Ulucan, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, iktidarı eleştirdi.

“BASIN, HATIRLANACAK BİR NOKTADA DEĞİL”

10 Ocak Gazeteciler Günü’nün mevcut koşullarda bir kutlama günü olmaktan çıktığını ifade eden Ulucan, basının ve özellikle yerel basının ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bizim için basın bir gün hatırlanacak noktada değil. Özellikle ülkemizde yaşadığımız yıllardan beri gelen sıkıntılar noktasında basının da zorluklarını, yerel basının da zorluklarını, yaşadığı sıkıntıları, çektiği problemleri yakından takip edip görüyoruz. Hem ilçe başkanlarımız nezdinde hem de il teşkilatımız olarak da bunu yüksek sesle kamuoyunda dile getiriyoruz.” dedi.

“EMEKLİ NEFES ALMAK İÇİN MÜCADELE EDER DURUMDA”

2025 yılını değerlendiren Ulucan, iktidarın yıllardır çözüm vaat ettiği sorunların derinleştiğini savunarak, “Bugün baktığımızda 2025 yılından yaşanan süreç içerisinde ve daha öncesinde 23 yıllık bu iktidarın bizlere yaşatmış olduğu noktalarda biz İYİ Parti olarak hep şunu söylüyoruz: Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelirken 3 tane ‘Y’ problemiyle uğraşacağız diyerek geldiler. Neydi bu 3Y problemi? Yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluk üzerine gideceğiz dediler. Ama maalesef bu 25 yıllık süreç içerisinde yasaklar hem basın hem halk nezdinde artarak devam etti. Yoksulluk hat safhaya geldi ki maalesef artık söylemekte de dilimizde tüy bitti, söz, nefes tükendi. Emekli artık yaşayabilecek standartların altına düştü. Emekli artık yoksullukla da mücadele etmiyor, emekli sadece nefes almak için mücadele eder duruma geldi.” ifadelerini kullandı.

“4. Y’Yİ DE EKLEDİLER. YOZLAŞMA…”

İşçi, üretici, esnaf ve memurun ekonomik olarak zor durumda olduğunu vurgulayan Ulucan, “İşçilerimize baktığımızda işçilerimiz hak ettiği, döktüğü alın terinin emeğini alamaz pozisyona geldi. Üreticilerimize baktığımızda üreticiler istihdam yaratarak ürettiğinin karşılığını, hakkını alamaz bir pozisyona geldi. Esnafımıza baktığımızda her gün kepenk kapatır duruma geldi. Memurumuz zaten müreffeh bir hayatı bırakır hâle geldi. Yani bugün baktığımızda 25 yıllık bu ceberut iktidarın getirdiği noktada o 3 Y’den biri olan yoksulluk da hat safhalara kadar yükseldi. Diğer bir tarafa baktığımızda yolsuzluk noktasında da zaten ar damarı çatlamış ceberut bir iktidarla sadece kendi rant düzenini sağlayan, kendine sistem yaratan bir yapı hâline geldiler. Onlardansanız kazanıyorsunuz, değilseniz yoksunuz. Ve bunun yanında artık 4. Y’yi de eklediler. Nedir bu? Yozlaşma.” dedi.

“YOZLAŞMANIN SEBEBİ: BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ”

Yozlaşmanın nedenlerine değinen Ulucan, “Bu yozlaşmanın ana temel sebeplerinden bir tanesi de Büyük Ortadoğu Projesi’nin getirmiş olduğu Türkiye’yi bölüp, parçalayıp birbirine karıştırıp yok etme projesidir. Ve bu arkadaşlar da şu an mevcut iktidarın gücüyle bu sistem üzerinden bir yol yürümeye çalışıyorlar. Ama İYİ Parti olarak biz ‘Başka vatanımız yok.’ diyoruz ve Türk milletiyle beraber her yerde kucaklaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“YOK SAYILDIK, HİÇBİRİMİZ DAVET EDİLMEDİK”

Eskişehir Konseyi’ne ilişkin eleştirilerde bulunan Ulucan, “Eskişehir’de biliyorsunuz geçen yıl bir platform kuruldu ve platformun başına iktidar partisinin il başkanı başkanlık ediyordu. Daha sonra tabii kamuoyunda gelen tepkiler üzerine Sayın Valimizi konumun başına getirdiler ve Büyükşehir Belediye Başkanımız dahil edilmemişti. Ve biz İYİ Parti olarak da geçen yıl bu konumda mecliste siyasi parti grubu olan bir parti olarak yok sayıldık, hiçbirimiz davet edilmedik. Ama biz bundan yüksünmeyiz. Konu Eskişehir olduğunda ilçe başkanlarımızla beraber hem sahadayız hem kamuoyunun önündeyiz. Gerçekleri de milletimizle paylaşmaya da hiç çekinmeden devam edeceğiz. Belediyeler noktasında da Eskişehir’de bugün ana muhalefet olarak kendi konfor alanında devam eden belediyelerin de varsa doğruları, yoksa yanlışlarını söylemeye devam edeceğiz.” dedi.

“CİDDİ BİR BASKI VAR”

Çifteler ilçesinde İYİ Parti tabelasının kaldırılmasına da değinen Ulucan, “Bir tane bugün yine sıcak bir örnek verirsek de belediyenin imkân ve gücüyle bizim Çifteler İlçe Başkanımızın işletmesinin tabelasını söküp de bir belediyenin zabıta müdürü kalkıp da ‘Tabelan benim makamımda, gücün yetiyorsa gel al.’ diyorsa burada İYİ Parti’ye karşı hem kendini ana muhalefet sayan yapıdan hem de kendini iktidar olarak gören yapıdan ciddi bir baskı vardır. Ve biz bunu kurulduğumuz gün itibarıyla yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ESKİŞEHİR KARANLIK KADERİNE BIRAKILDI”

İYİ Parti’nin kuruluşundan bu yana baskılara maruz kaldığını belirten Ulucan, şunları söyledi: 25 Ekim 2017 tarihinde İYİ Parti Türk milletiyle kucaklaştığı gün itibarıyla uğramadığı iftira, kalmadığı karalama, yapılmadığı zorluk, mobbing durumu kalmamıştır. Neden bunun tek bir sebebi var? Çift taraflı bir tahterevalli siyaseti vardı; bir tarafta mevcut iktidarın gücü, diğer tarafta belediyelerle ana muhalefetin gücü. Kimse kimseye dokunmasın. Ve biz bu düzeni bozduk, biz bu düzene çomak soktuk. Biz milletin sesi olarak konuşmaya kurulduğumuz gün itibarıyla devam ettik. Yapılan bütün yanlışları, olabilecek eksiklikleri yerinde dile getirdik, kamuoyuyla paylaştık. Fakat öyle bir pozisyon, öyle bir konuma getirdiler ki her yerde algı siyasetiyle ki mevcut iktidarın 23 yıldan beri en iyi yaptığı nokta ülkeyi algıyla yönetmek; olmayan bir şeyi çok güzelmiş gibi göstermek, yapılmayanları sanki yapılmış gibi göstermek. Ki yakın tarihte genel kamuoyundan baktığımızda da Hatay’a Cumhurbaşkanı ziyaretinden önce Hatay’a bir makyaj yaptılar deprem bölgesi olarak kendisi gidecek diye Cumhurbaşkanımız. Depremden sonra Hatay yine gerçek yüzüyle buluşmaya devam etti. Bugün Eskişehir’de de bürokrasi anlamında bir devlet büyüğü geleceği zaman belli yerlere bir makyaj yapılıyor, akabinde baktığımızda devlet büyüğü şehirden ayrıldıktan sonra da Eskişehir yine karanlık kaderine bırakılmış oluyor.

“KONGRELERİMİZDEN GÜÇLENEREK ÇIKTIK”

İYİ Parti’nin Eskişehir’deki örgütlü yapısına da değinen Ulucan, “Bu noktalarda biz İYİ Parti olarak ve ilçe teşkilatlarımız olarak kongrelerimizden de güçlenerek çıktık. Parti içerisinde bir ayrılığımız, birbirimize karşı herhangi bir diğer siyasi partilerde olduğu gibi kavgamız yok, gürültümüz yok. Eskişehir’den bir tane de Genel İdare Kurulu üyesi arkadaşımız var Melih Bey, o da Ankara’da görevlerini yapıyor. Burada merkez ilçe başkanlarımız ve taşra ilçe başkanlarımızla da istişare içerisinde ilçelerimizin sorunları noktasında gerekli çalışmaları yapıyorlar. Ve siz değerli basın emekçilerimizin vesilesiyle de halkımızla paylaşmaya, halkımıza duyurmaya çalışıyoruz kendimizi.” dedi.

“2026 İYİ OYNAYANLARIN DEĞİL, İYİ OLANLARIN KAZANACAĞI BİR YIL”

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin 2026 yılını “Eskişehir Yılı” ilan etmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Ulucan, “2026 yılı hasebiyle Eskişehir adıyla Eskişehir’in yılı diyoruz ama ben hep şunu söylüyorum: 2026 iyi oynayanların değil, iyi olanların kazanacağı bir yıl olacak. Ve biz iyiler olarak da buna kâvli karar ettik, söz verdik, ant içtik. Gece gündüz demeden de inanmış dava arkadaşlarımızla beraber hem Eskişehir’e yetmeye hem de Türkiye’nin bu makûs talihini değiştirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Buse Kuşcu