Karanlık günler sona erecek ve aydınlığa birlikte çıkacağız

Jale Nur Süllü-1

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, ülkenin karanlık ilişkilerini aydınlatmaya çalışan bir araştırmacı yazar olduğunu ifade etti. Süllü, “Uğur Mumcu sadece bir gazeteci değildi. O, ülkenin karanlıklarını aydınlatmaya çalışan araştırmacı bir yazardı. Ve o gün aracına konulan bomba da aslında sadece Uğur Mumcu'yu öldürmedi. Ülkenin güzel gelecek günlerine konulan bir bomba olarak hep hatıralarımızda kaldı.Yıllar sonra bugün burada toplanıyorsak ülkenin geleceği hakkındaki endişelerimizi dile getirmek, kalbimizdeki sıkıntıları, endişeleri dile getirmek üzere buradayız. Ama inanıyoruz ki bugünler son bulacak. Aydınlığa öyle ya da böyle bir gün çıkacağız. Hep birlikte mücadeleyi asla bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.


Uğur Mumcu, canıyla bir bedel ödedi

Ibrahim Arslan-3
CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Uğur Mumcu’nun demokrasi, özgürlükler ve laiklik mücadelesine dikkat çekti. Arslan, “Uğur Mumcu ve onun şahsında bu ülkenin demokrasi, özgürlükler, insan hakları, adalet için mücadele eden ve yüzyıllar boyu süren bu mücadelede yitirdiğimiz tüm değerleri eğer yaşatmak istiyorsak onlara bir borcumuzun olduğunu da unutmamalıyız. Uğur Mumcu, canıyla bir bedel ödedi. Mafya, tarikat, siyaset üçgenine dikkat çekti. Gerçekleri yazdı. Bunları yazarken korkmadan, bedenini, canını hiç tereddüt etmeden ortaya koyarak yazdı. Yanı sıra özellikle laikliğe dikkat çekerek tarikat ilişkilerine, o karanlık ilişkilere de dikkat çekmişti ve Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyet'in temel değerlerinin ne kadar önemli olduğuna ve sahip çıkmamız gerektiğine dikkat çekerek o yıllarda bugünlere ışık tutacak bütün düşüncelerini paylaşmıştı ve yıllar onun ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koydu” dedi.

Eğer bir ülkede basın özgür değilse demokrasi yok demektir

Arslan, günümüzde gerçekleri yazan gazetecilerin tutuklu olduğunu belirterek, bir ülke özgür basın yoksa demokrasinin de olmayacağını vurguladı. Arslan, “O yıllardan bugünlere geldiğimizde bugün gazetecilerimiz ne yazık ki cezaevlerinde. Bugün gerçekleri korkmadan yazanlar, itiraz edenler, boyun eğmeyenler, susmayanlar aynı güçler tarafından bastırılmaya, sindirilmeye çalışılıyor. Eğer bir ülkede basın özgür değilse demokrasi yok demektir. Eğer bir ülkede yargı bağımsız değilse adalet yok demektir” söyledi.


Canlarıyla bu bedelleri ödeyenlere ant olsun ki iktidarı elde edeceğiz


Arslan, Uğur Mumcu ve benzerlerinin mirasına sahip çıkmanın tek yolunun, korkmadan mücadele edip bu iktidarı değiştirerek yaşananların hesabını sormak olduğu ifade etti. Arslan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Elbette onları unutmayacağız, unutturmayacağız ama onların bize işaret ettiği aydınlık Türkiye'yi yaratma noktasında eğer bu ceberrut iktidarı göndermezsek, bu olan bitenin hesabını sormazsak asıl o zaman başımız, boynumuz önümüze eğilir ve Mumcuların şahsında o mirası üstlenmediğimiz anlamına gelir. O nedenledir ki hiç korkmadan, bıkmadan, usanmadan o canlarıyla bu bedelleri ödeyen arkadaşlarımıza ant olsun ve şart olsun ki bu iktidarı mutlaka ve mutlaka elde edeceğiz ve bu olan bitenlerin bütününün hesabını sormak hepimizin boynunun borcu olsun."

Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz hesap soramadık


Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt 33 yıldır Uğur Mumcu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden hâlâ hesap sorulamadığını belirterek, bu düzenin yakında değişeceğini ifade etti. Kurt, “33 yıldır bu günü bir matem günü, bir yas günü olarak anıyoruz. 2015 yılından bu yana da bu parkta Uğur Mumcu'nun patlayan otomobilinin önünde minnetle anıyoruz, saygıyla anıyoruz. Ama Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” dedi.

Kazım Kurt-5
Terörün ortadan kaldırılması için hukuk düzenini kurulmalı


Kurt, “Uğur Mumcu cinayetinin hesabı sorulamadığı için benzer saldırıların olduğunu belirterek, terörü bitirecek güçlü bir hukuk düzeninin kurulamamasında olduğunu ifade etti. Kurt, “Uğur Mumcu'nun cinayetinin hesabı sorulamadığı için, Uğur Mumcu diyelim ki muhalif olduğu için öldürüldü, katledildi, hesabı sorulamadı ama o hesap sorulamadığı için Gaffar Okkan'ın cinayetine de engel olunamadı. Demek ki terörün kendisi dışında herkes düşmanı. O zaman sorun terörü bitirmekte, terörün sonuna kadar ortadan kaldırılması için bir hukuk düzeninin kurulmasında” ifadelerini kullandı.


Kuvayı Milliye ruhunu ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez


Demokrat, laik, cumhuriyetçi ve halkçı değerler korunamazsa Uğur Mumcu gibi aydınlar her zaman tehlike altında olduğunu ifade eden Kurt, asıl tehdit ise dünyayı yönlendirmeye çalışan emperyalist düzeneklerin olduğunu vurguladı. Kurt, “Eğer bunu kuramazsak, eğer bunu çözemezsek Uğur Mumcu gibi demokrat olanlar, Uğur Mumcu gibi laikliği savunanlar, Uğur Mumcu gibi cumhuriyeti savunanlar, Uğur Mumcu gibi halkçılığı savunanlar her zaman tehlikededir. Çünkü Amerika, işte Mossad, birtakım düzenekleri kuruyor ve dünyayı kendi istemi doğrultusunda yönetmeye çalışıyor. Esas görmemiz gereken bataklık orasıdır. 2026 yılında da Amerika katil. Bu hesabı soramayan dünya teslim olmak durumundadır. Buna itiraz ediyoruz. Buna hayır diyoruz. Türkiye'de buna direnecek Kuvayı Milliye ruhunu ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez” dedi.


Bu düzeni değiştireceğiz ve sorulmayan hesapları soracağız


24 Ocakların bir yas günü olarak kalmasına karşı çıkılarak, hem geçmişin hesabının sorulacağı belirten Kurt, halktan yana yeni bir düzenin kurulacağı söyledi. Kurt, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Laikler burada, cumhuriyetçiler burada, demokratlar burada, halkçılar burada, devrimciler burada. Biz birlikte olduğumuz sürece bu işin sonunu doğru noktaya getireceğiz. Ben 24 Ocakları artık matem günü olsun istemeyenlerdenim. Biz 24 Ocak'ın hesabını soracağız ama yeni yeni düzenekleri biz kuracağız. Halktan yana, ezilenlerden yana, sömürülenlerden yana bir düzenin kurulması yakındır. Çünkü bugünkü düzen artık tükendi. Bugün bu düzenden memnun olan hiç kimse yok. Çok net söylüyorum; yakın çevredeki yandaşların dışında ne işçiler memnun, ne köylüler memnun, ne esnaf memnun, ne ticaretçiler memnun, ne sanayiciler memnun. O halde bu düzenin değişmesi gerekiyor. Biz iddialıyız, umutluyuz, halkımıza güveniyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz ve bu düzendeki sorulmayan hesapları ilgililerinden soracağız.”

Kaynak: Alperen Ata