Basın açıklamasına, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ve çok sayıda partili katıldı.

CHP’nin mücadelesi millet iradesinin savunma mücadelesidir

Yalaz, CHP’nin adalet, demokrasi ve millet iradesi temelinde mücadelesini sürdürdüğünü vurguladı. Yalaz, “Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir” dedi.
Milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız
Yalaz, CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde edilen sonuçlarla partinin Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükseldiğini ifade etti. Bu sürecin ardından iktidarın baskı ve yargı süreçleriyle muhalefeti zayıflatmaya çalıştığını iddia etti. Yalaz, 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir

Yalaz, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenen Ekrem İmamoğlu ve bazı belediye başkanlarının tutuklanması süreci “hukuksuzluk” olarak nitelendirdi. Yalaz, söz konusu yargılamaların siyasi amaç taşıdığını söyleyerek, bunun muhalefeti zayıflatmaya yönelik bir girişim olduğunu belirtti. Yalaz, “Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır” diye konuştu.

Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır

Yalaz, İBB davasındaki iddianamelerin somut delillere dayanmadığını iddia ederek, sürecin kamuoyunda algı oluşturma amacı taşıdığını söyledi. Yalaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, ‘görmüştüm, duymuştum’, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, ‘yaptım, oldu’ zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır.


İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek

Yalaz, CHP’nin bu süreçte geri adım atmayacağını belirterek, Türkiye’de adaletin ve demokrasinin yeniden tesis edilmesi için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Yalaz, “Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız” dedi.

Kaynak: Alperen Ata