AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun dile getirdiği güvenlik ve yasa dışı faaliyet iddialarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurgulayan Arslan, “Devletin elinde somut bilgi ve tespitler varsa yapılacak iş bellidir; suçla ve suçluyla mücadele edilir. Bunun çözümü bir sokağı, bütün işletmeleri ve oraya giden insanları toptan kriminalize etmek değildir” dedi.

Vural Sokak’ın bugün ortaya çıkmış bir yer olmadığını, uzun yıllardır Eskişehir’in sosyal yaşamının bir parçası olduğunu belirten Arslan, zaman içerisinde bölgede güvenlik sorunları, adli olaylar veya bazı kişi ve işletmelerden kaynaklanan sorunlar yaşanmış olabileceğini ifade etti.

“Somut bilgi ve tespitler varsa, bunların üzerine kararlılıkla gidilmelidir”

Hatipoğlu’nun açıklamalarında güvenlik, gençler ve birtakım yasa dışı faaliyetlere dikkat çektiğini hatırlatan Arslan, yasa dışı faaliyetlere ilişkin somut bilgiler ve tespitler varsa bunun üzerine kararlılıkla gidilmesi gerektiğini vurguladı. Arslan, Sayın Hatipoğlu’nun dile getirdiği iddiaları peşinen yok saymıyorum. Eğer devletin ve Emniyetin elinde uyuşturucu, fuhuş, şiddet veya başka yasa dışı faaliyetlere ilişkin somut bilgi ve tespitler varsa, bunların üzerine kararlılıkla gidilmelidir. Suç işleyen kişi hakkında adli işlem yapılır, yasa dışı faaliyet yürüten işletme varsa gereği yapılır, ruhsat ve mevzuata aykırılık varsa ilgili kurumlar görevini yerine getirir. Devlet bunun için vardır” dedi.

“Suçla mücadele ile yaşam tarzına müdahale birbirine karıştırılmamalı”

Bölgede yaşanan veya yaşandığı iddia edilen sorunların bütün bir sokağa mal edilemeyeceğini vurgulayan Arslan, “Birilerinin işlediği suçtan hareketle hukuka uygun faaliyet gösteren işletmeleri, çalışanları ve o mekânları tercih eden yurttaşları aynı kefeye koyamayız. Suç şahsidir. Devletin görevi de suçlu ile suçsuzu birbirinden ayırmak, suçla ve suçluyla etkin biçimde mücadele etmektir” diye konuştu.

“Devletin görevi, yurttaşın bulunduğu her yerde huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır”


Hatipoğlu’nun tartışmayı gençler ve “Çocuklarınızı oraya gönderir misiniz?” sorusu üzerinden yürütmesine de değinen Arslan, gençlerin şiddetten ve suçtan korumanın herkesin ortak sorunu olduğunu belirtti. Arslan, “Mesele benim çocuğumun ya da bir başkasının çocuğunun nereye gittiği değildir. Gençlerimizi uyuşturucudan, şiddetten ve suçtan korumak elbette hepimizin sorumluluğudur. Ancak yetişkin insanların nerede oturacağına, nasıl sosyalleşeceğine ve yaşam biçimine siyaset karar veremez. Devletin görevi, yurttaşın bulunduğu her yerde huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır.”

“Suç varsa üzerine gidelim, kuralsızlık varsa gereğini yapalım”

Tartışmanın “Barlar Sokağı kapatılsın mı, kapatılmasın mı?” noktasına sıkıştırılmasını doğru bulmadığını ifade eden Arslan, Eskişehir’de hem bireysel özgürlüklerin hem de huzur ve güvenliğin birlikte korunması gerektiğini vurguladı. Arslan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Varsa sorunları görmezden gelmeyelim; tespit edelim ve çözelim. Suç varsa üzerine gidelim, kuralsızlık varsa gereğini yapalım. Ama bunun yolu bir sokağı ve oradaki herkesi toptan suçlu ilan etmek değildir. Yaşam tarzına müdahale başka şeydir, suçla mücadele başka şeydir. Eskişehir’de insanların özgürlüklerini de huzur ve güvenliğini de birlikte korumak zorundayız.”

Kaynak: Alperen Ata