Eskişehir’de 15 yılı aşkın süredir bisikletli ulaşımı tercih eden öğretmen ve bisikletli ulaşım savunucusu Bisikletli Ulaşımı Geliştirme Derneği üyesi İrfan Akkaya, kentteki bisiklet yollarının mevcut durumunu değerlendirerek yeni güzergâhların oluşturulması, bisikletlerin toplu taşımaya entegre edilmesi ve bisikletliler ile yayaların trafikte birbirlerine karşı daha duyarlı davranması gerektiğini söyledi.

Yeni bisiklet yolları, nitelik açısından oldukça güzel ve yeterli görünüyor

Eskişehir'de bisiklet yolları yapılalı yaklaşık iki yıl oldu. Bu süreyi değerlendirdiğimizde kentteki bisiklet yollarını yeterli buluyor musunuz? Yeni güzergahlar yapılmalı mı?

İrfan Akkaya: Bu, yıllardır üzerinde konuştuğumuz ve görüşlerimizi paylaştığımız konulardan biri. Öncelikle genel bir değerlendirme yapayım. Eskişehir'deki yeni bisiklet yolları, nitelik açısından oldukça güzel ve yeterli görünüyor. Ancak Eskişehir'in sunduğu fırsatlar ve sahip olduğu olanaklar açısından baktığımızda bisiklet yolları son derece kısıtlı ve yetersiz kalıyor.

“Ulaşım ihtiyacına hizmet eden işlevsel yollar ortaya çıktı”

Konuyu biraz açalım. 2025 yılında Eskişehir'de 22 kilometrelik yeni bir bisiklet yolu projesi uygulanmaya başlandı. Proje, 2025 yılının eylül-ekim döneminde tamamlandı. Avrupa Hareketlilik Haftası'nda bisiklet yolları tamamlanmış hâliyle kullanıma sunuldu. Bu bisiklet yolları, Türkiye'nin en güzel bisiklet yolları arasındaydı. Nitelik açısındandeğerlendirdiğimizde ulaşım güvenliğini sağlayan ve ulaşım ihtiyacına hizmet eden işlevsel yollar ortaya çıktı.

“Güzergâhlara bir metre bile yeni bisiklet yolu eklenmedi”

Ancak proje devam etmedi. 2026 yılı bitiyor ve aradan bir yıldan uzun süre geçmesine rağmen bu güzergâhlara bir metre bile yeni bisiklet yolu eklenmedi. Bence işin eksik kalan kısmı bu. Aslında projenin devamı bulunuyor ancak belediye tarafından zaman zaman çeşitli gerekçeler dile getiriliyor. İhale ve yapım süreçleri gibi konulardan söz ediliyor. Bir yıl içerisinde 20-22 kilometrelik çok güzel bir çalışma yapılmışken bir yıldan uzun süredir yeni bir bisiklet yolu yapılmaması, işlerin pek yolunda gitmediğini gösteriyor. Bunu da ifade etmek gerekiyor.

“Güvenliğimiz açısından fiziksel olarak ayrılmış bisiklet yollarına ihtiyacımız var”

Yeni yapılan bisiklet yolları güzel. Bunlardan biri de Ulus Anıtı’ndaki bisiklet yollu ve benim en çok kullandığım güzergâh. Çünkü bisiklet yollarına en çok kent merkezinde ihtiyaç duyuyoruz. Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde güvenliğimiz açısından fiziksel olarak ayrılmış bisiklet yollarına ihtiyacımız var. Araçların karayolunda oluşturduğu tehditler, bisikletliler ve hatta yayalar için hayati riskler taşıyor.

“Eskişehir'de tramvay hattı nereden geçiyorsa o bölgelere bisiklet yolları da yapılmalı”

Bu nedenle kent merkezinde yapılan bisiklet yolu çalışması oldukça önemli. İki üniversiteyi birbirine bağlayan, Osmangazi ve Tepebaşı bölgelerini kent merkezine ulaştıran ve bir taraftan da yeni terminal yönüne uzanan bu güzergâh, özellikle kent merkezindeki geçişlerimizi kolaylaştırdı. Ancak çalışmaların devam etmesi gerekiyor. Peki, nasıl devam etmeli? Eskişehir'de tramvay hattı nereden geçiyorsa o bölgelere bisiklet yolları da yapılmalı. Çünkü bisiklet, insanların ve kentlerin ulaşım ihtiyacını karşılayan bir araç. Bu nedenle bisiklet yolları, ulaşım ihtiyacının yoğun olduğu bölgelerden başlayarak geliştirilmeli. Tramvay hatlarının geçtiği güzergâhlar da bu açıdan öncelikli olmalı.

“Ulaşım ihtiyaçlarını daha ekonomik ve ekolojik bir şekilde karşılayabilir”

Bundan sonraki süreçte Şehir Hastanesi yönüne, yani Emek Mahallesi ve çevresine doğru güvenli bir bağlantı oluşturulması güzel olur. Özellikle kent merkezinden başlayarak Gökmeydan'a ve eski devlet hastanesinin bulunduğu bölgeye kadar uzanan, güvenliği sağlayan nitelikli bir bisiklet yolu yapılabilir. Benzer şekilde Batıkent ve Çamlıca yönüne doğru da güzergâhlar oluşturulabilir. Hemen arkamızda bulunan eski Ambar Sokak'ın adını şu an hatırlayamadım ancak o cadde de bisikletli ulaşım açısından oldukça uygun. Oradan Batıkent ve Çamlıca'ya kadar uzanan güzergâhlarla kent merkezindeki geçişler güvenli ve nitelikli bisiklet yollarıyla tamamlanabilir. Böylece Eskişehir'de bisikletli ulaşım gelişir ve insanlar benim gibi ulaşım ihtiyaçlarını daha ekonomik ve ekolojik bir şekilde karşılayabilir.Bisiklet yollarının dışında da yapılabilecek çalışmalar var. Örneğin bisikletin toplu taşımayla entegrasyonu üzerinde durabiliriz.

“Trafik sorunu yaşandığında toplu taşımayı kullanabilmeliyiz”

Bisiklet yollarından bahsettik. Peki, bisikletli ulaşım ile toplu taşımayı birleştirmek için adım atılması gerekiyor mu? Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İrfan Akkaya: Kesinlikle gerekiyor. Çünkü ulaşım ihtiyacını ekonomik ve ekolojik bir şekilde karşılamanın yolu, toplu taşımadan ve bisikletli ulaşımın ya da mikromobiliteningeliştirilmesinden geçiyor. Eskişehir'in büyük bölümü düz bir alana sahip ancak bazı bölgelerde eğimler bulunuyor. Örneğin Tepebaşı bölgesinde küçük bir rampa, benim yaşadığım Vadişehir'de ise uzun bir rampa var. Bu bölgelerde toplu taşıma desteğine ihtiyaç duyuyoruz.

“Bisiklet ulaşımı tramvaylara entegre edilmeli”

Bisikletli ulaşımın yaygınlaşması için toplu taşımayla entegrasyon sağlanmalı. Özellikle yağışlı günlerde veya trafik yoğunluğunun yaşandığı bölgelerde bisiklet kullanıcıları tramvay ve otobüslerden yararlanabilmeli. Eskişehir’de katlanır bisikletlerle tramvaya binilebiliyor ancak ayrılan alan oldukça küçük. Bu alanın genişletilmesiyle normal bisikletlerin de tramvaylara alınması mümkün olabilir. Örneğin Vadişehir gibi bölgelere bisikletle gidip dönüşte tramvayı kullanmak, bisikletli ulaşımı daha cazip hâle getirebilir. Uygulama öncelikle yoğun olmayan saatlerde ve belirli bölgelerde pilot olarak başlatılıp kent geneline yaygınlaştırılabilir. Belediyeden bu çalışmaların hayata geçirilmesini bekliyoruz.

“Bisiklet kullanıcıları olarak bizler de yayalara karşı sabırlı ve anlayışlı davranmalıyız”

Bisiklet yolları yapıldıktan sonra özellikle Adalar Bölgesi'ndeki bisiklet yollarının yayalar tarafından da yoğun şekilde kullanıldığı görülüyor. Yayaların bisiklet yollarını kullanmasının önüne geçmek için neler yapılmalı?

İrfan Akkaya: Adalar Bölgesi’ndeki bisiklet yolu, ulaşım ihtiyacını karşılaması açısından doğru ancak tasarımı bakımından yanlış bir uygulama. Bisiklet yolu yapılmadan önce de aynı güzergâhı kullanıyordum ancak yayalarla zaman zaman karşı karşıya geliyordum. Bisikletin en önemli avantajlarından biri, bir yerden başka bir yere en kısa güzergâhtan ulaşabilmek.Buradaki temel sorun, bisiklet yolunun yaya yoluyla aynı seviyede ve yan yana yapılması. Yayalar farkında olmadan bisiklet yoluna girebilir. Bunun en doğru çözümü, yaya alanlarını daraltmak yerine karayolundan alan ayrılarak bisiklet yolu yapılmasıdır. Kent ulaşımında otomobil yerine bisiklete, bisiklet yerine de yayaya öncelik vermeliyiz. Yayalaştırılmış cadde ve sokaklarda bisiklet yolu yapmak son seçeneklerden biri olmalı. Bisiklet kullanıcıları olarak bizler de yayalara karşı sabırlı ve anlayışlı davranmalıyız. Bisikletli ulaşım yaygınlaştıkça araç yollarından ayrılmış bisiklet yollarının sayısı da artırılabilir.

“Nezaketle yaklaşmayı öğrenirsek aslında pek çok sorun ortadan kalkar”

Bir yandan bisiklet sürücülerinin yayalara karşı nezaketsiz davrandığı da görülüyor. Bisiklet yolları bisikletlilere ait olmasına rağmen bu yollarda çok hızlı giden, ön kaldıran veya farklı hareketler yapan bisiklet sürücüleri var. Bu bağlamda bisiklet sürücüleri nelere dikkat etmeli, nasıl davranmalı?

İrfan Akkaya: Bisiklet sürücülerine yönelik öneriler aslında tüm kentliler ve ulaşım sırasında karşı karşıya gelen herkes için geçerli. Bisiklet yolları bisikletlilere, karayolları araçlara, yaya yolları ise yayalara ait olsa da yaşam hepimizin. Bu nedenle öncelikle yaşamdaşlık kültürünü benimsemeli, birbirimize nezaket ve şefkatle yaklaşmalıyız. Bisiklet yolunda bir yayayla karşılaştığımda “Burası bisikletlilere ait.” diyerek çarpamam. Hem yayayı hem de kendimi koruyarak nazikçe hareket etmeliyim. Aynı anlayış otomobil sürücüleri ve yayalar için de geçerli. Çünkü ulaşımda yalnızca insanlar değil, diğer canlılar da yaşamın bir parçası. Önemli olan yaşamdaşlık anlayışıyla herkese eşit ve adil davranmak, hareketlerimizi buna göre belirlemek.

“Yayaların güvenliğini de gözetmeleri gerekiyor”

Konuyu biraz da yasal düzenlemeler açısından değerlendirelim. Bisikletlerin şehir içindeki hız sınırı saatte 30 kilometredir. Ben elektrik destekli, pedal destekli bisikletimle veya kiralık elektrik destekli bisikletlerle saatte 25-30 kilometre hıza kolaylıkla ulaşabiliyorum. Ancak yayalarla paylaşılan bir bisiklet yolunda bu hızla ilerleyemem. Böyle bir yerde yüksek hızla hareket edersem bir yayaya zarar verebilir, hatta yaralanmasına neden olabilirim. Bu nedenle aklı başında her bisiklet kullanıcısının, yayalarla paylaşılan yollarda saatte 10-15 kilometre hızla ilerleyerek hem kendi güvenliğini hem de yayaların güvenliğini sağlaması gerekiyor.Karayolundan ayrılmış bisiklet yollarını savunmamızın nedenlerinden biri de bu. Araçların ortalama hızları saatte 25-30 kilometreyi bile bulmayabiliyor. Ben ise bisikletle bu hızlara ulaşabiliyorum. Bisiklet, ulaşım açısından çok daha büyük bir fırsat sunuyor.

Kaynak: Alperen Ata