CHP Eskişehir İl Başkanlığının düzenlediği bayramlaşmaya CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve birçok partili katıldı.


Yalaz, bayramların yalnızca sevinçlerin paylaşıldığı günler olmadığını ifade ederek, aynı zamanda vicdanın ve adalet duygusunun daha güçlü hissedildiği özel zamanlar olduğunu vurguladı.


Gençler geleceğe umutla bakamıyor


Yalaz, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, asgari ücretlilerin yaşam mücadelesi verdiğini ve gençlerin geleceğe umutla bakamadığını söyledi. Yalaz, “bu ülkede milyonlarca insan bayrama geçim sıkıntısıyla giriyor. Emekli ay sonunu getiremiyor, asgari ücretli yaşam mücadelesi veriyor, gençler geleceğe umutla bakamıyor. Çiftçi üretirken zarar ediyor, esnaf kepenk kapatmanın eşiğine geliyor. Bir yanda israf ve ayrıcalık, diğer yanda derinleşen yoksulluk. İşte bu tablo, değişmesi gereken bir tablodur” dedi.


Adalet yoksa huzur da yoktur, refah da yoktur


Yalaz, toplumda adalete olan güvenin sarsıldığını belirterek, adaletin bir ülkenin temeli olduğunu vurguladı. Yalaz, adaletin olmadığı yerde huzur ve refahın da olmayacağını ifade etti. Yalaz, “Bugün bu ülkede hukuka ve adalete olan güven de ciddi şekilde sarsılmış durumda. İnsanlar artık ‘benim hakkım korunur mu?’ sorusunu sormaya başladıysa, orada hep birlikte durup düşünmemiz gerekir. Çünkü adalet, bir ülkenin temelidir. Adalet yoksa huzur da yoktur, refah da yoktur, gelecek de yoktur” ifadelerini kullandı.


Sevdiklerinden ayrı bayram geçirmek zorunda bırakılan insanlar var


Yalaz, CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve halkın oylarıyla seçilmiş tutuklu belediye başkanlarının ailelerinden ayrı bayram geçirmesinin demokrasi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yalaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Ailesinden uzak, sevdiklerinden ayrı bayram geçirmek zorunda bırakılan insanlar var. Sadece kendileri değil, eşleri, çocukları, anneleri, babaları da bu bayramı eksik yaşıyor. Ekrem İmamoğlu gibi, halkın güçlü desteğini almış, sandıktan defalarca çıkmış bir iradenin temsilcisinin ve benzer şekilde haksızlığa uğradığını düşünen herkesin ailesinden uzak bir bayram geçirmesi; aslında yalnızca bireysel bir durum değil, milletin iradesine ve demokrasiye dair bir meseledir. Bizler bu durumu kabul etmiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; demokrasi sadece sandıkta değil, hukukta da yaşar. Seçilmişlerin iradesine saygı gösterilmeden, yargı bağımsızlığı sağlanmadan, adalet herkese eşit uygulanmadan bu ülke gerçek anlamda huzura kavuşamaz.”


Bizim mücadelemiz, bu ülkede adaletin yeniden inşa edilmesi mücadelesidir


Yalaz, mücadelelerinin yalnızca bir iktidar değişimi hedefi taşımadığını belirterek, asıl amaçlarının adaletin yeniden tesis edilmesi, liyakatin hakim kılınması ve toplumun tüm kesimleri için eşit bir yaşamın sağlanması olduğunu vurguladı. Yalaz, “Bizim mücadelemiz; sadece iktidar değişimi mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz, bu ülkede adaletin yeniden inşa edilmesi mücadelesidir. Liyakatin yeniden hakim kılınmasıdır. Gençlerin umudunun bu topraklarda yeşermesidir. Kadınların korkmadan yaşadığı, çocukların eşit fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye mücadelesidir” dedi.


Değişim mücadele edenlerin eseridir


Yalaz, daha fazla çalışacaklarını ve toplumun sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceklerini vurguladı. Yalaz, “Değişim mücadele edenlerin eseridir. Bu bayramın, adaletin sağlandığı ve umutların büyüdüğü bir Türkiye’nin başlangıcı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Alperen Ata