Edinilen bilgilere göre, kent merkezinde gerçekleştirilen rutin trafik denetimleri sırasında durdurulan Y.Y.K.'nin kullandığı araçta abartı egzoz bulunduğu belirlendi.
Polis ekiplerinin cezai işlem uygulamak ve aracı trafikten men etmek istemesi üzerine, kendisini vali vekili olarak tanıttığı öne sürülen şüphelinin görevlilere mukavemet gösterdiği iddia edildi. Bunun üzerine gözaltına alınan Y.Y.K., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
Hâkimlikteki savunmasında kafes dövüşçüsü olduğunu söyledi
Savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle Eskişehir 2. Sulh Ceza Hâkimliğine çıkarılan Y.Y.K., olay sırasında kendisini vali vekili olarak tanıttığı yönündeki iddiayı kabul etmedi.
Şüpheli, savunmasında trafik ekiplerinin aracı hakkında işlem yapacaklarını söylediklerinde öğrenci olduğunu ve aracının bağlanması hâlinde okula gidip gelmekte zorlanacağını belirtti. Görevlilerin üzerine yürüdüğünü ve kendisini ittiğini öne süren Y.Y.K., üniformalarına duyduğu saygı nedeniyle karşılık vermediğini iddia etti.
Y.Y.K., savunmasında, “Ben kafes dövüşçüsüyüm, normalde olsam affetmezdim. Olay yerinde bana biber gazı sıktılar, ben de öfkeyle bazı sözler söylemiş olabilirim. Son sınıf öğrencisiyim, kaymakamlık sınavlarına hazırlanıyorum. Arabam bağlanırsa okula gelip gidemem, serbest bırakılmayı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kamera görüntüleri ve raporlar incelendi
Şüphelinin avukatı, müvekkilinin sabit ikametgâh sahibi olduğunu belirterek tutuksuz yargılanmasını veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.
Mahkeme, dosyada bulunan polis memurlarının beyanlarını, kamera görüntülerine ilişkin tutanakları, adli muayene raporlarını ve mevcut delil durumunu değerlendirdi. Eylemin ağırlığı ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanaatine varan hâkimlik, Y.Y.K.'nin “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Şüpheli, kararın ardından cezaevine gönderildi.





