Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Belediye Meclis Toplantısı'nda Kurşunlu Külliyesi'nin tahliye sürecinin yeniden başlatılmasına tepki gösterdi. Odunpazarı Kaymakamlığının 2 Kasım tarihli yazısıyla Külliye'nin 3 Kasım saat 11.00'de teslim edilmesinin istendiğini belirten Kurt, tahliye kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak Külliye'yi kendi rızalarıyla teslim etmeyeceklerini ve sürecin sorumlularından hesap soracaklarını söyledi.

“Kültürümüze Sahip Çıkıyoruz”

Külliye’nin 2004'ten bu yana Odunpazarı Belediyesi tarafından kültür ve sanat hizmetlerine tahsis edilmiş bir alan olduğunu ve bakımı ve gözetiminin belediye tarafından yapıldığını kaydeden Kurt, “Ama Külliye'de cam sanatlarıyla ilgili konuda başlattığınız işi devam ettirmemiştiniz. Bitirmemiştiniz, kapatmıştınız. Biz seçildikten sonra Burhan Bey'in yapmış olduğu Uluslararası Cam Festivali'ni sürdürdük. On kez daha yaptık. Siz iki kez yapmıştınız, ondan sonra bırakmışsınız. Şu anda Cam Sanatları Müzemizde dünyada eşi benzeri olmayan eserler var. Bunu korumak, kollamak ve sürdürmek, Odunpazarı Belediyesi olarak bizim tarihe, kültüre ve sanata sahip çıktığımızın göstergesidir. Odunpazarı Belediyesi olarak Kurşunlu Külliyesi'ne 1 Ocak 2026'dan 30 Ekim 2026 tarihine kadar yapılan harcamaları açıklıyorum. Kurşunlu Külliyesi'nin içindeki ortak kullanım alanları, tuvaletler, bahçe aydınlatmaları, kervansaray, soğuk cam atölyesi, dükkanlar, iş yerleri ve Ahşap Eserler Müzesi'nin toplam elektrik tüketimi 409 bin 523 lira 30 kuruş. Yerleşkenin içinde bulunan aynı yerlerin toplam doğal gaz tüketimi 443 bin 366 lira. Yerleşkedeki görevli temizlik işleri personelinin maliyeti 794 bin 873 lira” diye konuştu.

“Vakıflar Bize Yanıt Vermedi”

Kurt, Külliye’nin giderleri ve burada yürütülen faaliyetlere ilişkin açıklamalarına devam ederek, “Güvenlik personelinin maliyeti 3 milyon 238 bin 286 lira. Cam sanatları atölyesindeki oksijen tesisatı ve diğer giderler de yaklaşık 134 bin lira. Toplamda 6 milyon 26 bin lira. Bunlar birikerek geliyor. Elektrik ve doğal gaz giderleri birikerek geliyor. Aylık ortalaması 600 bin lira. Sadece bu iş için harcadığımız para. 18 tane kurs öğretmeni, teknisyen ve cam sanatçısı var. Bunlardan en düşük maliyetli olan bir kişinin yıllık maliyeti 958 bin 698 lira. 18 kişiyle çarptığınız zaman 17 milyon liradan fazla eder. Orada 60 civarında ahşap atölyesinde, 100 civarında fotoğraf atölyesinde ve 20'nin üzerinde cam atölyesinde kurs gören, eğitim alan insanlar var. Onların işleri devam ediyor. 14 tane küçük işletme var. Bu 14 iş yerinde çalışan insanlar evine ekmek parası götürüyor. Vakıflarla davalı olanlara özel bir yasa çıkardınız. Denildi ki 'İki ay içinde başvurmanız halinde, tüm şartları kabul ederseniz kira sözleşmeniz beş yıl uzar.' Biz de o yasaya uygun olarak başvurduk. Bu ne demektir? Tüm şartlarınızı kabul ediyoruz, biz sizinle sözleşme yapmak istiyoruz demektir. Vakıflar bize yanıt vermedi. Süresi içinde kabul ya da ret etmedi. Hukukta zımnen ret denilen durum gerçekleşti ve biz bunun üzerine dava açtık” dedi.

“Çifte Standart Var”

Yasanın kendilerine hak verdiğini ancak Vakıfların öneride bulunmadığına dikkat çeken Kurt, “Yargılama devam ediyor. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermedi. Yargıya bizim müdahale etme gücümüz yok. Onun üzerine Kaymakamlık bize bir tahliye yazısı gönderdi. 3 Kasım 2026 tarihinde burayı boşaltacağımızı bildirdi. Ortada mahkeme kararı yok. Kaymakamlık, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesine göre hareket ediyor. Eskişehir İmam Hatip Mezunları Derneği için de Kaymakamlık tahliye kararı vermişti. Orada da biz talep ettik. Ama şimdi çifte standarda bakın. Eskişehir İmam Hatip Mezunları Derneği ile aynı gün başvurduğumuz, şu anda Hakimevi olan yer için Kaymakamlık karar vermedi, veremedi ama Eskişehir İmam Hatip Mezunları Derneği için verdi. 'Tahliye edin, boşaltın' dedi. Bu çifte standardın ne hale geldiğini görün. Zararını siz çektiniz. Dolayısıyla biz 'Boşaltın' dedik ama ötekileri de boşaltın dedik. Ötekileri boşaltmadılar, sadece orayı boşalttılar. Bundan bilginiz olsun” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşlar Mağdur Olacak”

Tahliyeden sonra insanların kurslara gidemeyeceğini çalışanların işlerini yapamayacağını dile getiren Kurt, “Dolayısıyla karar uygulandığı takdirde telafisi mümkün olmayan bir zarar doğacak. Boşalttığınız anda yürütmeyi durdurma kararıyla ilgili verilecek karar hiçbir işe yaramayacak. Çünkü yarın saat 11'de burayı boşalttığınız takdirde, bir hafta sonra mahkeme 'Yürütmeyi durdurdum.' dese ne yazar, demese ne yazar? O nedenle Kaymakamlık doğru bir karar vererek dedi ki 'Madem mahkeme bu konuda karar vermiyor, ben kararımı geri çektim. Yürütmeyi durdurma kararı çıkıncaya kadar bekleyeceğim.' Bu doğru bir karardı, vicdani bir karardı, insani bir karardı. Ama ne olduysa üç günde Adalet ve Kalkınma Partililer birbirine girdi. Yapılan baskılar bugün sabah saat 09.00'da Kaymakam Bey'in kararını değiştirmesine sebep oldu. Ben şu anda bütün Türkiye'ye, bütün Eskişehir'e ilan ediyorum. Biz hiç kimseye bir şey teslim etmiyoruz. Kim alıyorsa alsın, nasıl alıyorsa alsın ama bunların hesabını sorarız. Ne yazık ki hukuken istediğimiz noktada olamadık. Çünkü mahkemeler karar vermekten kaçındı. Geçen sefer direndik. Niye? Haklı bir gerekçemiz vardı. Yürütmeyi durdurma kararımız vardı. Buna rağmen boşaltmışlardı. Şimdi yürütmeyi durdurma kararımız olmadığı için o eylemi yapamıyoruz. Yoksa o eylemleri yapmasını gayet iyi biliriz. Şimdi burası kapatılınca ne olacak? Esas mesele odur. Bir kere kültürün, sanatın ve turizmin merkezi olan Odunpazarı kararacak” diye konuştu.

“Bu İşten AK Parti Sorumlu”

“Bunu yapan AK Parti. Başka sorumlu yok” diyen Kurt, “Türkiye'de tek sorumlu var. Bu işlerin tamamından sorumlu olan Adalet ve Kalkınma Partili yerel siyasetçiler. Bakın, Ankara'daki bilmez. Ankara'daki Eskişehir’de olmayan milletvekilleriniz de bilmez bu özelliği. Ama ne yazık ki burada ısrarla uygulamaya devam etmek istiyorsunuz. 'Yargı kararlarına saygı gösterelim.' diyorsunuz. Eyvallah. Yargı kararı verilmedi şu anda. Yargı, yürütmeyi durdurmayla ilgili ya da Külliye'nin boşaltılmasıyla ilgili bir karar vermediği için biz itiraz ediyoruz. Onu bekleyin. Madem saygı göstereceğiz, bekleyin 15 gün. Ne kaybederiz? Bir şey kaybetmeyiz. Ama maalesef beklemiyorsunuz. Açıkça kanuna aykırı. O geçici 15. maddeye aykırı. Geçici 15. maddede 'Odunpazarı Belediyesi hariç.' demiyor. Bu, Vakıfların bütün kiracılarına tanınan bir hak. Hukuka aykırı bir işlem. Doğru bir iş değildir. Bunu üzülerek anlatmaya çalışıyoruz. İnsanlarla kavga ederek, insanlarla dövüşerek bir iş yapmak istemiyoruz” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi