Sendikadan yapılan açıklamada, 12 Nisan’da başlatılan ve 28 Nisan’da hükümet temsilcileri, şirket yöneticileri ve sendika heyeti arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda sona erdirilen direnişin, işçilerin tüm hak ediş ve alacaklarının 15 Mayıs’a kadar ödeneceği sözünün verilmesi üzerine sonlandırıldığı hatırlatıldı.

“Kalan alacakların ödenmesi konusunda verilen sözlerin tutulmadı”

Sendika, süreç içerisinde üç ila yedi aylık ücretlerin ödendiği, toplu iş sözleşmesi farklarının yatırıldığı ve bazı işçilerin kesinleşmiş tazminatlarının karşılandığı belirtilirken, kalan alacakların ödenmesi konusunda verilen sözlerin tutulmadığı ifade edildi.

“Tüm ödemelerin bayram sonuna sarkıtıldığı tarafımıza iletilmiştir”

Holding yönetimiyle yapılan görüşmelerde herhangi bir sorun görünmemesine rağmen somut adım atılmadığını savunan sendika, sürekli yeni ödeme tarihleri verildiğini ancak bu tarihlerde de ödeme yapılmadığını kaydetti. Ayrıca 18 Mayıs’ta şirket merkezinde yapılan görüşmede tüm ödemelerin Kurban Bayramı öncesinde tamamlanacağının bildirildiği, ancak daha sonra ödemelerin bayram sonrasına ertelendiğinin kendilerine iletildiği aktarıldı. Sendika, “15 Mayıs tarihine kadar Holding CEO’su ile gün aşırı kurulan diyaloglarda herhangi bir sorun olmadığı görülmesine rağmen, holding bünyesinde somut bir adım atılmamış; verilen sözler yerine getirilmemiş, sürekli yeni gün ve tarihler verilmiş ancak bu tarihlerde de herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Keza 18 Mayıs günü holding merkezinde, İnsan Kaynakları Koordinatörü, holding hukuk müşavirliği ve hukukçularıyla yapılan görüşmede de tarafımızca ciddi bir iç koordinasyon eksikliği gözlemlenmiş; tüm ödemelerin bayramdan önce tamamlanacağı tarafımıza bildirilmiştir. Ancak yapılan en son görüşmede bayram öncesi ödeme yapılamayacağı ve tüm ödemelerin bayram sonuna sarkıtıldığı tarafımıza iletilmiştir” denildi.

“Garantör olarak bulunan bakanlıklardan somut çözüme yönelik adım atılmadığı görülmüştür”

Sendika açıklamasında, sürecin garantörü olarak gösterilen üç bakanlığın etkin bir denetim ve çözüm mekanizması işletmediği öne sürülerek, verilen sözlerin tutulmamasının alışkanlık haline geldiği ifade edildi. Açıklamada, “Gelinen aşamada, üç ayrı bakanlığın garantörlüğü ve denetimiyle sonuçlandırılması gereken müzakere süreci; sendikamızın hukukçularının hazırlığı ve denetimi ile Türkiye kamuoyunun desteği doğrultusunda yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak holding tarafından aynı ölçüde bir hazırlık ve çaba ortaya konulmamıştır. Nihayetinde holding, son tarih olarak verilen 15 Mayıs günü verdiği sözü yerine getirmemiştir. Görünen odur ki, verilen sözlerin tutulmaması artık bir alışkanlık hâline gelmiştir. Bu durum garantör olarak bulunan bakanlıklara da defalarca kez bildirilmesine rağmen aktif bir denetim ve garantörlük mahiyetini kapsayan herhangi bir somut çözüme yönelik adım atılmadığı görülmüştür” ifade edildi.

“Verilen sözlerin ne ehemmiyeti ne de ciddiyeti kalmıştır”

Açıklamada ayrıca, işçilerin kesinleşmiş alacakları ödenmeden şirket tarafından başka bir sendikaya 10 milyon TL ödeme yapıldığı iddia edildi. Bu durumun sürecin suistimal edildiğini ortaya koyduğu savunuldu. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Üstelik bu süreçte alacağı kesinleşmiş, ayrıca bir hesap yapılmasına gerek olmayan ödemeler bile tamamlanmadan şirketin sarı sendikaya 10 milyon TL ödemesi; sürecin suistimal edildiğini açığa çıkaran bir diğer nokta olmuştur. Bu 10 milyon TL’lik ödeme, yıllardır sarı sendikanın işçileri baskı ve denetim altına alarak haklarına çökülmesine aracılık etmesinin ödülüdür. Sarı sendikaya verilen sus payı “borcunun” işçinin çoktan hak kazandığı alacaklardan önce ödenmiş olmasının hiçbir izahatı yoktur. Bununla beraber verilen sözlerin ne ehemmiyeti ne de ciddiyeti kalmıştır.”

“Ankara’da çok güçlü bir direnişi ortaya koyacağımızı ilan ediyoruz”

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, ödenmemiş tazminatlar, ücretsiz izin günlerine ait ücret ve primler ile diğer tüm alacaklar eksiksiz şekilde karşılanıncaya kadar hem ilgili bakanlıkların önünde hem de holding merkezinde mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi. Sendika, başta Doruk Maden işçileri ve aileleri olmak üzere geniş katılımlı bir direniş için 1 Haziran’da Ankara’da yeniden bir araya geleceklerini duyurarak kamuoyundan destek istedi.

Kaynak: Haber Merkezi