Ara olgunlukta hasat edilen mor zeytin, düşük tuz oranı ve yüksek antioksidan içeriğiyle en sağlıklı zeytin olarak öne çıkıyor, kalp ve bağışıklık sağlığına katkısıyla biliniyor. Eskişehir'in Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde yetişen zeytinler de ara olgunlukta toplanarak mor zeytin olarak değerlendirilebiliyor.

Mor Zeytin

EN SAĞLIKLI ZEYTİN MOR ZEYTİN

Zeytin denince akla genellikle yeşil ve siyah çeşitler gelse de, sağlık açısından öne çıkan bir seçenek var. Beslenme gündeminde son dönemde "mor zeytin" olarak anılan tür dikkat çekiyor. Mor zeytin aslında ayrı bir zeytin türü değil, yeşil ile siyah arasındaki ara olgunluk döneminde hasat edilen zeytine veriliyor. Söz konusu aşamada toplanan zeytinler hem besin değerini büyük ölçüde koruyor hem de işlenme sürecinde farklı özellikler kazanıyor. Düşük tuz oranı ve yüksek antioksidan içeriği, mor zeytini öne çıkaran başlıca özellikler arasında yer alıyor.

DÜŞÜK TUZ, YÜKSEK ANTİOKSİDAN

Mor zeytinin en önemli avantajlarından biri, görece düşük tuz içeriği. Salamura yöntemiyle işlenmesine karşın, diğer zeytin türlerine göre daha az tuz barındırdığı belirtiliyor. Tuz alımına dikkat edenler için bu özellik önemli bir tercih nedeni olabiliyor. Mor zeytin ayrıca yapısındaki polifenoller sayesinde güçlü bir antioksidan kaynağı olarak değerlendiriliyor. Söz konusu bileşenlerin, hücrelere zarar veren serbest radikalleri baskılamaya yardımcı olduğu belirtiliyor.

KALP VE BAĞIŞIKLIĞA KATKI

Mor zeytinin sağlık değeri, içerdiği bileşenlerden geliyor. Polifenoller, kalp ve damar sağlığını desteklemesiyle biliniyor. Mor zeytinin E vitamini içeriği ise bağışıklık sistemine katkı sağlayabiliyor. Düzenli ve ölçülü tüketimin sindirim sistemine destek olabileceği ve tokluk hissini artırabileceği de ifade ediliyor. Söz konusu katkılar, mor zeytini dengeli beslenmenin sağlıklı bir parçası haline getiriyor.

Mor Zeytin Nasıl Yetişir

YEŞİL VE SİYAH ZEYTİN DE DEĞERLİ

Mor zeytin dikkat çekse de sofranın iki klasiği yeşil ve siyah zeytin de besleyici değeri yüksek seçenekler olmayı sürdürüyor. İki türün başlıca özellikleri şöyle:

  • Yeşil zeytin: Daha yüksek su oranına sahip, A vitamini açısından zengin ve görece düşük kalorili.
  • Siyah zeytin: Daha yoğun aromalı ve antioksidan içeriği yüksek.

Hem yeşil hem siyah zeytinde yer alan hidroksitirozol ve oleuropein gibi fenolik maddelerin, antioksidan etkisinin yanında kemik sağlığıyla da ilişkilendirildiği aktarılıyor. Dolayısıyla zeytin çeşitleri arasında kesin bir üstünlük aramaktan çok, dengeli tüketimin önemine dikkat çekiliyor.

NE KADAR TÜKETMELİ?

Zeytinin türü kadar tüketilen miktar da önem taşıyor. Dengeli bir beslenme için günde 10 ila 15 adet zeytin tüketiminin yeterli olduğu ifade ediliyor. Kilo kontrolü yapanlar için yeşil zeytin, daha düşük kalori ve tuz içeriğiyle öne çıkabiliyor. Zeytinin sağlıklı yağ kaynağı olması, onu kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi yapıyor. Yine de aşırı tüketimden kaçınmak, tuz ve kalori dengesi açısından öneriliyor.

ESKİŞEHİR'DE ZEYTİN SARICAKAYA'DA YETİŞİYOR

Zeytin denince akla gelmese de Eskişehir'de de zeytin yetişiyor. Eskişehir'in Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçeleri, Sakarya Vadisi'nin mikroklimasıyla zeytinciliğe elverişli bir bölge. "Eskişehir'in Antalya'sı" olarak da anılan bu ilçelerde sıcak ve kurak yazlar, ılıman kışlar zeytin yetiştiriciliğini mümkün kılıyor. Sarıcakaya'da yaklaşık 1.750 dekarlık alanda 23 bine yakın zeytin ağacı bulunuyor ve bölgede yılda 400 tona yakın zeytin elde ediliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de Sarıcakaya ve Mihalgazi'de çiftçilere binlerce zeytin fidanı dağıtarak üretimi artırmaya çalışıyor.

Kaynak: Haber Merkezi