Çınar, ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin günlük yaşamın her alanında hissedildiğini belirterek, emeklilerin geçinemediğini, asgari ücretlilerin ay sonunu getiremediğini, gençlerin ise geleceklerini bu ülkede kuramayacaklarına inandırıldığını ifade etti. Çınar, “Saraydan bakıldığında her şey yolundaymış gibi gösterilen bu ülkede; sokakta emekliler geçinememekte, asgari ücretliler ayın sonunu getirememekte, gençler geleceğini bu topraklarda kuramayacağına inandırılmaktadır. Öğrenciler barınma sorunu yaşarken, aileler çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamaz hale gelmiştir. Esnaf borçla ayakta durmaya çalışmakta, çiftçi üretimden koparılmaktadır. Kadınlar ise her gün şiddet tehdidi altında yaşamaya zorlanmaktadır” dedi.

Demokrasi baskı altında tutulmuştur

Çınar, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atandığını ve siyasi talimatlarla tutuklandığını belirtti. “Yargı siyasallaştırılmış, adalet duygusu ciddi biçimde zedelenmiştir. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları görevlerinden alınmış, yerlerine kayyumlar atanmış, bazıları siyasi talimatlarla tutuklanmıştır. Sandık, halkın iradesini yansıtan bir araç olmaktan çıkarılmak istenmiş ve demokrasi baskı altında tutulmuştur” ifadelerini kullandı.

Bu ülkenin kaybedecek bir günü daha yoktur

CHP’nin yalnızca eleştiren değil, çözümü olan bir parti olduğunu belirten Çınar, Türkiye’nin acil seçime gitmesi gerektiğini ifade etti. Çınar, “Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca eleştiren değil çözümü olan, yol gösteren ve ülkeyi yönetmeye hazır bir siyasal iradedir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında: Ekonomi akıl ve liyakatle yönetilecek,çünkü ekonomiyi ayağa kaldıracak programımız var. Sosyal devlet yeniden güçlendirilecek, emekli insanca yaşayacak, gençler bu ülkede hayal kurabilecek, üreten kazanacak, çalışan hakkını alacak, Çünkü sosyal devleti yeniden inşa edecek irademiz var. Hukuk talimatla değil, evrensel ilkelerle işleyecek, demokrasi sandıkla, katılımla ve şeffaflıkla yeniden güçlenecektir. Çünkü hukuku ve demokrasiyi yeniden tahsis edecek kadrolarımız var. Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey nettir. Halkın sözünü yeniden söylemesi, iradesini özgürce ortaya koyması ve geleceğine kendisinin karar vermesidir. Bunun yolu da sandıktan geçmektedir. Bu ülkenin kaybedecek bir günü daha yoktur. Erken seçim bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk haline gelmiştir.

Kaynak: Alperen Ata