Mutlak butlan kararın siyasi saiklerle alındığını öne süren Kurt, CHP Genel Merkezi’nin gerekli itirazları yapacağını ifade etti. Kurt, “Bu kararı kabul etmemiz mümkün değil. Bu hem hukukun temel ilkelerine hem anayasaya hem yasalarımıza aykırı bir karar. Saray’dan düzülen, Saray’ın senaryosuyla gerçekleştirilen bir karar. O nedenle kararı tanımıyoruz. Bu yanlış bir karardır. Genel Merkez gerekli itirazlarını yapacak, o itirazlardan sonra artık ne olacaksa olacak” dedi.


“Saray’ın aparatlarına partimizi teslim etmeyeceğiz”


Mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirten Kurt, parti organları delegelerin iradesiyle belirlenir. Mahkeme kararıyla oluşturulan bir yönetimi kabul etmediklerini vurguladı. Kurt, “Asla ve asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Saray’ın aparatlarına partimizi teslim etmeyeceğiz. Parti organları partinin delegeleriyle seçilir, belirlenir. Mahkeme kararıyla belirlenen bir yönetimi kabul etmeyeceğiz. Bunu da her yerde ısrarla ve yüksek sesle tekrarlayacağız” ifadelerini kullandı.


“Düzmece senaryolarla bu iş olmaz”


CHP kurultaylarına yönelik şaibe iddialarını da reddeden Kurt, kurultay sürecinin tüm organizasyonunun dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğunda gerçekleştiğini hatırlatarak, iddiaların somut delillere dayanmadığını savundu. Kurt, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultaylarının hiçbirinde şaibe yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi kurultaylarında şaibe var diye uyduranlar bugün bu mutlak butlan kararını bekleyenlerdir. Yoksa bu kurultay oluncaya kadar tüm sorumluluk Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndaydı. Delege seçimi organizasyonu ondaydı, kurultay salonu organizasyonu ondaydı, kurultay divanını belirlemek ondaydı, kurultaya yapılan tüm hazırlıkların sorumlusu oydu. Eğer varsa öyle bir şey olsaydı, varsa olduğunu görseydi yapmasaydı kurultayı. Yani bu böyle bir şeyi biz kabul etmiyoruz. Ben kurultay delegesiyim, hiç kimse bana rüşvet vermedi, hiç kimse bana baskı yapmadı, hiç kimse bana itiraz etmedi. Seçildim, geldim oyumu da kullandım. Dolayısıyla burada şaibe arayanlar ya da şaibeyi uyduranlar, işte bir tane yalancı şahit var, oturduğu yerden duydum diyor, arkadan telefon dağıtmışlar, nerede telefonlar? Para dağıtmışlar, nerede paralar? Böyle düzmece senaryolarla bu iş olmaz.”

Kaynak: Alperen Ata