Yüksel, üniversite öğrencilerinden gelen şikayetler doğrultusunda Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında yaşandığı öne sürülen sorunlara dikkat çekmek amacıyla, CHP Eskişehir Üniversitesi Komisyonu sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuna paylaşım yaptıklarını ifade etti.


Yüksel, özellikle son dönemde yemek kalitesine ilişkin yoğun şikayetler aldıklarını ifade ederek, kahvaltılık ürünlerde son kullanma tarihi geçmiş ya da bozulmaya yakın gıdaların öğrencilere verildiği yönünde iddialar bulunduğunu söyledi. Yüksel, “KYK yurtlarında kalan öğrenciler, son dönemde yemek kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü ifade ediyor. Özellikle kahvaltılık ürünlerde, tereyağı gibi paketli gıdaların son kullanma tarihinin çok yakın olduğu, hatta bazı durumlarda geçmiş ve küflenmiş ürünlerin servis edildiği yönünde şikayetler dile getiriliyor” dedi.


Öğrencilerin kaliteli yemeğe erişimi en temel haklarından biridir


Yemeklerin hem kalite hem de hijyen açısından ciddi riskler barındırdığını ifade eden Yüksel, öğrencilerinin uygun fiyatla sağlıklı ve kaliteli gıdaya ulaşması en temel haklarından biri olduğunu belirtti. Yüksel, “Yemekhanede sunulan yemekten doğrudan kurt çıktığına ilişkin iddialar tarafımıza ulaştı. Bu duruma ait fotoğraflar da öğrenciler tarafından paylaşılmış ve arkadaşlarımız tarafından görselle birlikte kamuoyuna sunulmuştur. Son dönemde bu tür vakaların art arda yaşanması ise ciddi bir tedirginlik yaratmaktadır. Üniversite öğrencilerinin, uygun maliyetle birlikte sağlıklı, güvenli ve kaliteli yemeğe erişimi en temel haklarından biridir” ifadelerini kullandı.


KYK yurtlarında sağlıklı ve güvenli bir şekilde barınmak neredeyse mümkün değil


Yüksel, bazı KYK yurtlarında tahtakurusu ve fare görüldüğüne yönelik şikayetler geldiğini de belirterek, bu durumun öğrencilerin yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Yüksel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“KYK yurtlarında öğrenciler barınmakta ve barınma ihtiyaçlarını bu kurum aracılığıyla karşılamaya çalışmaktadır. Ancak son dönemde yurtlarda sunulan yemeklerin yanı sıra, odalarda tahtakurusu ve fare görüldüğüne dair ciddi iddialar gündeme gelmektedir. Zaten sınırlı bir KYK bursuyla barınabilecekleri en erişilebilir yerler bu yurtlar olan öğrenciler, adeta bu koşullara mahkûm bırakılmaktadır. Oysa içinde fare bulunan bir yurtta sağlıklı ve güvenli bir şekilde barınmak neredeyse mümkün değildir. Bu durum yalnızca bir konfor meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir hijyen ve sağlık sorunudur. Hiç kimse kendi yaşam alanında fare ya da tahtakurusu görmek istemez. Bu tür sorunlar öğrencilerin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilecek niteliktedir.”


Ben bunu bir siyasi tercih olarak değerlendiriyorum


Yüksel, sorunların temelinde maliyetleri düşük tutma amacıyla kalite ve hijyen standartlarının geri plana atıldığı düşüncesinin yattığını belirtti. Yüksel, “Anladığım kadarıyla burada maliyeti düşük tutmak amacıyla, yemek kalitesi ve hijyenle ilgili uygulanması gereken tedbirler eksik uygulanıyor. Yani yemeklerin kalitesi düşürülerek, masraf azaltılıyor ve yemek fiyatlarının artmasının önüne geçiliyor. Ancak bu süreçte sağlık riskleri göz ardı ediliyor gibi görünüyor. Ben bunu bir siyasi tercih olarak değerlendiriyorum” dedi.


Yüksel, söz konusu iddiaların araştırılması ve kamuoyunda farkındalık oluşturulması amacıyla konuyu gündeme taşıdıklarını ifade etti.

Kaynak: Alperen Ata