Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ankara ATO Congresium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şurası’na katıldı.

Konuşmasına İsrail’in Gazze’deki saldırılarında hayatını kaybedenler ile görevleri sırasında yaşamını yitiren medya çalışanlarını anarak başlayan Erdoğan, organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibine teşekkür etti.

Şuranın hazırlık sürecinin yaklaşık bir buçuk yıl sürdüğünü belirten Erdoğan, kamu kurumları, üniversiteler, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin katkısıyla 425 uzmanın 16 çalışma grubunda görev aldığını ifade etti.

İletişim ve yapay zekâ vurgusu

Konuşmasında iletişim teknolojilerindeki hızlı dönüşüme de değinen Erdoğan, bilgiye erişimin geçmişe kıyasla çok daha kolay hale geldiğini söyledi.

Uydu teknolojileri, dijital platformlar ve yapay zekâ uygulamalarının hayatın birçok alanında önemli kolaylıklar sağladığını belirten Erdoğan, buna karşın sosyal medya ve dijital mecraların toplumların düşünce biçimlerini etkileyen yeni riskler oluşturduğunu ifade etti.

Algı ile gerçek arasındaki farkın giderek büyüdüğünü dile getiren Erdoğan, dezenformasyonun hakikati gölgeleyen önemli bir sorun haline geldiğini savundu.

“Algoritma faşizmi” ve dezenformasyon eleştirisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle COVID-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremleri sırasında yoğun dezenformasyonla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu süreçte sosyal medya üzerinden çeşitli algı operasyonları yürütüldüğünü söyledi.

Resmi kurumların hedef alındığını ve kamuoyunun yanlış bilgilerle yönlendirilmeye çalışıldığını ifade eden Erdoğan, devletin hem afet bölgesinde çalışmalarını sürdürdüğünü hem de bilgi kirliliğiyle mücadele ettiğini dile getirdi.

“Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor”

Ahbap Derneği soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle, hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor.”

“Ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuki sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir defa şunun bilinmesini isterim: Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız, bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın, bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.”

Dezenformasyonla mücadele mesajı

Konuşmasının sonunda dezenformasyonla mücadelenin önemine dikkat çeken Erdoğan, bu konuyu yalnızca iletişim alanıyla sınırlı görmediklerini belirtti.

“Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, bizatihi toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Kaynak: Haber Merkezi