SOL Parti, Eskişehir’de eski devlet hastanesi ve halk arasında “Hava Hastanesi” olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Ek Hizmet binası alanın özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.Parti adına konuşan Hasan Öztürk, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile alınan karara tepki gösterdi. Açıklamada, söz konusu alanın kamusal niteliğinin korunması gerektiği vurgulandı.

“AKP Sağlığa Zararlıdır”

Hasan Öztürk açıklamasında hastanenin önemine değindi. Öztürk, “AKP iktidarı halkın mallarını, sermayeye peşkeş çekmeye devam ediyor! Geçmişi Cumhuriyet’ten daha eski olan ve Eskişehir halkının kent hafızasında önemli yeri olan “Hava Hastanesi” Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle özelleştirme kapsamına alınmıştır. 1920 yılında yapılan hastane, Kurtuluş Savaşı ve işgal dönemlerinde Kırşehir’e nakledilmiş olsa da Cumhuriyet tarihi boyunca Eskişehir halkına hem askeri hem de sivil alanda hizmet veren önemli bir sağlık kuruluşu olmuştur. Dolayısıyla Cumhuriyetle birlikte en az onunla yaşıt ve en az onun kadar önemli bir değerdir. 2016 yılında “Hava Hastanesi”ni kapatıp burayı Yunus Emre hastanesinin bir bölümü haline getiren AKP iktidarı bu uygulamayla Eskişehir halkının Cumhuriyetle ilgili hafızasına da önemli bir darbe vurmuştu zaten" dedi.

“Cumhuriyetin Kazanımları Özelleştiriliyor”

Öztürk, sağlık hizmetlerinin iktidar tarafından tek bir yere topladığını ifade ederek, “24 yıllık iktidarı boyunca; Cumhuriyetle hesaplaşmayı ilke edinen AKP iktidarı; aynı zamanda sermayenin ve rant çetelerinin partisi olması nedeniyle de Cumhuriyetin kazanımları olan tüm varlıkları özelleştirme adı altında temsil ettiği sermaye-rant çetelerine peşkeş çekmeye devam ediyor. Emperyalist tekellerin istekleri doğrultusunda; aslında ücretsiz kamusal bir hizmet olması gereken sağlık hizmetlerinde özelleştirme politikalarını iktidara gelir gelmez yürürlüğe koyan AKP iktidarı; AVM benzeri devasa “şehir hastaneleri” yaparak sağlık hizmetlerini tek merkezlerde toplamaya başladı. Böylece sağlık hizmetleri yurttaşların yaşadığı yerlerden uzaklaştırılarak merkezileştirildi ve ticari alanın bir bölümü haline getirildi. Daha önce yurttaşların yaşam alanlarına daha yakın olan devlet hastanesi vb alanlar, boşa çıkarıldı. Şimdi bu alanlar; zora düşen “müflis tüccarın” elinde ne var ne yoksa satışa çıkardığı gibi ekonomik alanda da zora düşen AKP iktidarınca özelleştirme kapsamına alındı" diye konuştu.

“32 İlde Sağlık Alanları Kapsamda”

Öztürk, Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameye de değinerek, “Resmi gazetede yayınlanan kararnameye göre toplam 32 ilde kamuya ait gayrimenkuller özelleştirme kapsamına alınmıştır. Bu alanların tamamının sağlık kuruluşlarına ait olan yerler olduğu belirtilmektedir. Bu özelleştirmeler aynı zamanda AKP iktidarının yıllar önce yürürlüğe koyduğu sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi politikasının bir aşamasıdır. Bundan sonra özelleştirme sırası; şehir hastanelerinde merkezileştirilen sağlık hizmetlerindedir. Sonuç olarak; her yurttaş için kamusal ve parasız olması gereken sağlık hizmeti “paran kadar sağlık hizmeti”ne dönüştürülmektedir" dedi.

“Kabul Edilemez”

Özelleştirilen alanların sağlık hizmeti yapılacağı iddialarına karşı Öztürk, “Cumhuriyet kadar geçmişi olan; içinde İl Sağlık Müdürlüğü binası ve “Uçucu Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi”ni de barındıran “Eskişehir Hava Hastanesi”nin özelleştirilerek sermayeye peşkeş çekilmesi kabul edilemez. Bu arazi ve binalar, Eskişehir halkının öz varlıklarıdır! “Bu satışlardan elde edilen gelirle sağlık hizmetlerinin finanse edileceği” söylemi tamamen bir yalan olup; bu yağmanın meşrulaştırmasından başka bir anlamı yoktur" ifadelerini kullandı.

Sağlık Sistemine Eleştiriler

Öztürk, hastanelerde doktor açığı bulunduğunu ve hasta muayenesinde ayrılan sürenin 5 dakika olduğunu belirtti. Öztürk, "AKP sağlığa zararlıdır! Ülkemizde sağlık hizmetleri sorunlar yumağıdır: Doktor yetersizliğinden tutun da sağlıktaki özelleştirmenin sonucu ortaya çıkan (Yenidoğan çetesi gibi) sağlık alanındaki çeteleşmeye kadar sorunlar saymakla bitmiyor. Bugün yurttaşlar hastane randevusu almakta zorlanmakta ya da aylar sonrasına randevu alabilmektedir. Röntgen, MR sırası bekleme gibi sorunlar artık yurttaşları bıktırmıştır. Diğer yandan; doktor yetersizliği gibi nedenlerle doktorların ve diğer sağlık çalışanlarının iş yükü giderek ağırlaşmakta böylece kaliteli bir sağlık hizmeti sunma konusunda zorlanmaktadırlar. Doktorlar bir hastasına ortalama 5 dakika muayene süresi ayırabilmektedir" dedi.

Eskişehir Halkına Çağrı

Öztürk, Eskişehir halkına çağrıda bulunarak, “Parasız, nitelikli, kamusal sağlık hizmeti her yurttaşın en temel hakkıdır. Ancak AKP iktidarı sağlıktaki sorunları çözmek yerine tek bildiği, yağma ve talan politikalarını uygulayarak; özelleştirme adıyla elde avuçta ne varsa haraç mezat satmayı tercih etmektedir. Daha önce Eskişehir Devlet hastanesinin arazisini özelleştirme kapsamına alan iktidar bugün de “Hava Hastanesi”ni özelleştirme kapsamına almıştır. Bu arazi ve binalar, şehrin merkezi yerlerinde bulunan rantsal değeri yüksek yerlerdir. Sağlığa yatırım yapacağına tüccar mantığıyla ne var ne yoksa satışa çıkarmayı planlamaktadır. Eskişehir halkına çağrımızdır: Bu yağma ve talana izin vermeyelim. Kamu mallarını peşkeş çeken tarikat-rant iktidarından; ülke halkına, doğasına ve kamu varlıklarına, insani değerlere, yoksul emekçi halka ve geleceğe daha fazla zarar vermeden, birleşik mücadelemizle şimdi kurtulma zamanıdır" dedi.

Kaynak: Buse Kuşcu