Eskişehir'in Beylikova ilçesi, küresel ölçekte gündeme oturan bir kaynak rekabetinin odak noktası olmaya devam ediyor. İlçedeki nadir toprak elementi sahası, ileri teknolojiden savunma sanayisine kadar geniş bir hattı doğrudan etkileyen rezerviyle hem ABD'nin hem de Çin'in radarına girdi. Türkiye'nin elindeki yaklaşık 694 milyon tonluk cevher hacmi, dünyanın ikinci en büyük rezervi olarak değerlendiriliyor. Peki Beylikova neden iki büyük güç arasındaki dengelerin merkezinde sahanın işlenmesi konusunda hangi senaryolar konuşuluyor?

Nadir Toprak Elementi Eskisehir

BEYLİKOVA REZERVİ NEDEN ABD VE ÇİN'İN GÜNDEMİNDE?

İngiliz The Telegraph gazetesinin yetkililere dayandırdığı haberine göre Beylikova sahası, dünyanın en büyük ikinci nadir toprak rezervi olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin elindeki bu kaynak, hem savunma sanayisi hem de yapay zeka teknolojileri için kritik bir konumda bulunuyor. Saha, savaş uçaklarından hassas güdümlü füzelere, radar sistemlerinden cep telefonlarına kadar uzanan bir ürün yelpazesinde kullanılan elementleri kapsıyor. Bu nedenle sahaya yönelik işbirliği seçenekleri, ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabetin gündem maddelerinden biri haline geldi.

Nadir Toprak Elementi (1)

SAHADAKİ CEVHER MİKTARI VE NİTELİĞİ NEDİR?

Türkiye, bölgede yaklaşık 694 milyon ton cevher bulunduğunu açıkladı. Rezerv, lazerler ve bataryalarda kullanılabilecek nadir toprak elementlerine sahip. Cevherin niteliği, sahanın yüksek katma değerli sanayi kollarında doğrudan kullanılmasına imkan tanıyor. Beylikova, bu özellikleriyle hem hammadde hem de işleme zinciri açısından ilgi çeken bir konuma yerleşti.

Eskisehir Nadir Toprak Elementi

NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ HANGİ ÜRÜNLERDE KULLANILIYOR?

Nadir toprak elementleri, modern savunma ve teknoloji sanayisinin temel bileşenleri arasında yer alıyor. Bu elementler savaş uçakları, hassas güdümlü füzeler, radar sistemleri ve yapay zekâ donanımlarında kritik bir rol oynuyor. Ayrıca elektrikli araç bataryalarından lazer sistemlerine, cep telefonu üretiminden rüzgar türbinlerine kadar geniş bir uygulama alanı bulunuyor. Stratejik kullanımı, sahaların ekonomik öneminin yanı sıra siyasi ağırlığını da artırıyor.

ÇİN KÜRESEL ARZDA NEDEN BU KADAR BASKIN?

Telegraph haberinde Çin'in küresel rafine nadir toprak arzının yüzde 90'ından fazlasını kontrol ettiği bildirildi. Pekin yönetimi aynı zamanda küresel rezervlerin yaklaşık yarısını da denetimi altında tutuyor. Bu pozisyon, Çin'i nadir toprak elementi tedarik zincirinin en belirleyici aktörü konumuna yerleştirdi. Royal United Services Institute uzmanı Dan Marks, Çin'in dışlandığı bir senaryoda ileri teknoloji savaşının sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi.

ABD'NİN BAĞIMLILIĞI AZALTMA PLANI NEDİR?

ABD, kritik mineral tedarik zincirinde Çin'e olan bağımlılığını azaltma çabasıyla yeni bir strateji oluşturuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio şubat ayında yaptığı açıklamada, ülkenin ekonomik güvenliğini başkalarının kontrol ettiği tedarik zincirlerine bıraktığını ifade etmişti. Bu kapsamda Washington yönetimi kritik mineraller için özel bir ticaret bloğu oluşturmayı önerdi. "Project Vault" adıyla anılan milyarlarca dolarlık stratejik stok planı da gündemde bulunuyor. Beylikova'daki sahanın işlenmesi için ABD ile kurulabilecek olası bir ortaklık, bu stratejik vizyonun parçası olarak değerlendiriliyor.

ÇİN GEÇMİŞTE BASKI ARACI KULLANDI

Pekin yönetimi, nadir toprak elementlerini geçmişte diplomatik bir araç olarak kullandı. Çin, geçen yıl Trump'ın gümrük tarifelerine yanıt olarak nadir toprak elementlerinin ihracatına kontrol getirdi. Bu adım küresel otomotiv sektöründe tedarik krizine yol açtı; ABD ve Avrupa'daki üreticiler üretim kesintisi uyarıları yaptı. Daha eski örneklerden biri ise 2010 yılında Japonya ile yaşanan krizdi. Pekin'in o dönemde nadir toprak elementi ticaretini baskı aracına dönüştürmesi, küresel piyasada fiyatların yaklaşık 10 kat yükselmesine neden olmuştu.

UZMANLAR TÜRKİYE ÇİN İLİŞKİSİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?

Nadir toprak uzmanı Sait Uysal, Çin'in teknoloji ve bilgi birikimi açısından dünyanın en gelişmiş kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Uysal, Pekin yönetiminin Türkiye'yi kendi değer zincirine bağlamak için cevherin Çin'de işlenmesi modelini desteklediğini ifade etti. Bazı uzmanlara göre Çin, Türkiye'nin sektörde bağımsız bir güç haline gelmesini engellemek için adımlar atıyor. Uysal, Pekin'in Türkiye'yi yıllarca oyalayarak başka ortaklarla gelişmesini engellemek isteyebileceğini de dile getirdi.

Nadir toprak elementi rafineri yatırımları yüksek maliyetli, uzun süreli ve çevresel riskler taşıyan bir süreç olarak biliniyor. Kimyasal işleme aşamalarında radyoaktif atık oluşması, bu yatırımların en kritik çevresel başlıklarından biri. Batı ülkeleri geçmişte çevresel maliyetler nedeniyle sektörden çekilirken, Çin bu alandaki yatırımlarını sürdürdü. Beylikova sahasında olası bir rafineri yatırımı, hem teknik hem de çevresel boyutlarıyla titiz bir planlama gerektiriyor.

ERDOĞAN TRUMP GÖRÜŞMESİNDE KONU NASIL ELE ALINDI?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen eylül ayında Beyaz Saray ziyaretinde Donald Trump ile bir araya geldi. Görüşmede nadir toprak elementi gündeminin ele alındığı açıklanmıştı. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye'nin kritik mineraller alanında stratejik ortak olabileceğini ifade etti. Telegraph haberinde Türkiye, ABD ile Çin arasında seçim yapmak zorunda kalan ülkelerden biri olarak değerlendirildi.

Kaynak: Ekonomim