Eskişehir’in Tepebaşı ve Mihalgazi ilçeleri sınırlarında yapılması planlanan Alpagut-Atalan Altın ve Gümüş Madeni projesine karşı açılan davada kritik bir aşamaya gelindi. Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, 20 Nisan Pazartesi günü proje alanında inceleme yapacak.
CHP çevre mücadelesine destek verdi
Sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla Doğa ve Yaşam Platformu tarafından Doktorlar Caddesi’nde açılan stant, CHP heyeti tarafından ziyaret edildi. Ziyarete CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Selvinaz Durur, Tepebaşı Belediye Meclis Üyesi Güler Ezgi Doğan Turan ve CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Gün Barış Sevinç katıldı.
"Hiçbir maden doğamızdan değerli değildir"
Burada bir açıklama yapan CHP İl Başkanı Talat Yalaz, siyanürlü maden projesinin sadece çevre değil, aynı zamanda bir yaşam ve üretim hakkı meselesi olduğunu vurguladı. Yalaz, projenin Cengiz Holding tarafından yürütüldüğünü belirterek, "En sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim: Hiçbir maden, doğamızdan daha değerli değildir. Bu girişim, uzun süredir ülkemizde uygulanan rant odaklı, doğayı ve insanı yok sayan ekonomik anlayışın bir devamıdır" dedi.
"Türkiye’nin sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşılıyor"
Bölgenin tarımsal önemine dikkat çeken Yalaz, Sakarıılıca’nın Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olduğunu hatırlattı. Bölgenin ülke sebze ihtiyacının yaklaşık yüzde 18’ini karşıladığını ifade eden Yalaz, şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklar, binlerce üreticinin emeğiyle hayat bulmaktadır. Bu bölgeyi zehirlemek; sofralarımıza gelen gıdayı ve kırsal yaşamı yok etmek demektir. Ayrıca bu alan, 1. derece arkeolojik sit alanı niteliği taşımaktadır. Doğayı ve tarihi birlikte yok eden bu anlayış, geleceğe bırakılacak mirası da yok etmektedir."
"İliç hafızalarımızdayken bu risk göze alınamaz"
Projenin devasa bir alanı kapsadığını belirten Yalaz, proje sahasının yaklaşık 2450 futbol sahası büyüklüğünde olduğunu ifade etti. Siyanürlü çözelti kullanımının çevresel risklerine değinen Yalaz, "Olası bir sızıntı durumunda yaşanacak felaketin örneğini maalesef İliç’te gördük. Orada yaşananlar henüz hafızalarımızdayken, benzer bir riski yeniden göze almak; bilimden ve kamu vicdanından kopmak demektir" uyarısında bulundu.
20 Nisan'da yerinde inceleme yapılacak
Eskişehir’in genelinin maden sahası ilan edildiğine dikkat çeken Yalaz, Alpagut’un savunulmasının Eskişehir’in savunulması anlamına geldiğini belirtti. 20 Nisan Pazartesi günü yapılacak bilirkişi keşfinin tarihi bir önem taşıdığını söyleyen Yalaz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bilirkişi keşfi, doğadan yana mı yoksa ranttan yana mı karar verileceğinin bir göstergesi olacaktır. Bizler o gün orada olacağız. Sadece itiraz eden değil, haklarını savunan yurttaşlar olarak orada olacağız. Bu topraklar sahipsiz değildir; bu doğa ranta ve vahşi kapitalizme teslim edilmeyecektir."




